Dikkat çeken hareketlilik! Altın Asya'dan yükseliyor...
Orta Doğu'daki savaş gerilimi ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma mart ayında altın piyasasında beklenmedik bir düşüşe yol açsa da, Asyalı yatırımcılar ve merkez bankaları bu durumu fırsata çevirdi.
Uzmanlar, ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilimle birlikte Mart ayında yaşanan fiyat gerilemesine rağmen altının cazibesini koruduğunu merkez bankaları ve Asyalı yatırımcıların talebiyle piyasanın sıkı kalmaya devam edeceğini öngörüyor.
SAVAŞIN GÖLGESİNDE FİYAT DALGALANMALARI
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını başlattığı 28 Şubat öncesindeki seviyelerle kıyaslandığında, New York borsasındaki gösterge vadeli işlemler Mart ayı sonunda %2 oranında düşerek ons başına 4.100 dolara kadar geriledi. Altın fiyatları daha sonra toparlanarak geçen yılın üzerindeki 4.800 dolar seviyesine çıksa da, Ocak ayında görülen 5.586 dolarlık tarihi zirvenin oldukça altında kaldı.
Mart ayındaki bu düşüş, kriz dönemlerinde altın fiyatlarının yükselme eğilimi gösterdiği genel piyasa beklentisine aykırı bir tablo çizdi. Güvenli liman olarak görülen altın, normal şartlarda belirsizlik dönemlerinde yatırımcılar için en cazip varlık olma özelliğini taşıyor.
PETROL FİYATLARI VE FED BEKLENTİLERİ ALTINI BASKILADI
Altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında, İran savaşıyla birlikte hızla yükselen ham petrol fiyatları yatıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyon endişeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi yapma ihtimalini zayıflattı. Yüksek faiz oranları, getiri sağlamayan altın yerine dolar tutmayı daha cazip hale getiriyor.
Piyasa Stratejileri Enstitüsü Genel Müdürü Koichiro Kamei, geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes ilan etmesinin ardından petrol fiyatlarının düşmesiyle altının yeniden yükselişe geçtiğine dikkat çekti. Kamei, yatırım fonlarının yapay zeka algoritmalarının petrol fiyatlarındaki hareketlere göre otomatik olarak altın alım-satımı yapacak şekilde programlandığını belirtti.
BATI SATIYOR ASYA ALIYOR
Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, faiz indirimi beklentisiyle geçen yıl altın alan Kuzey Amerikalı ve Avrupalı yatırımcıların borsa yatırım fonlarından (ETF) çıkışları Mart ayında hızlandı. Buna karşın, Asya kökenli fonlarda girişlerin pozitif seyretmesi dikkat çekti.
Rakuten Menkul Kıymetler Ekonomi Araştırma Enstitüsü emtia analisti Satoru Yoshida, Mart ayındaki Orta Doğu gerilimi veya COVID-19 pandemisi gibi "aşırı kriz" anlarında yatırımcıların nakit güvencesi için altına değil dolara yöneldiğini ifade etti. Yoshida, durumun "normal" bir krize evrilmesiyle birlikte yatırımcıların yeniden altına döneceğini öngörüyor.
MERKEZ BANKALARININ STRATEJİK HAMLESİ
Fiyatlardaki desteğin sürmesinde merkez bankalarının ve bireysel yatırımcıların payı büyük. Özellikle Çin Halk Bankası (PBOC), 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası uygulanan yaptırımların dolar tutmanın risklerini göstermesiyle birlikte rezervlerini istikrarlı bir şekilde artırıyor.
WGC yetkilisi Shaokai Fan, bu yıl merkez bankalarının altın alımlarının pozitif seyretmeye devam edeceğini ancak bazı bankaların kendi para birimlerini korumak için rezervlerini harcaması nedeniyle geçen yıla oranla daha az hareket alanı bulabileceğini belirtti. Federal Rezerv verileri de yabancı merkez bankalarının ellerindeki ABD Hazine tahvillerini satmaya başladığını gösteriyor.
TÜRKİYE VE ÇİN'İN FARKLILAŞAN YOLLARI
İran savaşı sonrası merkez bankalarının altın hamleleri sınırlı şekilde kamuoyuna yansıdı. Türkiye’nin döviz kurunu stabilize etmek amacıyla satış ve takas (swap) yoluyla altın rezervlerini kullandığı bildirilirken; Çin gibi ülkeler düşük fiyatları fırsat bilerek stoklarını artırdı. Temmuz 2025'ten bu yana her ay ortalama 1,9 ton altın alan Çin Halk Bankası, geçtiğimiz ay bu miktarı 5 tona çıkardı.
"ALTIN EN SON SATILACAK VARLIKTIR"
WGC'den Shaokai Fan, altının stratejik bir varlık olduğunu ve merkez bankalarının altını satmayı "en son çare" olarak gördüğünü belirtti:
"Altın satmaya başlamak, elinizdeki tüm savunma hatlarını tükettiğiniz şeklinde yorumlanabilir. Bu yüzden altın, duygusal bir bağın da etkisiyle en son vazgeçilen varlıktır."
YENİ REKORLAR KAPIDA
Analist Satoru Yoshida, Kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde altının yeni zirveleri görebileceğini düşünüyor. Orta Doğu’da tansiyonun düşmesiyle petrol fiyatlarının sakinleşeceğini ve Fed’in faiz indirimi söylemlerinin geri döneceğini belirten Yoshida, bu durumun doları zayıflatıp altını güçlendireceğini savundu.
Uzmanlar, dünyanın giderek daha kutuplaşmış bir yapıya bürünmesinin ve demokrasideki gerilemelerin, bireyleri ve kurumları uzun vadede "en güvenli liman" olan altına yöneltmeye devam edeceği konusunda hemfikir.