Kadın sağlığında ‘SESSİZ’ tehlikeler
Pek çok kadın ciddi bir şikayetle karşılaşmadığı sürece kontrollerini aksatabiliyor. Dolayısıyla meme-rahim-rahim ağzı kanserleri, çikolata kisti gibi hastalıkların teşhis ve tedavisinde geç kalınıyor.
‘’Mamografi tehlikeli, kanseri tetikleyebilir’’, ‘’Ailemde kanser yok, dolayısıyla risk taşımıyorum’’, ‘’Bir şikayetim yok, bu nedenle kontrole gitmem gerekmez’’ gibi düşünceler kadın sağlığını tehlikeli bir sürece taşıyabiliyor.
“Çünkü kadın hastalıklarının birçoğu sessizce ilerliyor. Bu durum da teşhiste geç kalınmasına neden oluyor. Oysa yılda bir kez jinekolojik muayene, ultrason, mamografi ve beraberinde yapılacak testler, başta kadın kanserleri olmak üzere pek çok önemli hastalığın erken dönemde tedavi edilmesini sağlıyor’ diyen Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, sık görülen kadın hastalıklarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:
Meme kanseri
Meme dokusundaki süt kanal veya bezlerinde bulunan hücrelerin DNA’sında meydana gelen hasar, hücrelerin kontrolsüz büyüyüp, kansere dönüşmesidir. Türkiye’de yıllık ortalama 24 bin yeni meme kanseri vakası görülmektedir. Daha çok ileri yaş hastalığı olarak algılansa da her sekiz kadından birinde görülür. 40 yaş altında görülme sıklığı da gittikçe artmaktadır. Genetik, fazla kilo, hareketsizlik, sigara ve alkol tüketiminin riski artırdığı bilinmelidir. En yaygın belirtisi memede kitle, koltuk altında ele gelen lenf bezi şişlikleridir.
Mamografiden korkmayın
Kadının meme dokusunu tanıması, risk faktörlerini bilmesi, taramalarını (özellikle mamografi) aksatmaması hayati önem taşır. Mamografi sanıldığı gibi tehlikeli değildir, çekimden alınan radyasyon yaz aylarında güneşten alınan kadardır.
Kendi kendinizi muayene edin
20’li yaşlardan itibaren kendi kendinize elle muayeneye başlayın. Her ay adet başlangıcından itibaren yaklaşık 1 hafta sonra bu muayeneyi yapın. Ayakta ayna karşısında önce meme derisinde çekinti, kızarıklık, meme başlarında çökme veya akıntı olup olmadığına bakın.
Sonra sağ meme için sol, sol meme için sağ elinizi kullanarak göğüslerinizin tümünü parmak uçlarınızla yoklayın. Meme altlarını ve koltuk altlarınızı da kontrol etmeyi unutmayın. Aynı muayeneyi banyoda göğüslerinize sabun ya da vücut şampuanı sürüp, kayganlığı artırarak da yapabilirsiniz. Bu muayene sayesinde normal meme dokunuzu tanıyıp, yeni bir kitle oluşması halinde onu hemen fark edebilirsiniz.
Rahim kanseri
Kadınların üreme sistemini etkileyen en yaygın kanser çeşididir. Rahim içinde yer alan hücrelerin kontrolsüz ve anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu ortaya çıkar.
İşte Risk faktörleri:
Genetik, ileri yaş, çok sayıda doğum yapmak, erken yaşta adet görmek, geç menopoz, obezite,
hiç gebelik yaşamamak, yüksek yağlı beslenme, yumurtalık hastalıkları, sigara kullanımı ve hormon değişimleridir.
Menopoz sonrası kanamalara dikkat!
En yaygın ve ilk belirtisi anormal rahim kanamasıdır. Ayrıca dönemler arasında veya menopoz sonrasında kanamaya yol açar. Tedavisi genellikle rahmin alınması işlemi olan histerektomi ameliyatını içerir.
Çikolata kisti
Endometriozis, infertiliteye (kısırlığa) yol açan önemli nedenlerden biridir. Belirtileri; adet görememe, regl sancısı, aşırı tüylenme, sivilce ya da jinekolojik problemlerdir. Ancak hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir.
‘Regl ağrısı’ deyip de geçmeyin
Regl ağrısı çeken genç kızlarda ve kadınlarda bu sorun ağrı kesicilerle geçiştirilip, hafife alınmamalı. Mutlaka çikolata kisti varlığı araştırılmalıdır. Hastalığın erken teşhisle tedavisi mümkündür. Ancak tedavi sonrasında da düzenli takip edilmesi gerekir. Öte yandan regl dönemi, genç kız ve kadınlarda kansızlığın en önemli nedenlerinden biridir. Bu normal bir durum gibi kabul edilmemeli, tedavisi aksatılmamalıdır.
Rahim ağzı kanseri
Rahmin vajinaya bağlanan alt ve dar bölümü olan ‘serviks’ hücrelerinde başlayan ve gelişen yaygın bir kanser türüdür. Kadınlarda en sık görülen 3’üncü kanser türüdür. Genellikle ileri dönemde belirti verir. İşaretleri; cinsel ilişki sonrası, iki regl arası arası ve menopoz sonrası anormal kanamalardır.
Aşıyla korunmak mümkün
HPV virüsünün yanı sıra sigara kullanımı, zayıf bağışıklık sistemi, 5 yıldan uzun süre doğum kontrol hapı kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, erken yaşta başlayan cinsel ilişki, çok eşlilik ve fazla sayıda doğum öyküsü de risk faktörleri arasında yer alır. Önlenebilen tek kanser türüdür. HPV aşısı koruyuculuk sağlarken, yılda bir kez yaptırılması gereken PAP-Smear testi de erken teşhisle, hastalığın tedavisini mümkün kılar.
Polikistik Over Sendromu
PCOS, üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen çoğu zaman sessizce ilerleyen hormonal bozukluklardan biridir. Yumurtalıklarda çok sayıda küçük kistin oluşmasıyla karakterize edilen bu sendrom, sadece adet düzenini bozmaz, aynı zamanda metabolizma ve doğurganlık üzerinde de olumsuz etkilere yol açar.
Nasıl anlaşılır?
PCOS; genellikle adet düzensizliği, aşırı tüylenme, sivilce ve kilo kontrolünde zorluk gibi belirtilerle kendini gösterir. Uzun vadede diyabet, kalp hastalıkları ve infertilite (kısırlık) riskini de artırabileceği için erken tedavi gerektirir. Hormon testleri ve genel muayene ile teşhis edilebilir.
MİYOM
Rahmin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Ülkemizde 30-40 yaş arası dört kadından üçünde rastlanır. Çoğu kadında hiçbir belirti vermeden yıllarca sessiz kalabilir. Nedenleri net bilinmese de genetik, hormonal değişiklikler ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Belirtileri arasında anormal kanamalar, ağrılı regl dönemleri, sırt ağrısı, ağrılı cinsel ilişki, sık idrara çıkma, kabızlık ve gebelikle ilgili sorunlar yer alır. Zamanla kanserleşebilir. Hormonlardan etkilenir. Menopoz sonrası küçülebilir nadiren de büyüyerek kanserleşebilir. Teşhis, jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile konur. Düzenli doktor kontrolü ve uygun tedavi, olumsuz etkilerini ortadan kaldırır.