Felç riskiniz var mı?

Yaşam tarzınız ve bazı sağlık sorunlarınız felç geçirme riskiniz konusunda size ipuçları verebilir.

İnme, beyne giden kan akımının aniden kesilmesi ya da beyin damarının kanaması sonucu ortaya çıkan hayati bir durumdur. En sık nedeni damar tıkanıklığıdır. Müdahale edilmediğinde beyin hücrelerinde dakikalar içinde geri dönüşü olmayan hasara yol açar…

Peki kimler inme açısından risk altındadır? İşte Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Şehnaz Albayrak’ın yanıtı ve önerileri…

Hastane seçimi neden önemli?

En doğru yaklaşım, hastayı vakit kaybetmeden inme tedavisinde deneyimli ve donanımlı bir merkeze ulaştırmaktır.

Bu tür merkezlerde hızlı görüntüleme imkânları, nörolojik değerlendirme, yoğun bakım desteği ve gerektiğinde girişimsel tedavi (trombektomi gibi) seçenekleri bulunur. Bu da hastanın kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azaltır.

Ülkemizde 112 Acil Sağlık Hizmetleri bu konuda deneyimli ekiplerle görev yapmaktadır. Buna bağlı olarak 112 ekipleri ile inme merkezleri arasında güçlü ve organize bir koordinasyon sistemi vardır. Ekipler olası bir durumda ilgili merkezlerle hızlıca iletişime geçerek inme şüphesi olan hastaları en uygun ve en yakın inme merkezine yönlendirir. Bu sayede inme geçiren hasta, sadece “en yakın hastaneye” değil, aynı zamanda “doğru tedaviyi verebilecek merkeze” en hızlı şekilde ulaştırılır.

Bunlara dikkat edin

Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ile sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak inmenin önlenmesinde en etkili yöntemler arasında yer alır. Bunun yanı sıra kilo kontrolü sağlamak, tansiyon ve kan şekeri değerlerini düzenli takip etmek ve rutin doktor kontrollerini aksatmamak da oldukça kıymetli.

İnme nedenleri

İnmeye yol açan nedenler şöyle sıralanabilir:
- Hipertansiyon
- Diyabet
- LDL (Kötü) kolesterol yüksekliği
- Kalpteki ritim bozuklukları (özellikle atriyal fibrilasyon) en önemli risk faktörleridir.

İleri yaşta risk artmakla birlikte, bu hastalıklara sahip kişilerde inme daha sık görülür.

Bu işaretleri bilin

İnmede belirtiler genellikle ani gelişir ve bu belirtileri bilmek ve görüldüğünde zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir:
- Yüzün bir tarafında kayma
- Kol veya bacakta güçsüzlük
- Konuşma bozukluğu,
- Görme kaybı
- Denge kaybı
- Şiddetli baş ağrısı

En çok kimleri tehdit ediyor?

Son yıllarda yapılan çalışmalar, genç erişkinlerde inme görülme sıklığının yaklaşık yüzde 30-40 oranında arttığını ortaya koyuyor. Bu durum, inmenin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını çarpıcı biçimde gösteriyor. Özellikle;
- Obezite
- Sağlıksız beslenme
- Yoğun stres
- Sigara ve alkol kullanımı
- Hareketsiz yaşam tarzı kalp ve damar sağlığını erken yaşlarda olumsuz etkileyerek bu tabloyu meydana getirebilir.
İleri yaşta risk artmakla birlikte, şu hastalıklara sahip kişilerde inme daha sık görülür.
- Hipertansiyon
- Diyabet
- LDL (Kötü) kolesterol yüksekliği
- Kalpteki ritim bozuklukları (özellikle atriyal fibrilasyon) en önemli risk faktörleridir.

O anlarda ne yapılmalı?

İnme belirtileri başlayan bir kişide zamanla yarış söz konusudur. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden 112 Acil Servis aranmalıdır. İnme geçiren hastada, ilerleyen her bir dakika beyin dokusu kaybı anlamına gelir. Bu nedenle erken müdahale kritik önem taşır. Bu süreçte;
- Hasta güvenli bir şekilde yatırılmalı,
- Bilinç açıksa sakin kalması sağlanmalı,
- Ağızdan yiyecek veya içecek verilmemeli,
- Kusma riski varsa yan pozisyon tercih edilmeli,
- Bilinç kapalıysa hava yolunun açık kalması sağlanmalı,
- Ambulans gelene kadar hastanın durumu yakından gözlemlenmeli,
- Solunum ve bilinç düzeyi düzenli olarak kontrol edilmeli,
- Gerekmedikçe pozisyonu değiştirilmemeli,
- Sağlık ekiplerine detaylıca bilgi verilebilmesi için belirtiler ilk başladığı andan itibaren not edilmeli.

İlk birkaç saat hayati önem taşır

İnmede ilk birkaç saat “altın saatler” olarak kabul edilir çünkü bu dönemde beyinde henüz kurtarılabilir doku vardır. Bu nedenle ilk 4,5 saat içinde yapılan damar açıcı işlemler veya uygun hastalara uygulanan beyindeki tıkalı damarın içindeki pıhtının özel kateter yöntemleriyle çıkarılması gibi tedavi seçenekleri, inme sonrası oluşabilecek kalıcı hasarı önlemede oldukça önemli. Sonuç olarak erken müdahale, hastanın bağımsız yaşam sürebilme şansını belirleyen en önemli faktördür.