Doğru muhalefetin farkı

Fenerbahçe, uzun yıllar doğru muhalefet yapısının eksikliğini iliklerine kadar hissediyordu. Ancak 2026 yazında bu problem öyle ya da böyle ortadan kalktı. Kaybeden aday, kazanan adaya küsmek yerine kulübe yararlı olabilecek bir profil olma yoluna girdi. Kazanan aday ise, kaybeden adayın üzerine bir silgi çekmek yerine sunduğu hayalleri kendine uygun şekilde hayata geçirmeye yöneldi.

Geçmiş seçimler hep kriz doğurmuştu. Ancak bu defa Fenerbahçe'de değişim rüzgarı sert değil, tatlı tatlı esiyor. Çok adaylı seçim, işin özünde önce tarafların içindeki heyecan ateşini harladı. Ardından ıslak imzalı vaatler, gerçekçi hedefleri belirledi. Nitekim işin sonunda Fenerbahçe'ye faydası dokunan bir süreç filizlendi. Sayın Hakan Safi'nin 'yıldız transfer' vaadi ile yarattığı heyecan ortamını Sayın Aziz Yıldırım'ın gerçeğe dönüştürerek, güçlü ve doğru muhalefetin bir yönetim için ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Geçtiğimiz yıllarda taraftarı belki de en çok geren durum geç reaksiyon veren ve hamleleri ağırdan alan yönetim modeliydi. Sayın Aziz Yıldırım'ın seçim öncesi '22 Haziran'da transferler bitecek' vaadi bu açıdan sınıfta kalsa da Şampiyonlar Ligi ön elemeleri başlamadan 3 net takviye gelmesi ise bir şeylerin değiştiğini düşündüren bir işaret. Muriqi ve Ake takviyeleri daha olası hamlelerde ancak Greenwood’u transfer etmek, büyük bir fırsatı kucaklamak oldu. Formda ve genç bir oyuncuyu transfer etmek kadar oyuncuyu 10 Temmuz’da kadroya dahil etmek de önemli. Büyük transferlerini son günlerde yapan bir kulüp modelinden, hedefe uygun hamleler yapan modele yönelmek Fenerbahçe taraftarının içine umut tohumları ekmeye yetti.

Geçmişteki tecrübelerime dayanarak yeni yönetimden bu tarz hamleler beklemenin hayal kırıklığı yaratabileceğini söylemiştim. Ancak bu konuda yanıldığımı da kabul etmem gerekiyor. Verilen vaatlerde yaşanan zaman kayması, şimdilik kulübün hedeflerini olumsuz etkileyecek aralıkta değil. Sayın Aziz Yıldırım, şu an için 'acaba o günler tekrar yaşanır mı' kaygısı ile hatırlanan son 10 yılından ziyade, kendisini kulübün mihenk taşları arasına sokan ilk 10 yılını anımsatıyor.

Alınan oyuncular kadar elden çıkarılacak isimler de planlama konusunda çok önemli. Bir futbolcunun doğru zamanda takımdan ayrılması en az transfer kadar önemli bir konu. Bu durumu Fenerbahçe özeline indirirsek Çağlar Söyüncü ve Fred'in takımda kaldığı her an, sarı lacivertlilerin aleyhine. Çağlar'a çift hanelere yaklaşan tekliflerin kabul edilmemesi, saman alevi gibi yanıp sönen Fred'e resmi teklifler varken elde tutulması ileride baş ağrıtabilir. Geçmişe bir göz atalım. Szymanski, Crespo, Zajc, Pelkas, En-Nesyri, Ozan Turfan gibi isimlere yapılan hatırı sayılır bonservis teklifleri geri çevrilmişti. Fenerbahçe'nin düşüş öncesi para ederken doğru zamanda satmadığı oyuncular, kulübe büyük mali yük oluşturdu. Bugün yine aynı senaryo yaşansın istenmiyorsa, yönetimin bu durum üzerinde kafa yorması sarı lacivertliler için daha sağlıklı olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları