Göle batırılan 140 ağaç 11 yıl sonra mucizeyi başardı
Bilim insanlarının kıyı temizliğinin doğal yaşama etkisini ölçmek için göl tabanına yerleştirdiği yüzlerce ağaç, su kütlesinin canlı taşıma kapasitesini doğrudan ikiye katladı.
Wisconsin’deki Sanford Gölü'ne 140 adet ağacın batırılmasıyla yürütülen 11 yıllık deney, göl ekosisteminin balık barındırma potansiyelini iki katına çıkardı. Bu tespit, kıyılardaki devrilmiş kütüklerin ve doğal döküntülerin temizlenmesinin sucul yaşama sanılanın aksine doğrudan zarar verdiğini kanıtladı.
SUYA BATIRILAN AĞAÇLAR BALIK SAYISINI NASIL İKİYE KATLADI?
Wisconsin Doğal Kaynaklar Departmanı tarafından 37 hektarlık rezervuarda başlatılan projede, çoğunluğu iğne yapraklılardan oluşan 140 bütün ağaç göl tabanına yerleştirildi. Su altında kalan kütük ve dallar zaman içinde balıklar için doğal bir sığınağa dönüştü. Odunsu gövdelerde alg tabakaları gelişirken dalların arasına omurgasız canlılar yerleşti. Oluşan gölgelik ve korunaklı alanlar küçük balıkların avcılardan saklanmasını sağlarken, çürüyen gövdeler besin zincirinin en alt basamağını besledi. Uzmanlar, sürecin sonunda özellikle büyük ağızlı levrek ve güneş balığı türlerinin sayısında belirgin bir artış kaydetti.
Sürecin sınırlarını ve uzun vadeli etkilerini saptamak amacıyla göle 240 ağaç daha eklendi. Besin döngüsünün tüm basamaklara yayılması zaman aldığından proje 25 ila 30 yıllık bir takvime yayıldı. Çürüyen organik maddenin suya zarar verip vermediğini belirlemek için yapılan testler net bir sonuç verdi. 2024 yılında gerçekleştirilen su analizleri, göl tabanında bulunan yüzlerce ağaca rağmen suyun berraklığında veya genel kalitesinde hiçbir olumsuz değişim meydana gelmediğini ortaya koydu.
KIYI TEMİZLİĞİ SU EKOSİSTEMİNİ TEHDİT EDİYOR
Deney sonuçları, göl kıyılarındaki devrilmiş gövdelerin ve doğal bitki örtüsünün toplanmasının ekolojik zinciri kopardığını gösteriyor. Estetik veya rekreasyon gerekçesiyle sudan çıkarılan ağaçlar, balık popülasyonlarının temel beslenme ve üreme alanlarını yok ediyor. Uzmanlar, kıyı şeritlerinin insan müdahalesiyle temizlenmesi yerine doğal döküntüleriyle bırakılmasının balık stoklarının korunması açısından zorunlu olduğuna dikkat çekiyor.