“Her devrin vacibi farklıdır” denilir. Yani her dönemin uygulanması gereken kuralları önlemleri değişebilir. Bölücü terör örgütü PKK ile mücadelede devlet zaman zaman yöntem değiştirdi, teröristlerin pişmanlık duyup dağdan inmeleri için önemli kolaylıklar sağladı. Bugün yapılmak istenen de daha öncekilerden “devrin vacibi” olarak farklılıklar taşısa da, içerik ve amaç aynı. Abdullah Öcalan ve bölücü örgütün Kandil’deki yönetimi, “Önce kanun çıksın; sonra silahları bırakalım”, devlet ise “Önce silahlar bırakılsın, mağaralar boşaltılsın bu durum ilgili birimler tarafından teyit edildikten sonra kanunu çıkaralım” dedi. Orta yol bulundu, kanun çıkacak ama uygulaması gözlemlerden, raporların sonucuna göre başlayacak. Bu işler sanıldığı gibi üç-beş ayda bitecek gibi değil. Seçim sonuna kalma olasılığı da yüksek. Erken uygulama cezaevindeki teröristler için başlayacak. TAM 8 KEZ UYGULANDI Rahmetli Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde “Pişmanlık Yasası” çıkarılmıştı. Bu yasa örgütte “Biz yanlış yapmadık ki pişman olalım” şeklinde olumsuz bir hava yarattı. Bu yasanın yürürlük süresi dolduğunda uzatıldı. 2003’te AKP iktidarı döneminde de yasanın süresi sekizinci kez uzatılmıştı. Oysa hükümet programında, partinin seçim beyannamesinde “Pişmanlık Yasası’nın uzatılacağı”na ilişkin hüküm yoktu. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, MGK Genel Sekreterliği tarafından konu gündeme getirildi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, “PKK’lılar affediliyor” eleştirilerine şu karşılığı vermişti: “Pişmanlık Yasası’nın uzatılması devlet ihtiyacı olarak gündeme geldi. AK Parti’nin, hükümetin değil.” Sonradan da o kavram sıkça kullanılmaya başlandı. YENİ HÜKÜMLER YER ALIYOR Pişmanlık Yasası ve uzatmalarında “denetimli serbestlik” yoktu. Avrupa Birliği (AB) reformları ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler kapsamında Cemil Çiçek’in Adalet Bakanlığı döneminde sisteme “Denetimli serbestlik”, “Adli kontrol”, “Ev hapsi” de getirildi. Daha önce olmayan hükümler, yeni yasada yer alacak ve uygulanacak. Denetimli serbestlikte süre uzatılıyor. Bazı suçların niteliği değiştiriliyor. Daha önceki yasaların özünde, gerekçelerinde “Terör örgütü üyesi olmak” başlı başına suç sayılıyordu. Bugün de suç. Örneğin birisi FETÖ üyesiyse, terör örgütü üyesi olduğu için ceza alıyor. Veya terör örgütü üyesi olmadığı halde örgüte yardım ve yataklık yapanlar da cezaya çarptırılıyor. Bu durum, PKK’lılar ve diğer yasadışı örgütler için de geçerli. Bazı örgüt mensupları için terör örgütü üyeliği suç olmaktan çıkarılacak. YASANIN ÖZÜ ŞÖYLE Eski Adalet Bakanı, Hükümet Sözcüsü, eski TBMM Başkanı, halen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, saygın, güvenilir, söylenmesi gerekeni söyleyen bir siyasetçi olarak bilinir. “Terörsüz Türkiye”, “Çerçeve Yasa” taslağı konusunda SÖZCÜ’ye şunları söyledi: “Terör örgütü üyesi olmuş ama herhangi bir suça karışmamış olanların topluma kazandırılması, evine dönmesi için bir şans tanınması öngörülüyor. Bu yasanın özü, daha önce uygulanan Pişmanlık Yasasının biraz daha genişletilmiş hali olduğunu sanıyorum. Yani terör örgütü üyesi olmak suçu, bunlar bakımından ortadan kalkıyor. Diğer örgütler için değil, sadece PKK için kalkıyor. Basındaki haberler doğruysa bazı suçlar terör suçu olmaktan çıkarılıyor. Bundan dolayı infazında bazı kolaylıklar getirilecek gibi gözüküyor. Bu tahminlerimin ip uçlarını da sayın Devlet Bahçeli verdi. Herhangi bir suça karışmamış terör örgütü üyeleri ‘Evine dönsün’ dedi. Öyle deyince zaten eski yasalarda da var. Belki bir iki şey daha konulmuş olabilir. ” ÇÖZÜM OLMAKTAN ÇIKTI Ülkemizde 50 bine yakın vatandaşımızın öldürüldüğünü, öldürmenin çözüm olmaktan çıktığını belirten Cemil Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyadaki tüm terör örgütleriyle ilgili değerlendirmelerde hükümetler olayları başlangıçta bir asayiş, güvenlik sorunu kabul ediyor. Asayiş, güvenlikte de çıkar, gözaltına alınırsın, hapis yatarsın vesaire filan... Bunun için de Türkiye kademe kademe tedbirleri uyguladı. Örneğin köy koruculuğu bir çare gibi gözüktü. Koruculuk sistemi getirildi. Karakol polisini terörle mücadelede kullanıyoruz olmaz. Özel hareket timleri oldu. ‘Onların şunları, bunları var. Bizim silah, mühimmat vesaire noktasında eksimiz var’ denildi. Bunların hepsi alındı, kullanıldı. Terörün durgunlaştığı bir dönemde, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, ‘Biz terörle mücadelede üzerimize düşeni yaptık. Ama ekonomik, siyasi, kültürel, hukuki boyutları var. Onu da siyasi iktidar yapsın’ demişti. Her devrin uyulması gereken kuralları, yapılacak fedakarlıklar, olaya bakışları farklı olabiliyor. 28 ÜLKE DESTEKLİYOR Cemil Çiçek’in, bakanlık görevinde bulunduğu dönemde yaptığı bir açıklama önemliydi: 28 devlet, PKK’ya destek veriyor. Bunların kimisi desteğini açıkça söylüyordu. Çiçek, bazı devletlerin isimlerini de sıralamış, üstelik bunlardan bazılarıyla aynı ittifak içerisinde olduğumuzu belirtmişti. Cemil Çiçek, “Türkiye’nin önüne çıkan fırsatlar, sorumluluklar, zorluklar var. Onu da görmek gerekiyor” dedi ve açıklamasını şöyle sürdürdü: OLUMLU HAVA VAR “Her hükümet döneminde devlet, hükümet bu işi çözmek için kademe kademe birçok tedbir aldı ama halen dış bağlantıları var. Hiçbir terör örgütü, dış destek olmadan bir haftadan fazla yaşayamaz. Terör örgütü, bu kadar yıl ayakta kaldıysa dış destekle kaldı. Şimdi olumlu bir hava var. Türkiye’nin bu fırsatı değerlendirmesi lazım. Yani ‘İstemeyiz’ diyerek karşı çıkmak sorunu çözmüyor. Karşılığında bir tedbir getirilmesi lazım. Tedbirler manzumesi getirilmesi lazım.” Bakalım yeni yasa teklifi TBMM’den nasıl geçecek, bekleyelim, görelim.