Sevgili okurlarım, bizim bu gazetecilik mesleğinde 50. yıl içerisindeyim. Bu 50 yıl çok uzun bir süreçtir. Dolayısıyla bu sürede neler gördüm neler yaşadım. Bazen gurur duydum ama bazen de tiksindim ve midem bulandı.
Patronu adına iş takipçiliği yapanları gördüm, onlarla büyük kavgalar verdim ve başıma açılan belalarla yıllarca kendi çapımda savaştım.
Bunlar medya patronlarının, para babalarının ve siyasette egemen olup söz geçirenlerin kiraladığı ya da satın aldığı zavallı tiplerdi ama piyasada adları ne yazık ki “Gazeteci” diye geçiyordu.
Bizim meslekte geçerli olan bir kural vardır.
Gazeteci, medya sektörü dışında başka herhangi bir şirketin patronu, ortağı ve yöneticisi olamaz.
Şimdi bizim sektöre bakıyorum, aman Allah neler oluyor!
Önüne gelen üzerine bir gazetecilik kisvesi yapıştırıp piyasaya çıkıyor ve kendini topluma gazeteci diye yutturup ahkâm kesiyor. Bunları çeşitli ekranlara, YouTube’lara çıkarıp konuşturuyorlar. Canlı yayınlarda bu gibilere mutlaka yer veriliyor.
Bunların gazeteci olduğunu varsayarsak, kabaca bir tahminle Türkiye’de en az 3 milyon gazeteci olduğunu bile söyleyebiliriz!
★★★
Her gün karşımıza bu gibi tipler çıkarılıyor, bunlar konuştukça konuşuyor. Geçen gün bir tartışma programında bir ‘kadın gazeteci’ vardı.
Kılık kıyafetine, giysilerinin biçimine, saçlarına baktığınızda bir tek şey söyleyebilirdiniz... “Kim bu?”
Göğüslerin yarısı dışarıda yarısı içeride!
Bu kadın acaba gerçekten gazeteci mi, yoksa pavyondan mı getirtilip oraya oturtulmuş!
Kimdir bu tipler, neyin nesidir?
Nerede ve nasıl gazetecilik yapmış, ortaya hangi ‘eserleri’ koymuşlardır?
★★★
Son birkaç ay içerisinde bizim bu çakma gazetecilerle ilgili bazı önemli gerçekler ortaya çıktı.
Bu soytarıların bazıları tutuklandı.
Meğer bunlarda ne gibi ‘marifetler’ varmış, hiç değilse bir bölümü ortaya çıkarıldı.
Midelerimiz ister istemez yine bulandı!
Halkın deyişiyle karı kız olayı bunlarda.
Hepsi belli yerlere gelmiş, yetkilerini kullanarak ellerine geçirdikleri ve kendi kanallarında görev verdikleri genç ve güzel kızlar, mankenler.
Uyuşturucu bunlarda...
Ve her türlü pislik, sahtekarlık yine bunlarda.
★★★
Bazıları açıkça silah ticareti yapıyor, bu amaçla şirketler kurmuşlar. Ellerinde uzun namlulu tüfeklerle poz vermişler.
Bir diğeri gerçek bir mikrop. Utanmaz arlanmaz bir tip.
Karısıyla birlikte tanıyan ve tanımayan herkesin nefret ettiği şımarık, yozlaşmış biri. Onu her nedense önce tutukladılar, sonra bıraktılar...
Ve dikkat ediniz, bunların tamamı iktidar yanlısı medyanın elemanları.
Bazı haber sunucuları da var (dı).
Bebek yüzlü genç ‘gazeteciler!’
Bizim mesleğimizi kullanıp zamparalık yapmaya soyunanlar..
O soytarılar da şimdi içeride.
★★★
Onlardan birini hiç unutmadık...
Bizim gazetenin o zamanki Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, yazarımız Necati Doğru, ben ve bazı arkadaşlarımız Fetöcü olmakla suçlanmış ve yargılanmıştık! Bizi Ağır Ceza’da yargılayan mahkeme başkanının adı Akın Gürlek’ti. (Sonuçta aklandık.)
Adına Cem Küçük denilen bir gazeteci (!) bize inanılmaz iddialarla, yalanlarla saldırıyordu. İş daha fazla büyümesin diye sustuk, tartışmaya girmedik.
Onun bir arkadaşıyla birlikte yaptığı saldırıları, attığı iftiraları hiçbir zaman unutmayacağım
Şimdi o da tutuklandı.
★★★
Bu 50 yıl içerisinde bu meslekte nice pisliklere tanık olduğum gibi, gurur duyarak izlediğim gazeteciler, gerçek emekçiler de çok oldu. Onları her zaman olumlu anlamda kıskandım.
Gece gündüz çalıştılar, haber ürettiler, yazı yazdılar. Bazıları kovuldu, bazıları işsiz kaldı ama hiç değilse onurlarını yitirmediler.
Böyle mikroplardan sonra onlar bizim tesellimiz.