Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon skandalının tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması istiyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, devlet içindeki bir yapının neler yaptığını özetledi. Yaşanan olaylar AKP’nin çok aleyhine, şimdi bundan kurtulmak için olaya adı karışanların canı fena yanacak. Olayın üzerine gerçekten “Cerrah titizliğiyle”, siyasi ayrım gözetilmeden gidilirse önemli kişi ve kuruluşlara ulaşılacak.
Fon vurgunu nedeniyle borsada oluşan kayıp 7.5 trilyon lirayı aştı. Bunun, 2026’da ülkede toplanacak verginin yarısı, beklenen vergi açığının ise üç katı olduğu hesaplanıyor. Eğer bu paralar uçup gitmesiydi, tüm emeklilere sekiz yıl boyunca yılda iki kez asgari ücret kadar bayram ikramiyesi verilebilirdi. Ya da tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerine 12 yıl boyunca okulda bir öğün sıcak yemek, ya da 1.5 milyon KOBİ’ye nefes kredisi verilebilir, 600 binden fazla vatandaşımıza iş ve aş sağlanabilirdi.
DİYANET VAKFI NE YAPTI?
Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan ve iki yardımcısı fonla ilgili bu uygulamayı kendi başlarına yapmadı. Vakfın mütevelli heyeti var. Bunun başkanlığını da Diyanet İşleri Başkanı yürütüyor. Paranın fona yatırıldığı dönemde de Prof. Dr. Ali Erbaş hem Diyanet İşleri Başkanı, hem de Türkiye Diyanet Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanlığını yürütüyordu.
8 Nisan 2025 tarihinde Diyanet Vakfı İkinci Başkanı Prof. Dr. Burhan İşleyen imzasıyla şubelere gönderilen talimat çerçevesinde vakfın paralarının fonda değerlendirmesi istendi.
Talimat gereği, mütevelli heyetin altında görev yapan ve mütevelli heyete bağlı olan Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan bu talimatı uyguladı. Her ne kadar burada sorumlu olarak Genel Müdür İzani Turan ve iki genel müdür yardımcısı görülse de bunlar mütevelli heyetine bağlı çalıştıkları için talimatı yerine getirdiler. Aslında, bu konuda heyetin başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yardımcısı Burhan İşleyen’in açıklama yapması gerekiyor.
İŞTE O BELGE
8 Nisan 2025 tarihinde Vakıf Şube Yönetim Kurullarına Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Burhan İşleyen imzasıyla gönderilen “Katılım Esaslı Yatırım Fonları” konulu yazının ekinde altı sayfalık fon işlemler kılavuzu da yer aldı. İşte, vakıf il ve ilçe yönetim kurullarına gönderilen fonlarla ilgili yazı:
“Vakıf şubelerimiz uhdesindeki finansal kaynakların (banka mevcutları) daha verimli yönetilebilmesi amacıyla, Finansal piyasalarda Kira Sertifikası ve Murabaha ağırlıklı, faizsiz finans ilkelerine uygun ‘Katılım Esaslı’ yatırım fonları bulunmaktadır.
Katılım esaslı yatırım fonları, şubelerimizde oluşan finansal kaynakların; piyasa koşullarına kıyasla rekabetçi getiri ve kolay nakde dönüşebilmesi gibi birçok imkân sağlamaktadır. Bu minvalde; Vakfımız Genel Merkezi tarafından hassasiyetle takip edilen ve ekte detayları yer alan faizsiz yatırım fonuna ‘kaynakların etkin ve verimli yönetilmesi adına’ imkanlarını nispetinde katılım sağlanması önem arz etmektedir.
Yatırım fonuna ilişkin alım/satım, muhasebe kayıt süreci gibi detaylar ekte yer alan Fon İşlemleri Kılavuzu’nda sunulmuştur. Gereğinin yapılması hususunu bilgilerinize rica ederim.”
KAMPANYALARDA BİRİKEN PARALAR
Diyanet Vakfı’nın Aktif Portföy’de bulunan TLK kodlu fona para yatırdığı belgeleriyle ortaya çıktı.
Öncelikle Diyanet Vakfı’nın zarar etmediğini belirtelim. Bununla birlikte yatırılan paranın bir kısmının fon krizinden sonra Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un talimatıyla çekildi. Gelişmeleri yakından bilenler, şu bilgileri veridi:
1- Diyanet Vakfı’nın fona yatırdığı paranın Gazze bağışları başta olmak üzere diğer bağışlardan olduğu kesindir. Ancak Diyanet Vakfı’nın bu hususa ilişkin tek bir açıklaması olmadı.
2- Devletin katılım bankaları varken neden iktidara yakın bir iş adamının fon şirketine para yatırıldığını bir türlü anlayamadık.
3- Fon krizi patlayınca “Duyulursa vatandaşa izah edemeyiz” diyen Vakıf yönetimi, apar topar paranın bir kısmını Başkan Safi Bey’in talimatıyla fondan çekti. Eğer yapılan iş doğruysa bu durum vatandaşa anlatılmalıydı.
4- Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş bir yıldır hem Diyanet’in hem de Vakfın başında görev yapıyor. Kendisinin başkan olduğu bir yıl boyunca Gazze ve diğer bağışlar fonda tutuldu. Bu durumda sorumlulardan birisi de Diyanet İşleri Başkanı’dır. Ancak kendisi şu ana kadar tek bir açıklama yapmadı.
“CAİZ DEĞİL” FETVASI
5- Gazze bağışlarının fona yatırıldığı haberlerinin kamuoyuna yansımasından üç gün sonra Diyanet Vakfı’ndaki üst düzey üç ismin görevlerine son verilmesinin iddiaları kabul etmek olduğunu Diyanet İşleri Başkanı hesaplayamadı. Bu durum, iddiaları daha da çıkmaz hale soktu.
6- Yatırılan fon hesabının sahibi; aileye yönelik olumsuz programlarla bilinen gündüz kuşaklarını yapan TV’lerin de sahibi. Diyanet İşleri Başkanlığı her fırsatta bu programları eleştirirken neden bu programların sahibi iş adamının fonuna bağış paraları yatırıldı bir türlü anlam veremedik. Bu fona kimler aracı oldu mutlaka açıklığa kavuşmalı.
7- En önemli konulardan birisi de fona para yatırılması fetvasıdır. Din İşleri Yüksek Kurulu “zekat ve bağışların fonda nemalandırılmasının asla caiz olmadığını” söylediği halde fona yatırım yapıldı.
HUKUKİ, DİNİ VE AHLAKİ
8- Vatandaşlar yaptıkları bağışların Gazze’ye ulaştığını düşünürken bağışların fonda çıkması dolayısıyla bir özür ve izah gerekirken bu yapılmadı. Bu işin sorumlusu Vakfın mütevelli heyetidir.
Fona yatırılan paraların sadece Gazze bağışlarından ibaret olmadığı, deprem yardımları, kurban, yetim parası ve “Hediyem Kur’an olsun” kampanyalarında biriken paraların da fona yatırıldığı iddiasının da aydınlanması gerekiyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı ülkemizin en önemli kurumlarından birisidir. Bu kuruma zarar gelmesini istemiyorsak yapılan işlerin hukuki, dini ve ahlaki açıdan sorunlu olmaması gerekiyor. Başkanlık yetkililerinin bir açıklaması olursa bunu duyurmayı da görev bildiğimi hatırlatırım.