Fenerbahçe'de 3 başkan değişti ama neticede çok da değişen bir şey olmadı. Henüz sezonun başı olabilir ama sezonun temeli de bu süreçte atılıyor. Gençlerbirliği mağlubiyeti, Fenerbahçe'de hem saha içi hem de yönetimsel defoları ortaya döktü.

Spotları önce saha içine çevirmek istiyorum. İsmail Kartal, son Fenerbahçe döneminde en çok Olympiakos eşleşmelerinin olduğu dönemde eleştiri almıştı. Peki neden? En kritik virajda hem Avrupa hem de ligden olmasına sebebiyet veren rotasyon hamlesi yüzünden. Avrupa'da finali düşleyerek yaptığı derin rotasyon ile önce ligde, ardından olumsuz ivme ile Avrupa'da havlu atmıştı. Aradan yıllar geçti ama görünen o ki bir arpa boyu yol alınamamış. 

Sezonun henüz başı. Milyon eurolar harcanan oyuncular 10 günde 3 maçı çıkaracak fiziksel güce sahip değillerse, koca sezonu nasıl tamamlayacaklar muamma. Yedek kulübesinde başlayıp, oyunu çevirmesi için daha çok yorulan 'as'lar da işin cabası.

Takımda bir uyum ve akış sorunu olduğu dışarıdan gözlemlenebiliyor. Bu sezon rakipleri daha da güçlenmişken, Fenerbahçe'nin sorununa acil çözüm üretmesi gerekiyor. 'Tarih tekerrürden ibarettir' sözünün gerçekleşmemesi için kritik bir Lyon virajı var. Fenerbahçe, bu virajı sağ salim atlatamazsa işte o zaman işler karışır.

Kaynak olarak ekle

Bir de işin yönetimsel tarafı var. Kongre süreci ve öncesinde, Fenerbahçe'nin TFF ve MHK üzerinde bir ağırlığı olacağı iddiasıyla gündeme gelen yönetim henüz bunu sağlamışa benzemiyor. Daha ilk maçında hakem hocalarına göre 2 penaltısı atlanan Fenerbahçe'de, yönetim kuru bir maç sonu açıklaması ile yetindi. MHK, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçındaki VAR'ı sonraki gün başka maça atayarak aslında mesajı verdi. Kongre sürecinde söylenen sözlere rağmen, Sayın Aziz Yıldırım ve yönetimi TFF-MHK tarafından çok da dikkate alınmıyor demek çok da yanlış olmaz. Yazının başında dediğim gibi, Fenerbahçe'de 3 başkan değişti ama neticede çok da değişen bir şey olmadı...