Dağların altına inşa edilen dev tünel koca kıtanın haritasını değiştirecek
Peru, And Dağları'nın altına 20 kilometre uzunluğunda dev tünel inşa ederek Güney Amerika kıtasının haritasını değiştirecek. Ülkenin dev projesi çölü bereketli tarım arazisine dönüştürecek.
Güney Amerika ülkesi Peru, kıtanın coğrafi kaderini değiştirecek devasa bir altyapı hamlesine imza atıyor. Ülke, su zengini Atlantik yamaçlarından Pasifik kıyısındaki kurak çöl bölgelerine su taşımak amacıyla And Dağları'nın altına yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda dev bir tünel inşa ederek tarihin en büyük hidrolik projelerinden birini hayata geçirdi.
"Olmos Projesi" adı verilen bu mega girişimle, Huancabamba Nehri'nin suları dağların altından geçirilerek kuraklıkla boğuşan Lambayeque bölgesine ulaştırılıyor.
Projenin kapasitesini ve modernizasyonunu artırmak isteyen Peru Yatırım Teşvik Ajansı ProInversión, sisteme 400 milyon dolarlık dev bir kaynak daha aktarıldığını duyurdu.
BARAJIN YÜKSEKLİĞİ 85 METREYE ÇIKARILDI
Bu yatırımla bölgedeki Limón Barajı'nın yüksekliği 43 metreden 85 metreye çıkarılarak su iletim hatları baştan sona yenilenecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 43 bin 500 hektarlık çöl arazisi modern sulama sistemleriyle canlandırılacak; bu alanın 25 bin hektarlık bölümünde avokado, yaban mersini, üzüm, kuşkonmaz ve şeker kamışı gibi yüksek getirili ürünler yetiştirilecek.
Bölge ekonomisine 65 binden fazla yeni istihdam kazandırması ve yıllık 133 milyon dolarlık ihracat geliri yaratması beklenen proje, Peru'yu küresel bir tarım üssü haline getirmeyi hedefliyor.
ÇÖLÜ ÜRETİM SAHASINA DÖNÜŞTÜRECEK
Geçmişi uzun yıllara dayanan ancak özel sektör ortaklıklarıyla son dönemde hız kazanan proje, Peru'nun gelecekteki su güvenliğini garanti altına alma yolunda tarihi bir adım olarak görülüyor.
Buna karşın, nehir yataklarının değiştirilmesi ve havzalar arası dev su transferlerinin doğal denge üzerindeki etkileri, uzmanlar ve çevreciler arasında sürdürülebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Doğal engelleri aşarak çölü devasa bir üretim sahasına dönüştüren proje, tüm bu tartışmaların gölgesinde kıtanın en iddialı mühendislik başarılarından biri olarak anılmaya devam ediyor.