“İftirayı bildirdim, butlan sanığı oldum”

Mahkeme kararıyla göreve getirilen CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) bazı il başkanlarını görevden aldı, bazılarını disipline sevk etti. İşte bu illerde yeni atananlar binaya alınmıyor, ya da oradaki gergin havayı öğrendiklerinde yönetimi teslim almaya gitmiyor. Örneğin görevden alınan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, il binasında yatıp kalkıyor. Yeni yönetimde görev alanlar çiçekle binaya geldiler ancak içeriye alınmadılar. Gürültü-patırtı arasında ayrılmak zorunda kaldılar.

Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar görevden alındı, yerine Hasan Nesanır atandı. İl binasına anahtar bulup gece yarısı girildi. Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise yönetimiyle birlikte binayı terk etmeyenler arasında. Yeşiltaş da tüzüğe aykırı hareket edildiği ve disipline sevk edildiği için kararı tanımıyor. İl Başkanlığı’na getirilen Turgut Özkan, 38. Kongrede aday olmuş, 120 oy, diğer aday 150, Yeşiltaş ise 323 oy almıştı. Atanan il başkanı Turgut Özkan bugüne kadar il binasına gelmedi,yönetimini de oluşturamadı. Alınan yönetim ise binadan ayrılmıyor.

BUTLANI BAŞLATAN ŞİKAYET

CHP’nin 38. Kurultayı’nda bazı delegelere para verildiği iddiası ilk Bursa’da ortaya atılmıştı. “Butlan davası” işte İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın, kendisi hakkında iftirada bulunduğunu öne sürdüğü kişi hakkında savcılığa suç duyurusuyla başlamıştı. Nihat Yeşiltaş, süreci şöyle anlattı:

“CHP Sözcüsü Müslim Sarı, açıklama yaparken benimle ilgili ‘Butlan oluşumunu başlatan kişi’ dedi. Ne kadar ayıp, ne kadar yanlış bir cümle kullandı. Erhan Çakır diye birisi çıkıp bana bir ithamda bulunmuş, ben de kendime güvendiğim, inandığım için o kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundum. Ne varsa bulup çıkarsınlar. Bu kişi savcılığa çağrıldığında ben delegelere para verildiğini görmedim, bilmiyorum. Sadece bunu Ferhat Eşimen’den duyduğunu söylüyor. O da gelip ifade veriyor. İfadesinde böyle bir şeye şahit olmadığını, görmediğini belirtiyor. Dosya uzun süre açıkta tutulduktan sonra Ankara’ya gönderildi. İşte bu hale geldi.”

Nihat Yeşiltaş, Ankara’da Cumhuriyet savcısına ifade verirken, “Sayın savcım, sizin de çoluk çocuğunuz, onurunuz, haysiyetiniz var. Birisi sizin için böyle bir iftirada bulunsa, sonra inkar etse siz ne düşünürsünüz, ne yaparsınız, nasıl bir karar alırsınız?” dedi. Savcı, “O dosyayı ayırdım, gerekeni yapacağım. Ayrıca senin MASAK ve HTS telefon baz kayıtlarında, herhangi bir tapu geçişi de yok” deyince Yeşiltaş, kamuoyunda “Butlan Davası” olarak davada yer almayacağını düşündü. Ancak, 12 şüpheli arasına o da alınmıştı.

MAĞDURKEN, ŞÜPHELİ OLDU

Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, mağdur olarak dilekçe verdi, ancak davanın sanığı oldu. Yeşiltaş sözlerin şöyle sürdürdü:

“Ben süreci, o kişilerin verdiği ifadeleri anlattım. Bunun bir siyasi dava olduğunu anladım. Bir insan iftira karşısına gidip direk savcıya şikayet ediyorsa o insan kendine güveniyor, inanıyor ve suçsuzdur ki bunu yapabiliyor. Suçum olsaydı ben böyle bir şey yapmış olsaydım hangi cesaretle gidip de savcıya böyle bir dilekçe verirdim?

Ama bu davada sanık durumuma gelmemle bir siyasi davaya dönüşmüş demektir. Yani CHP’nin iktidar yürüyüşünün engellenmesi, partimizin itibarsızlaştırılması amaçlanmıştır.

Ben hayatımda hiç bir akçeli işin içinde olmadım. Ben emekliyim, geçinebilmek için hâlâ çalışan biriyim. İnanın bu ithamlar karşısında içim acıyor. 1 Temmuz’da duruşma var. İnanın vicdanımız rahat, alnım ak.”

Gece-gündüz il binasından ayrılmıyor

Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısıyken, CHP İl Başkanı seçildi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilmesine karşı çıktı, “Atanmış genel başkanı kabul etmiyorum” dedi. CHP yönetimi Güç’ü görevden aldı yerine Utku Gümrükçü’yü atadı.

Çağatay Güç, kendisini görevden alan parti organının böyle bir yetkisi olmadığını, Parti Meclisi onayı olmayan Merkez Yürütme Kurulu’nun seçilmiş il başkanını görevden alamayacağını, kararın iptali için yargıya başvurduğunu belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifasını, Çağatay Güç şöyle yorumladı:

“Parti içinde ağır süreç yaşanmasını sonuçta AKP istiyor. Biz de süreci doğru yönettiğine inandığımız Genel Başkanımız Özgür Özel’le beraber hareket ediyoruz. Belediye başkanımız partiden istifa etti ama aslında başkanımızla beraberiz. Bir değişiklik yok. O sadece butlan yönetiminin, Kılıçdaroğlu’nun yaptıklarını hazmedemiyor. O süreci değerlendirmek açısından, yapılanları hoş karşılamadığı için ayrılık kararı aldı. Süreç değiştiği zaman geri dönecek. İstifa tamamen Kılıçdaroğlu’ndan, butlandan, AKP iktidarının yaptığı baskılardan kaynaklı.

ÖZEL’LE GÖRÜŞTÜKTEN SONRA

Başkanımız partiden istifa etti ama bizim beraberliğimiz devam edecek. Biz kardeş gibiyiz ve örgütümüz birbirine bağlıdır. Beraber hareket etmeye devam edeceğiz. Sürecin bu durumlara evrileceği belliydi. Yeni yollar çıkacaktır, başka yollar değerlendirilecektir. Sonuç itibariyle başka bir şey yapamayacağız diye bir şey yok.”

Yola, Özgür Özel’le devam edeceklerini, Belediye Meclis üyelerinin CHP’den hemen istifa etmeyeceklerini, istifa edenlerin komisyonlarda görevli olmadıklarını anlattı. Belediye başkanlarının da genel başkanla istişare yaptıktan sonra örgüt disiplini içinde kararlara uyacakları, örgüt disiplini dışına çıkmayacakları da İzmir siyasetinde sıkça vurgulanıyor. İl binasından ayrılmayan, orada yatıp kalkan Çağatay Güç, partililerden de destek görüyor.

Yazarın Diğer Yazıları