Erdoğan'ın "yeni" kararı ne olacak?

İktidar partisinin 2028 seçimleri için figür eksikliği yaşayacağı şimdiden tartışılmaya başlandı.

CHP tarafında, Genel Başkan Özel'in ilk seçiminden başarı çıkaran liderliğinin yanı sıra İstanbul ve Ankara'nın Büyükşehir Belediye Başkanları da doğal aday konumunda. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bunca seçim başarısının ve yirmi yılı aşan iktidarlığının ardından ikincilikle ve aday/figür eksikliği ile yüzleşmek zorunda kaldı.

Partisine ve kabinesine birtakım seçim faturaları kesmek dışında hamle şansı yoktu. Onları yaptı ve yeni anketlere baktı.

CHP liderinin Sözcü Televizyonu canlı yayınında Uğur Dündar'ın sorusuna verdiği yanıtta olduğu gibi, anketler hala CHP'yi ilk sırada öngörüyor. 

Erdoğan'ın masasına gelen yeni anketlerin de çok farklı olmadığı açık. 

Peki şimdi ne olacak?

Ekonomik kriz ekseninde kurtarıcı rolünü verdiği Bakan Şimşek, seçimsiz dönemin avantajıyla şimdilik sabit. 

İçişleri Bakanı Yerlikaya, son dönemdeki birtakım iç tartışmaları atlatmış görünüyor. Ayrıca, belli ki AK Partili olmayanlardan en çok destek gören isim.

Milli Eğitim, Ticaret ve Tarım Bakanlıkları ise gözlerin çevrildiği koltuklar. 

Erdoğan hala 2028 seçimi öncesi toparlanan bir ekonomi hayal etmekle birlikte kaygı eşiğini de kontrol etmek istiyor. Belli seviyede erimesini durdurabildiği oy oranı ile seçime gitmek ve belki de kısmen düzelen ekonomi ile hala birinci parti olabileceği tahayyülüne tutunmak niyetinde. 

Ancak kaygı eşiğinin yüzde 25'ten aşağı bir oy oranına evrildiği senaryoda yeni/eski figürleri sahaya atması olası.

Herkesin siyasete ne zaman gireceği konusunda tahmin yürüttüğü Selçuk Bayraktar ısrarla bu ihtimali yalanlıyor.

Eski Bakan Süleyman Soylu'nun MHP'nin de desteğiyle yeni bir koltuk bulmasını bekleyenler de var. 

Ülke ekonomik krizdeyken Tarım ve Ticaret Bakanlığı koltuklarını ve son seçimde kaybedilen küçük nüfus ölçekli iller üzerinden bir hikaye yazma girişimini hakikatli bulanlar olduğu kadar, bu senaryoyu saçma bularak krizin faturasını üreticiye ve yoksul kesime kesen reçete ekonomisinin buna cevaz vermeyeceği yönünde düşüncesini paylaşanlar da var.  

Peki başka?

Gerçekten parti ve kabine ekseninde bir değişiklikle oy kaybı durdurulabilir mi?

Tekrar aday olmak isteyen Cumhurbaşkanı'nın artık birkaç siyasi figürü yardıma çağırmasının zamanı gelmiş gibi. 

Sonbaharla birlikte, kriz ekseninde korkulan kış öncesi dikkatleri dağıtacak bir siyasi hikaye başlarsa kim şaşıracak?

Cevabı bilinmeyen bir soru, cevabını hepimizin bildiği başka bir soruya götürüyor. 

Erdoğan ilk kez ikinci parti olmakla yüzleşti ve oy oranındaki kaybını geçen 4 aylık sürede telafi edemedi. 

Bir değişiklik yapmak isteyecektir. 

O değişiklik yeni anayasa gündemi olmayacak, belli. Denense de tıkanması olası. Radikal bir parlamenter adım da şu an beklenmiyor. Bu ekonomik krizde hepsinin alıcısı az. 

Normalleşme üzerinden getiri sağlamak da bir yere kadardı. 

O yüzden tarih ilk kez Erdoğan'ın, gerçekten birini "güçlü figür, yeni hikaye" teziyle sahaya sunup sunmayacağını ve yine ilk kez, değil kazanmak, bu oy oranına tutunmak için yeni bir siyasi denklem kurup kurmayacağını bekliyor. 

Bayraktar o figür müdür, kimi eski isimler oy erimesini en azından durdurabilir mi, partiden ayrılan eski dostlar yuvaya dönerse işe yararlar mı, şu an yanıtsız. 

Mola verildiği konusunda toplumun mutabık kaldığı normalleşme süreci bir eşik daha atlar mı, o da bilinmiyor. 

Seçim kazanma makinesi olarak tarif edilen bir siyasi liderin ve Cumhurbaşkanı'nın önündeki denklem, siyaseten kurulması gereken yeni bir oyunu zorluyor. 

2028'e hala çok zaman var ve bu durum sanılanın aksine ilk kez Erdoğan'ın aleyhinde.

Çünkü kaygı eşiğini 2028'e kadar bu oy oranında tutmak isteyen hiçbir lider, ekonomik krizin etkisiyle o tarihe çok daha düşük bir oy oranıyla gitmek zorunda kalmayı istemez.

Yazarın Diğer Yazıları