Fikstürü bozmaya değdi mi?

Aralık ayında Avrupa'da kuralar çekilir çekilmez A Milli Takımımız erken toplansın diye Vincenzo Montella'nın ortaya attığı 'eleme öncesi oynanacak lig maçlarını erkene çekelim' fikri, TFF'nin aklına yatmış ve 'tamam' yanıtı gelmişti. Aynı teklif, 4 Dünya Şampiyonluğu olan ve son iki Dünya Kupası'na katılamayan İtalya'nın teknik direktörü Gennaro Gattuso'dan da geldi. Ama ne mi oldu? Tıpkı bizim gibi play-off oynayacak İtalya 'takvime sadık kalalım' diyerek teklifi geri çevirdi ve içinden çıkılamaz bir maceraya kucak açmadı.

Burada dikkat çekmek istediğim mesele şu; Dünya Kupası'na her katıldığında şampiyonluk yarışının abonesi olan İtalya, 2018 ve 2022'de kupayı pas geçmesine rağmen planlama bozulmasın diye ilk bakışta cazip gelen erteleme teklifine aklı selim davranarak ret kararı verdi. Ama sezon planlama konusunda belki de son örnek verilecek futbol ülkesi, ilk değişiklik teklifine balıklama atladı.

Amaç neydi? A Milli Takım daha erken kampa girebilsin diye hafta sonu oynanacak maçlar hafta içine alınmıştı. Hafta içine çekilen maçlar bitti, ne aday kadro açıklandı ne de kamp başladı. Cuma günü açıklanan kadro da değişen planlara uymadı. Milli davet alan 13 futbolcu Süper Lig dışında top koşturuyor. Kadronun yarısı ve hatta en önemli parçaları kampa katılmadıktan sonra yapılan hamle ne kadar gerekli ve kime ne yararı dokundu diye tartışmamak olmaz.

Hadi diyelim ki Süper Lig'de oynayan oyuncularla yapılan kamp, büyük başarılar vadediyor. Son milli maçta ilk 11'den 7 oyuncu yurt dışında forma terleten isimler. Yani Montella'nın ana planındaki oyuncular değil, onları tamamlayacak isimlerle kamp başladı. Sahi böyle bir ortamda fikstürün dengesini bozmak ne kadar gerekliydi?

Bir de bu durum yetmezmiş gibi, takımlarında süre almayan oyunculardan kurulu bir aday kadro 24 yıllık özlemi dindirmeye yeter mi, hep birlikte göreceğiz. Ay-yıldızlı formayı giyen her oyuncuya desteğimiz sonsuz ama milli formayı hak edenin, hizmet ederken katkı verecek isimlerin giymesi daha doğru olmaz mıydı? Berke Özer konusu da ayrı bir konu başlığı ama Allah korusun Uğurcan Çakır'a bir şey olsa, en kritik maçta kalemiz formu tartışılacak isimlerden birine kalacak.

Milli Takım bünyesindeki potansiyelle elemelerdeki rakiplerini saf dışı bırakacak güce sahip ancak TFF'nin lig yönetim direktörü ve maç fikstürü planlamasından sorumlu isimler, fikstürü olması gerektiği gibi yürütecek birikime sahip mi emin değilim. Avrupa'daki temsilcilerimiz birer tur daha atlasa, ertelenen maçları oynatabilecek bir boşluk kalmayacaktı. Ligin fikstür planlaması takımlarımızın elenmesi üzerine mi, önce onu açıklığa kavuşturmaları gerekiyor. Şimdi de ertelenen maçların oynanacağı tarihin nasıl seçileceği tartışılıyor. Maçları ertelenen takımların işine geldiği gibi mi yoksa bir planlama ürünü mü olacak seyredip göreceğiz. 4-5 sezondur istatistik birimine meydan okuyan işin profesyonellerinin, bu kez nasıl bir planlama yapacağını merak eden milyonlardan biriyim.

Yazarın Diğer Yazıları