Günde bir avuç yiyen mutluluktan uçacak

Bilim insanlarının yürüttüğü son klinik araştırma, her gün düzenli olarak tüketilen popüler bir kuruyemişin vücuttaki mutluluk hormonu mekanizmasını harekete geçirerek ruh halini doğrudan dengelediğini ortaya koydu.

Günde 40 gram ceviz tüketiminin, serotonin metabolizmasını tetikleyerek genel ruh hali bozukluklarını belirgin ölçüde azalttığı klinik olarak tespit edildi. İspanya'da yürütülen araştırma, düzenli tüketimin beyin ve sinir sistemi üzerindeki kimyasal dengeleri doğrudan etkileyerek duygu durumunu iyileştirdiğini gösterdi.

8 HAFTALIK DENEYDE HANGİ DEĞİŞİMLER SAPTANDI?

Food & Function dergisinde yayımlanan araştırmada, yaşları 20 ile 35 arasında değişen 31 sağlıklı bireyin sekiz hafta boyunca günde 40 gram ceviz tüketmesi sağlandı. Katılımcıların idrar analizlerini inceleyen uzmanlar, halk arasında mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin parçalanma ürünü olan 5-HIAA seviyelerinin belirgin şekilde arttığını belirledi. Tahlillerde ortaya çıkan yüksek 5-HIAA oranlarının, bireylerin klinik olarak ölçülen ruh hali göstergelerindeki düzelmeyle doğrudan paralel seyrettiği kayıtlara geçti.

SEROTONİN ÜRETİMİNİ TETİKLEYEN BİLEŞENLER

Cevizin bünyesinde barındırdığı yüksek omega-3 yağ asitleri, triptofan, lif ve polifenoller, sinir sistemi üzerinde çok yönlü bir koruma mekanizması oluşturuyor. Serotonin hormonunun temel öncüsü kabul edilen triptofan bileşeni ruhsal dengenin korunmasında kritik rol oynarken, lif ve polifenol içeriği bağırsak mikrobiyomunu güçlendirerek beyin fonksiyonlarını doğrudan destekliyor.

GÜNLÜK TÜKETİM MİKTARI NE KADAR OLMALI?

Araştırmacılar, kardiyovasküler sistem ile zihinsel sağlığı eş zamanlı desteklemek için günlük yaklaşık bir avuç, yani 30 ila 40 gram ceviz tüketiminin yeterli olduğunu bildiriyor. Elde edilen veriler düzenli tüketim ile ruh hali iyileşmesi arasında kuvvetli bir bağ kurarken, uzmanlar çalışmanın sınırlı bir denek grubuyla yapıldığını ve biyokimyasal mekanizmanın kesin hatlarıyla netleşmesi için daha geniş kapsamlı klinik testlere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

İlginizi çekebilir