Gelecek ringde başladı

Ringde sessizlik... Nefesler tutulmuş. Hakem orta noktaya geliyor. Tribünlerdeki uğultu yerini gergin bir sessizliğe bırakıyor. Gong sesi: Ding! Ve işte başlıyor!

Önce sağ kroşe, sol aparkat, bir ters direkt... Rakiplerden biri hafif sendeledi ama toparlandı, omuzlarını dikti, gardını yükseltti. Etraftan “devam et!” çığlıkları yükseliyor.

İkinci rauntta tempo artıyor. Tribünler ateş gibi. Biri sert bir direkt geçiriyor, diğeri çene hizasına yıkıcı bir kroşe... Omuzlar kasılmış, ringin ortasında ölümüne bir mücadele. Hakem dikkatle izliyor, elleri her an araya girmeye hazır.

Ve o an geliyor. Öyle bir yumruk ki, rakibin kafası gövdesinden ayrılıp ringin ortasına düşüyor. Tribünlerden çığlıklar, şaşkın nidalar yükseliyor.

Bir göz ya da öyle sandığınız bir şey, parıl parıl ışıldayarak köşeye doğru yuvarlanıyor.

Hakem donup kalmış, seyirciler birbirine bakıyor. Ama kan yok... Ter yok... Sadece metal kokusu, yağ lekesi, yanık titanyum parçaları... Ringde kıran kırana dövüşenler aslında iki ruhsuz çelik savaşçı!

★★★

Geçen hafta Pekin’de tarihe geçen bir organizasyon vardı. Dünya İnsansı Robot Oyunları...

Üç gün süren etkinlik tam bir olimpiyat havasında geçti. 16 ülkeden 280 takım, toplamda 500’den fazla insansı robotla yarıştı. Boks, futbol, atletizm, jimnastik, masa tenisi... Tam 26 branş. Tribünler doldu taştı; biletler tükendi. İnsanlar 20 ila 80 dolar ödeyip, tarihin ilk “robot olimpiyatına” tanıklık etti.

Futbol sahasında robotlar bir topun peşinde debeleniyor, biri şut çekerken diğeri dengesini kaybedip yere devriliyordu.

Atletizm pistinde 100 metre koşmaya çalışanlar bazen start komutunu algılayamayıp öylece dikiliyordu.

1500 metrede robotların bazıları hızını alamayıp pist dışına savruldu, kiminin bacağı, kiminin kolu havada uçuştu. Kazanan robot altı buçuk dakikada bitirdi. İnsanda dünya rekoru üç buçuk dakikaydı.

Jimnastikte tek koluyla havada dönmeye çalışan bir robot aniden takla atıp yerde parçalarına ayrıldı.

Ama bütün bu sahnelerin arkasında çok ciddi bir devinim duyuluyordu. Çin, dünyaya “Yarışta en öndeyiz” mesajı verdi.

★★★

Öyle sahne ki, Çin tek başına 2024’te 451 bin 700’ü bulan robotik işletme sayısıyla, bir zamanların fabrika mucizesini şimdi robot mucizesine dönüştürüyor. Adamlar seminer salonu yerine ringde prova yapıyor.

Çin, cepten üç yılda 20 milyar doların üzerinde sübvansiyon vermiş; yerli patent sayısını 5 binin üzerine çıkarmış.

Robot üretimi globalde şu an 2 milyar dolardan, 2030’da 15 milyar dolarlık pazar olacak. İşin donanımıyla; bakım, lojistik, eğitim, tamiriyle insansı robot ekonomisi 2050’de 5 trilyon dolara ulaşacak.

Türkiye’deki robotik şirket sayısı mı? Sadece 51...

★★★

Elbette aksaklıklar da eksik olmadı. Motoru kilitlenip olduğu yerde dönenler, yanlış komutla koşu parkurunu tersine kat edenler, kolları titreyip havada saplananlar... Özellikle boks ringinde bir robotun yumruk yiyip yan ringdeki kameramana doğru uçması, salonda kahkaha tufanı kopardı.

Ama unutmayın ki bugün ringde kafası kopan o robot, yarın fabrikada parça taşıyacak, hastanede sedye sürecek, belki cephede nöbet tutacak.

★★★

Tüm bunları yazarken Anadolu Ajansı’ndan ekranıma bir haber düştü. Başlığı şöyleydi: “Altman ve Musk teknolojiyi insan vücuduna yerleştirmek için yarışıyor.”

Alt başlık: “İnsan ve teknolojiyi birleştirmeyi hedefleyen projelere yapılan yatırımlar her geçen gün artıyor.”

Giriş: “Financial Times’a göre ChatGPT’nin kurucusu OpenAI şirketinin Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman, ‘Merge Labs’ adında bir beyin-bilgisayar arayüzü startup’ı kuruyor. ABD’li Elon Musk’ın insan beynine çip yerleştiren Neuralink şirketine rakip olması beklenen bu yatırım, transhümanizm tartışmalarını alevlendirdi.”

Ne beklersiniz haberin devamında? Buyurun bakalım:

Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dağ “Beyin-bilgisayar arayüzleri, yapay zekâ destekli implantlar, genetik müdahaleler ve zihin yükleme projeleriyle insanın bir tür ‘teknolojik cihaz’ gibi işlev görmesi isteniyor. Bu tür (transhümanist) projeler, insanı ve hayatı sadece madde planında görüyor. Oysa insan ve hayat çok katmanlı bir yapı” dedi.

★★★

Adamlar robot olimpiyatları düzenliyor, beyne çip takıp felçliyi ayağa kaldırıyor, konuşamayanı konuşturuyor, yürüyemeyeni yürütüyor, ölüyü diriltiyor...

Ama Anadolu Ajansı konuyu ilahiyat hocasına soruyor, sayfa sayfa röportaj yapıyor.

Ancak ilahiyat hocasına benim de bazı sorularım var.

Robotun zekâtı olur mu? Cuma namazına yetişemezse günaha girer mi? Zekâyı yazan mühendisin sevabı kime yazılır?

Bir sonraki olimpiyatlara kadar sorular birikecek gibi...

Gelecek geldi beyler... Ama biz hâlâ geçmişteyiz.

Yazarın Diğer Yazıları