Kapı önüne neden tuz dökülür?
Gündelik hayatımızda sık sık karşılaştığımız davranışların önemli bölümü, arkasında batıl inanışlardan izler taşımakta. Özellikle dedelerimiz ve anneannelerimiz tarafından yapıldığını gördüğümüz dış kapının önüne tuz dökme alışkanlığı, bu durumun en bilinen örnekleri arasında yer alıyor. İşte yaşlı insanların sık sık yaptığı davranışın arkasında yatan inanış...
İnsanlar, tarih boyunca kullandıkları kıyafetler, mağaralar ve yiyeceklere ilişkin birçok yeni batıl inanış geliştirdi.
Yüzyıllardan beri insanlar tarafından bir gıda malzemesi olarak kullanılan tuz, çoğunlukla sağlığa zararlı yönleri ile ele alınıyor olsa da, geçmişte bu durum oldukça farklıydı. Tarih boyunca tuz, kutsallığın ve bereketin bir sembolü olarak görülürken, bu anlayış nedeniyle birçok dini ritüel ve batıl inanış da tuz kullanımına göndermede bulundu.
Kültürel alışkanlıkların şekillenmesinde belirgin rol oynayan tuz, herhangi bir bilimsel dayanağı olmamasına karşın günümüzde uygulanan geleneklerin merkezinde yer alıyor. Çoğunlukla yaşlı üyelerin bulunduğu muhafazakar ailelerde rastlanılan dış kapının önüne tuz dökme alışkanlığı da köklerini bu gelenekten almakta. İşte son yıllarda geleneksel değerlere önem veren ailelerde de yeniden uygulanmaya başlanan bu kültürel mirasın arkasında yatan batıl inanış...
KÖKLERİNİ ESKİ TÜRK TOPLULUKLARINDAN ALIYOR
Antik çağlardan günümüze kadar kullanılan davranış, köklerini eski Türk topluluklarından almakta. Türklerin göçebe yaşadığı dönemlerde, bozkırlarda dolandığına inanılan kötü ruhları durdurmak için çadırların girişine dökülen tuz, yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte ev kapılarının önüne taşındı.
Bugünlerde birçok spiritüalist tarafından 'evleri kötü enerjilerden temizlemek ve bedenleri negatif etkilerden arındırmak' amacıyla kullanılan tuz serpme davranışı, geçtiğimiz yüzyıllarda dünyanın çeşitli kültürlerine yayılarak benimsendi.