Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimin ana hedefi, bir “ulus” devletin, Türk Ulusu’nun yaratılmasıdır.
“Ulus” devlet anlayışı, etnik ve dinsel temellere dayanmaz.
★★★
Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin temelini, ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet yapısı oluşturur.
“Ulus” devlet; dil, kültür ve ülkü birliğiyle birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasal ve sosyal birliktir.
Ulus devletin vazgeçilmez niteliği laikliktir.
“Üniter” devlette ise; tek bir ülke, tek egemenlik, tek bir ulus vardır.
★★★
Laiklik, Cumhuriyet’in temel taşıdır.
Siyasal anlamda, dünya ve devlet işleri ile din alanının birbirinden ayrılmasıdır.
Hukuki anlamı ise, kanun koyucunun dini kurallardan etkilenmeden sosyal yaşamı düzenlemesidir.
Dinin gereğini yapmayanlara dayatma yapılmaz.
★★★
Atatürk’ün milliyetçilik anlayışında temel hedef, çağdaş bir ulus yaratmaktır.
Bu ulus, ne “ırkçı” ne de “ümmetçi” bir yapıdır.
Atatürk’e göre “ulus”, ne din ne de ırk temeline dayanır.
★★★
Atatürk milliyetçiliği, antiemperyalist bir nitelik taşır.
Emperyalizmi ilk kez yenilgiye uğratan Türk milliyetçiliğinin, ezilen uluslarda büyük heyecan yaratmasının nedeni budur.
★★★
Kemalizm’in altı ilkesi:
Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devrimcilik ve Devletçilik.
Bu ilkeler, Türkiye’nin ve dünyanın değişen koşullarına göre, her zaman yeniden değerlendirilebilir ve yorumlanabilir.
Bu yüzden, “DEVRİMCİLİK” ilkesi var.
Yani, değişime ve yeniliğe sürekli olarak açık kalmak, kalıplaşmamak...
★★★
“Sürekli devrimcilik” anlayışı, gerçekte Atatürk’ün manevi mirasıdır.
Der ki:
“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır...”
★★★
Atatürk bu nedenle, Kemalizm’in bir öğreti (doktrin) olarak geliştirilmesine karşı çıkar.
Sürekli değişim içinde olan bir hareketin kalıplaştırılmasının, gerilemeye yol açacağını savunur.
Bu nedenle, “Kemalizm, benim yerimde benden ileri olmaktır” der.
Ahmet Taner Kışlalı’nın tanımı muhteşemdir:
“Kemalizm, geçmişin bekçiliği değil, geleceğin önderidir.”
★★★
Kemalizm’in “Altı Ok”u, kendiliğinden birdenbire ortaya çıkmadı.
Türk tarihinin ve Türkiye’yi uygarlık düzeyinin üzerine çıkarma hedefinin bir sentezidir.
★★★
Ve son yıllarda, yeni bir moda türedi...
Bu ülkede, Atatürk’ün yani Kemalizm’in bazı ilkelerini yok sayarak millete yararlı olacaklarını sananlar var...
İkinci Cumhuriyetçi zihniyet...
Küçük hayal dünyalarında, aslında büyük bir yanılgı içindeler.
★★★
Evet, herkes Kemalist olmak zorunda değildir ve dayatılmamalıdır.
Ama, CHP’ye gelince durum farklıdır.
Çünkü, Atatürk’ün kurduğu partidir.
“Altı Ok”tan birini ya da bazılarını yok sayanların, CHP dışında neden diğer partileri seçmediklerini anlamak kolay değil.
★★★
Tarihin bu dönüm noktasında, CHP’ye düşen büyük bir görev var:
Kemalizm’i ya da “Altı Ok”u benimsemeyenleri, kendi içinde tutmak zorunda olmamalıdır.
Hele hele...
Atatürk’e saldırmanın dayanılmaz hafifliği fırtınasının estiği bu dönemde...
★★★
Atatürk’e göre:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.”
“Diyarbakırlı, Vanlı, İstanbullu, Trabzonlu, Erzurumlu, Trakyalı hep bir soyun evlatları ve aynı çevrelerin damarlarıdır.”
★★★
Bildiğiniz gibi, “Terörsüz Türkiye” süreci için kurulan “Komisyon”, 18 Şubat 2026’da bir rapor hazırladı.
Bugünkü Türkiye’nin fotoğrafını yansıtan “Rapor”.
★★★
Rapor’da ittifak cümlesi:
“Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak...”
Dikkat edin; halkların eşitliği var, ulus devlet yok.
★★★
Rapor’da, Türkiye Modeli:
“Türkiye Modeli olarak adlandırılan yaklaşımın, kurucu ilkeleri millî iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmektedir.”
Neden “Türk Milleti” değil de, “Türkiye Modeli”...
Ulus devletin temeline, tümüyle aykırı bir söylem.
★★★
Rapor’da, çok kritik diğer bir cümle:
“Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra birbirinden kopartılan, aralarına tel örgüler çekilen halklar, artık yeniden birbirlerini daha yüksek sesle duymayı ve barış içinde yaşamayı hak etmektedir.”
Vatanın işgalden kurtarılması, Lozan’la Türkiye’nin tapusunun alınması halkları birbirinden mi kopardı?
Lozan’ı ve Cumhuriyet’i dışlayan bir ifade değil mi?
★★★
Rapor’da Yeni Anayasa müjdesi var:
“Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise, komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte, ülkemiz için tehir edilemez, yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.”
Yani, yeni bir Anayasa yapma zorunluluğundan söz ediliyor.
Peki, hangi maddelerin değiştirilmesi düşünülüyor?
Anayasa’nın değiştirilemez maddelerinin ruhunu yansıtan maddeler mi?
★★★
Bu rapor, özetle...
Çok kimlikli, etnik temellere dayalı bir yapı öngörüyor.
“Ulus” devlet yapısı neredeyse yok sayılıyor.
Anayasa’nın değiştirilemez maddelerine dolaylı olarak diğer maddeler üzerinden dokunuluyor.
Ve Atatürk’ün devrimleriyle, ilkeleriyle problemli...
★★★
Atatürk’ü ve onun ulus devlet yapısını Türkiye’den çıkarın, geriye ne yurt kalır ne de vatan...