Fonuna Kadar Vergisiz Hayatlar...

Türkiye son iki haftadır malum fon krizini konuşuyor.

1 trilyon liraya yakın bir portföyün akıbeti…

455 bin kişinin tasarrufları…

Konuya ilişkin hukuki süreç devam ediyor. Neredeyse her gün yeni bir gelişmeyle karşılaşıyoruz.

Ama gelin, bir de işin vergisel boyutuna bakalım.

*

Emek-sermaye dengesi açısından Türkiye’de uzun yıllardır sermaye lehine pozitif vergi ayrımcılığı yapıldığı bir hakikat.

Mesela…

Menkul kıymet yatırım ortaklıkları ve menkul kıymet yatırım fonları, elde ettikleri kazanç üzerinden sizce ne kadar kurumlar vergisi ödüyor?

SIFIR.

Peki, bu fon ve ortaklıkların elde ettikleri kazançlar üzerinden kurum bünyesinde yapılan stopaj ne kadar?

SIFIR.

Mezkûr fon ve ortaklıklar, yaptıkları işlemler neticesinde lehlerine kalan paralardan ne kadar BSMV, yani Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ödüyor?

SIFIR.

*

Gelelim bu fonlardan kazanç elde eden vatandaşa…

Hisse senedi ağırlıklı fonlarda katılma payının fona iadesi, yani satışı karşılığında elde edilen kazançtan ne kadar stopaj yapılıyor?

SIFIR.

Beyanname veriliyor mu?

HAYIR.

Para piyasası fonlarında gelir vergisi stopaj oranı yüzde 10. O da daha yeni geldi.

Diğer fonlarda ise oran yüzde 17,5.

Bu fonlarda da ayrıca beyanname yok.

Yani yapılan stopaj, nihai vergileme haline geliyor.

Fon dışında Borsa İstanbul’dan hisse senedi alıp satıyorsunuz…

Ne kadar vergi ödüyorsunuz?

SIFIR.

*

Konu bunlarla da sınırlı değil.

Gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve fonları…

Kurumlar vergisi?

SIFIR.

Girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve fonları…

Kurumlar vergisi?

SIFIR.

Altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım ortaklıkları ve fonları…

Kurumlar vergisi?

SIFIR.

Emeklilik fonları…

Kurumlar vergisi?

SIFIR.

Konut finansmanı ve varlık finansmanı fonları…

Kurumlar vergisi?

SIFIR.

Daha devam edeceğim ama gerçekten bünyem kaldırmıyor!

Bu kadar vergi teşvikinin sağlandığı, bu kadar istisnanın tanındığı, bu kadar “sıfır vergi” alanının açıldığı başka kaç alan var?

*

Sonra Sayın Bakan Şimşek sitem ediyor.

Asgari ücretten vergi alınmadığını hatırlatıyor.

Bir de “Bize sermayeden yanaymışız diyorlar” diye tepki gösteriyor.

Size yukarıda vergi mevzuatından küçük bir seremoni yaptım.

Elinizi vicdanınıza koyun…

Böyle bir vergi sistemi olabilir mi?

Toplanan gelir vergisi, kurumlar vergisinden fazla olacak…

Gelir vergisinin yüzde 92’sini stopaj yoluyla tahsil edeceksiniz…

Bunun kahir ekseriyetini ücretli emekçilerden alacaksınız…

İşçi, patrondan daha fazla vergi ödeyecek…

Sermayeye bu kadar sıfır vergili alan açacaksınız…

Sonra da sermaye desteklenmiyor, öyle mi?

*

Patrona indirimli kurumlar vergisi uygulayacaksınız.

İşçiye indirimsiz gelir vergisi.

Patrona beyan sistemi…

İşçiye stopaj sistemi.

Patron şirketini halka arz edecek.

Hisselerini borsada satacak.

Milyonlar şirket kasasına girecek.

Elde edilen emisyon primi kazancı üzerinden vergi?

SIFIR.

Üstelik halka arz için yapılan masrafları da gider yazacaksınız.

Şirketin borsaya açılması nedeniyle verilen kokteylin masrafını bile gider yazacaksınız.

*

Peki işçi?

Evine zar zor götürdüğü erzağı düşemez.

Çocuğunun eğitim masrafını istediği gibi düşemez.

Sağlık harcamasını istediği gibi düşemez.

İşe gidip gelmek için ödediği otobüs parasını düşemez.

“Hemen itiraz etmeyin, eğitim ve sağlık harcamaları kazancın yüzde 10’a kadar olan kısmı indirilebiliyor” diye…

O, beyanname verenler için.

Ücretlilerin beyanname vermesi ise son derece sınırlı.

Diğer masraflar zaten o sınırlı durumda bile yok.

*

Manzara bu işte.

O halde ülke fon krizini konuşurken, gelin bu vesileyle fonlara, ortaklıklara, çeşitli finansal enstrümanlara ve sermaye sahiplerine tanınan vergi imtiyazlarını da masaya yatıralım.

Teşvik veriyorsun…

Vergiyi sıfırlıyorsun…

Yetmiyor, bir de yüz binlerce insanın parasının akıbetini tartışmak zorunda kalıyoruz.

“Yok, böyle devam etsin” diyorsanız…

Bari tasarrufu zarar gören ahaliye bir jest yapalım.

İşçi de yaptığı zorunlu harcamaları matrahından düşsün.

Kalan para üzerinden vergisini ödesin.

Hani Anayasa’nın 73’üncü maddesi diyor ya:

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.”

Madem ölçü mali güç…

Bari ücretlinin de bu sistemde bir ayrıcalığı olsun.

Fonuna kadar soyanlardan bir farkı olsun.

Yazarın Diğer Yazıları