Göz tansiyonunuzu en son ne zaman ölçtürdünüz?

Hipertansiyona karşı zaman zaman koldan tansiyon ölçümü yapılsa da göz tansiyonu ihmal edilir. Oysa körlüğe kadar ilerleyen bu sinsi hastalığa karşı önlem alınabilir.

Glokom (göz tansiyonu) sinsice seyreden, geç evrelere kadar kendini belli etmeyen, amansız bir hastalık olarak tanımlanıyor.

Dünyada katarakttan sonra körlüğün en yaygın ikinci nedeni olarak bilinen hastalıkta görme kaybı oluşabiliyor.

“Türkiye’de yaklaşık olarak 2,5 milyon kişinin glokom hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Bu hastalık her 100 kişiden yaklaşık ikisinde görülüyor. Hastaların yarısı glokom olduklarından habersizdir. Yaklaşık 300 bini düzenli tedavi almaktadır’’ diyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kazım Devranoğlu bu sinsi hastalıkla ilgili önemli bilgiler verdi…

Prof. Dr. Kazım Devranoğlu

TESADÜFEN TEŞHİS EDİLİR

Glokom optik sinirde (görme siniri) sinsi, çoğu kez ağrısız, gizli bir şekilde hasara neden olabilir.

Optik sinire zarar vermeyi önlemenin en etkili yolu, erken tanı ile hastalığı belirlemek ve çeşitli farmakolojik, lazer ve cerrahi müdahalelerle göz içi basıncını azaltmaktır. Ayrıca optik siniri, görme alanını koruyucu tedaviler de söz konusudur.

Hastalık ilerleyene kadar ağrı yapmaz, yavaş yavaş görme sinirinde hasar yapmaya devam eder, hastalık son evreye yaklaşınca hasta görmesinin azaldığını ancak fark edebilir. Çoğunlukla başka bir şikâyet veya normal göz muayenesi için göz doktoruna gidildiğinde hekim hastalığı fark eder, tetkiklerle kesin tanıyı koyar ve tedaviye başlar.

İşte normal değerleri

Sağlıklı bir birey için ideal göz tansiyonu değeri 12-20 mmHg aralığında olmalıdır. Maksimum değerin üstünde çıkan sonuçlar kişide göz tansiyonu varlığını düşündürebilir ancak bu değerler gün boyu değişkenlik gösterebileceğinden kesin teşhis için düzenli takip edilmelidir.

Şiddetli ağrıya neden olabilir

Glokom mutlaka göz hekimi tarafından takip ve tedavi edilmelidir. Kendi haline bırakılırsa görme sinirinde hasara yol açabilir. Görme kaybından başka gözde devamlı ve şiddetli ağrı yapabilir, hastanın yaşam kalitesini çok bozabilir. Ülkemizde görülen glokom türü başlangıçta ağrısızdır, yavaş yavaş çevreden merkeze doğru görme alanını daraltan, son dönemde iyice görmeyi azalttığında ancak hastanın fark edebildiği glokom türüdür.

En sık görülen türü

Türkiye’de sık gördüğümüz açık açılı glokomlar başlangıç ve orta evrede belirti vermemektedir. Daha az görülen kapalı açılı glokomda göz ve çevresinde ağrı, görmede azalma, bulanık görme şikayetleri olabilmektedir. Özellikle akşamları, loş ve karanlıkta bu şikayetlerin ortaya çıkması tipiktir.

En çok kimler risk altında?

Şeker hastalığı, hipertansiyon, metabolik hastalık, kanda trigliserit, kolesterol düzeyi yüksek olanlarda glokom riski daha fazladır. Sistemik (ağızdan veya enjeksiyonla) ya da damla şeklinde kortizon uzun süre kullanıldığında göz tansiyonunu yükseltebilir ve glokom gelişebilir.

Her yaşta görülebilen kronik bir hastalıktır

‘Normal tansiyonlu glokom’ dediğimiz bir glokom da vardır. Burada göz içi basıncı normal değerlerdedir ama glokom vardır. Yani görme sinirinde glokoma bağlı hasar vardır.

Glokom doğumdan çok ileri yaşlara kadar her yaşta görülebilen kronik bir hastalıktır. Konjenital (doğumsal) glokom, jüvenil glokom, erişkin glokomlar vardır. Maalesef çocuklarda da bu hastalığı görüyoruz.

Uygun tedaviyle önüne geçilir

Glokom doğumsal da olabilir. 0-3 yaş arası çocuklarda konjenital (doğumsal) glokomda uygun tedaviyle kayıp geri döndürülebilmektedir. Uygun ve başarılı tedavi ile hastalık durdurulmaya, daha fazla görme kaybına neden olmamasına çalışılmaktadır.

GLOKOM

Sürekli takip şart

Glokom, bir gözde varsa diğer göz de risk altındadır. Bu nedenle sürekli kontrol altında tutulması gerekir. Hastalık ilerlemeye devam edip, görmeyi bozabilir ve körlükle neticelenebilir.

Glokomun tedavisinde ilaçlar, lazer ve ameliyatlar yer alır.

Bazı glokomlarda ilaç yeterli iken, bazılarında ise doğrudan ameliyat ile tedavi yapılabilir.

Konjenital (doğumsal) glokomda esas tedavi ameliyattır. Bazı glokomlarda ise çeşitli lazerler kullanılır. Bitkisel veya doğal yöntemleri esas tedavilere destek olarak ve göz hekimi kontrolünde glokomun tedavisinde yer alabilir.

Şikayetiniz olmasa da kontrole gidin

Ailesinde glokom olan kişilerin her yıl göz muayenesi yaptırması gerekir. 40 yaşından sonra glokom sıklığı artmaktadır. Bu nedenle başka hiçbir şikâyeti olmasa bile herkes 40 yaşından sonra göz muayenesi yaptırmalıdır.

Stres ve uykusuzluk olumsuz etkiler

Uzun süre telefon, tablet, bilgisayar kullanımı glokomu tetiklemez. Uykusuzluk ve stres kortizol (stres hormonu) salınımını artırabilir ve bu da göz tansiyonunu yükselterek glokomu olumsuz etkileyebilir. Spor yaparken baş aşağı duruşlar veya ağırlık kaldırmak, baş aşağı pozisyon baş ve gözlerden gelen venöz (toplar damar) kan akışını yavaşlatır ve geriye doğru venöz basınç artışı ile birlikte göz içi sıvı drenajı azalabilir. Bu da göz tansiyonunu yükseltir. Fazla ağırlık kaldırmak yine göz tansiyonunu artırabilir.