CHP Artvin Milletvekili Avukat Uğur Bayraktutan, 9,5 yıl CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanlığı yaptı. Parti Meclisi’nin, YDK’nın toplam 72 üyesi bulunuyordu. Yeni dönemde görev tebliğ edildiğinde bu görevi kabul etmeyen tek milletvekilinin Uğur Bayraktutan olduğunu da hatırlatalım.
CHP Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) kesin ihraç talebiyle Parti Meclisi’ne sevk ettiği 9 kişi, Parti Meclisinin bazı üyeleri Çarşamba akşamı geç saatlere kadar toplantı yaptı. Selin Sayek Böke, konuşmaları, bundan sonra ne yapılması gerektiği konusunda önerileri not aldı. Bunları Özgür Özel’e bildirdi. Gece yarısına kadar süren toplantıda görüş ortaya çıkmıştı: “İstifa edelim, Parti Meclisi toplantısına katılmayalım.” Dün yeniden bir araya geldiler. Aldıkları kararı Parti Sözcüsü Zeynel Emre açıkladı.
CHP’DEN GİTMEDİLER
Bu karar, Genel Merkezde memnuniyetle karşılandı. Gerilimli ortamda bu geliş ve oradan ayrılışlarında olumsuzluklar yaşanabilirdi. Gelişmeler, CHP’den kopma noktasına gelenlerin yeni bir parti kurmalarını zorunlu hale getirdi. Bir taraftan yeni parti kuruluşu için çalışılırken, seçime girme yeterliliği olan bir siyasi partinin de yedekte tutulması gündemdeydi.
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan beklenen, olağanüstü kurultay çağrısı yapması. Mevcut delegelerle kurultaya gidilmesi halinde, bunun yine mahkemeye taşınacağı belirtiliyor. O yüzden yeni delegelerle kurultaya gidilmesinin zorunlu olduğuna değiniliyor. Eğer bir adım atılacaksa önce Yargıtay kararının beklenmesi gerektiği anlatılıyor. Ama Yargıtay kararı beklenmeden MYK kararıyla, Parti Meclisi üyeleri kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak Parti Meclisi’ne, oradan Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderilebiliyor.
Bu nasıl iş? Konuştuğum Genel Merkez yetkilisi, “Yapılan işlem partimizin tüzüğünün işletilmesidir. Yani işletilen partinin iç hukukudur. Haklarında iddialar bulunan arkadaşların aklanıp gelmesini istiyoruz. Kurultaya mevcut üyelerle gidilmesi halinde sakatlanmış delegeyle seçime gidilmiş olur. Bu da mutlak butlan olur, yeni davalar birbirini izler” dedi.
TÜZÜK MADDELERİNE BAKALIM
CHP MYK’sı, parti tüzüğüne uygun hareket edilmeden kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak milletvekillerini Parti Meclisi’ne sevk etti. Oysa, MYK’nın böyle bir yetkisinin olmadığı belirtiliyor. Bu söylenince, hemen Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen’in “Butlan kararına uyulmalıdır” sözleri üzerine MYK tarafından ihracı yönünde karar alındığını hatırlatıyor, “Bizim de yaptığımız aynı” diyor. Aslında iki tarafın da hatalı olduğu anlaşılıyor.
İhraçların nasıl olması gerektiği konusunda hukukçu olmaya gerek yok. CHP tüzüğünün 63. maddesinde Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyeleri, TBMM üyeleri ve Büyükşehir Belediye Başkanlarının nasıl ihraç edileceği tüzükte şöyle yer alıyor:
Madde 63- “Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan ve üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Partili Büyükşehir Belediye Başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri parti meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu’nca karara bağlanır.”
Tüzükte açıkça belirtildiği gibi milletvekillerinin Yüksek Disiplin Kurulu’na sevki, Parti Meclisi tarafından yapılması gerekiyor. Oysa, burada Parti Meclisi devre dışı bırakılmış. Yani, tüzüğün gereği yerine getirilmemiş.
SIRA İL BAŞKANLARINDA
Kemal Kılıçdaroğlu’nu “Atanmış genel başkan” olarak niteleyip, genel başkanlığını kabul etmediğini açıklayan il başkanları, belediye başkanları var. Bunların da ihracı konusunda Genel Merkezde çalışma yürütülüyor. İl başkanlarının Yüksek Disiplin Kuruluna sevkinde de, tüzüğün 63. maddesinin 2’inci fıkrasının uygulanması gerekiyor. O fıkra şöyle:
“İl başkanları, İl Yönetim Kurulu üyeleri, İl Disiplin Kurulu Başkan ve üyeleri ile il ve ilçe belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Merkez Yönetim Kurulu’nun istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır.”
Milletvekillerinin Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilebilmesi Parti Meclisinin karar alması gerekiyor. İl başkanı, il yönetim kurulu üyeleri, belediye başkanlarının Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesinde ise Parti Meclisi kararı gerekiyor.
PARTİ ÜYELERİNİN DURUMU
Bunların dışında partisine gönül vermiş, üye olmuş, aidatını ödeyenler, mitinglerine yağmur, kar demeden giden, partinin omurgasını oluşturanlar var. Bazen bunlar da kızıyor, ağızlarından kötü bir söz çıktığı da oluyor. İşte onlar için de disiplin süreci işletiliyor.
Üyelerin parti suçu oluşturan eylemleri İl Disiplin Kuruluna bildiriliyor. İl Disiplin Kurulunun verdiği karar, temyiz amacıyla Parti Yüksek Disiplin Kuruluna gönderiliyor.
Süreç böyle işliyor.
Parti suçu oluşturan bu eylem, il yönetim kurulunun istemi üzerine il disiplin kurulunca karara bağlanıyor.
YARGIYA ÇOK İŞ ÇIKARACAK
“İvedi durumlarda” Merkez Yönetim Kurulu, il yönetim kurulunun tedbirlerini kullanarak, il disiplin kuruluna da sevk edebilir. 63. maddenin 5’inci fıkrası şöyle:
“İvedi durumlarda Merkez Yönetim- Kurulu, yönetim kurullarının tedbirli olarak görevden uzaklaştırma yetkilerini de kullanarak bir üyeyi yetkili il disiplin kuruluna veya doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edebilir, (06.09.2024 tarihli 20. Olağanüstü Kurultay’da değiştirilen fıkra)”
İhraç kararları yargı denetimine tabi. Prof. Dr. Süheyl Batum, CHP’den MYK’nın sevkiyle ihraç edilmişti. Batum, mahkeme kararıyla partisine dönebilmişti. Bugün yaşanan ihraçlar da büyük olasılıkla yargıya taşınacaktır. CHP’de yaşanan süreç, yargıya daha çok iş çıkaracak gibi gözüküyor.