İşte Türkiye'de havası temiz olan tek il

Türkiye'de hava kirliliği alarm veriyor. Uzmanlar, yılda yaklaşık 42 bin kişinin kirli hava kaynaklı hastalıklardan hayatını kaybettiğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine uyan Türkiye'deki tek il ise şaşkınlık yarattı.

Dünya genelinde milyarlarca insanı tehdit eden "görünmez tehlike" hava kirliliği, Türkiye'de de halk sağlığını ciddi boyutta etkilemeye devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 90'ından fazlası zehirli hava solurken, Türkiye'deki tablo da endişe verici boyutlara ulaştı.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Varol, Türkiye'nin hava kalitesi karnesini değerlendirdi. Çarpıcı veriler paylaşan Varol, Türkiye'de DSÖ'nün belirlediği limit değerlere uyan ve havası temiz kabul edilen tek ilin Hakkari olduğunu açıkladı. Hakkari dışında kalan tüm yaşam alanlarının, sağlık için risk oluşturan sınırların üzerinde kirliliğe sahip olduğu vurgulandı.

HAVA KİRLİLİĞİ İLK 5 ÖLÜM RİSKİ ARASINDA

Hava kirliliğinin sadece çevresel bir sorun değil, doğrudan bir yaşam hakkı ihlali olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Varol, acı bilançoyu şu sözlerle özetledi:

"Ülkemizde geçtiğimiz yıl hava kirliliği kaynaklı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 42 bin kişi yaşamını yitirdi. Bu kirlilik; akciğer kanseri, solunum yolu enfeksiyonları, kronik hava yolu hastalıkları ve kalp damar rahatsızlıklarını tetikliyor."

Yapılan araştırmalara göre hava kirliliği, Türkiye'de ölüme neden olan risk faktörleri arasında ilk 5 sırada yer alıyor. Fiziksel etkilerinin yanı sıra yaşam kalitesini düşüren bu sorun, uyku düzenini bozarak depresyona dahi zemin hazırlayabiliyor. İstatistiklere göre sadece İstanbul'da yılda 5 bin, Ankara'da ise 3 bin kişi kirli havaya bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor.

'KÖMÜRDEN VAZGEÇİLMELİ'

Kirliliğin temel kaynağının fosil yakıtlar olduğunu belirten Varol, özellikle ısınma, enerji üretimi ve ulaşım kaynaklı kömür kullanımının derhal terk edilmesi gerektiğini savundu. Kömürden vazgeçilmesinin; bebek ölümlerinden kronik hastalıklara, felç riskinden erken yaşta ölümlere kadar pek çok trajediyi önleyebileceğinin altı çizildi.