Karaciğeri bitiren nedenler
Yanlış beslenmeden bilinçsiz kullanılan ilaçlara kadar pek çok neden karaciğerde dönüşü olmayan hasara yol açabiliyor.
Vücudumuzun en büyük organı karaciğerin temel görevi detoksifikasyon merkezi yani vücuttan toksinleri uzaklaştırmaktır.
Karaciğer aynı zamanda metabolizmanın beynidir. Vücudun ihtiyacı olan proteinleri üretme, gıdaları işleyerek bunlardan enerji elde etme, vücudun yiyecekleri sindirmesine yardımcı bir sıvı olan safrayı üretme ve pıhtılaşmayı düzenleme gibi görevleri vardır.
Karaciğer, kendi kendini yenileme kapasitesine de sahiptir. Ancak hasar gördüğünde geri dönüşü olmayan bir yola girilir. Hasar arttıkça karaciğer, yenileme kabiliyetini yitirir. Bu kabiliyet özellikle yaşlılarda, diyabeti ya da karaciğer yağlanması olanlarda azalır. Hayata tutunmak için karaciğer nakline kadar giden bir süreç yaşanır.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Tuba Kayan Tapan, günümüzde yaygın görülen bir sorun olan karaciğer yetmezliğine karşı hayati bilgiler paylaştı…
Dr. Tuba Kayan Tapan
Doğru gıdaları tercih edin
Genel sağlığımız gibi karaciğeri korumanın ve toksinlerden arındırmanın yolu da doğru beslenme alışkanlıklarından geçiyor… Bunun için de gıda katkı maddeleri, trans yağ, mısır şurubu içermeyen, işlem görmemiş besinler tercih edilmeli. Mümkün olduğu kadar doğal, mevsiminde sebze-meyveler, baklagiller, çiğ kuruyemişler ve tam tahıllar tercih edilmeli.
- Lif metabolizmayı hızlandırır ve kan şekerini düzenler. Bunun yanı sıra ağırlık kontrolü sağlar. Böylece bel çevresinin yağlanmasını azaltır. Dolayısıyla karaciğer yağlanmasını önler. Günde 3 porsiyon sebze, tam tahıllı gıdalar ve kuru baklagiller tüketilmelidir.
- Yulaf, tam buğday, esmer pirinç, bulgur ve çavdar gibi tam tahıllı besinler yüksek lif içerikleri sayesinde karaciğer yağlanmasının kontrolünde önemli rol oynar. Bu besinler kan şekerini daha dengeli tutmaya, tansiyonu düzenlemeye ve metabolizmayı desteklemeye yardımcı olarak genel sağlık açısından da fayda sağlar.
- Günde 2 porsiyon meyve tüketmek yeterlidir; aşırısı karaciğeri yorabilir. Şeker oranı düşük meyveler tercih edilmelidir. Kivi, nar, turunçgiller ile mor ve kırmızı meyveler daha uygun seçeneklerdir. Özellikle kırmızı ve mor üzüm, içerdiği resveratrol sayesinde karaciğer sağlığını destekler.
- Bergamot, greyfurt, limon, mandalina ve portakal gibi turunçgiller, içerdikleri aktif bileşikler sayesinde radikal süpürücü, antioksidan ve iltihap önleyici özellikler gösterir.
- Brokoli, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası gibi turpgiller, kükürtlü bileşikleri sayesinde antioksidan etki gösterir ve hücre yenilenmesini destekler. Enginar da antioksidan içeriğiyle iltihap önleyici özelliklere sahiptir; karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
- Omega-3 karaciğeriniz için de tüketmeniz gereken sağlıklı yağlar arasındadır. Yeterli Omega-3 alımı için haftada en az iki gün somon, uskumru gibi balıkların tüketilmesi önerilir. Balıklar fırın, ızgara veya buğulama gibi sağlıklı pişirme yöntemleriyle hazırlanmalıdır.
Bu faktörlere dikkat!
Karaciğer yetmezliğine yol açan nedenler şöyle sıralanabilir:
- İleri yaş
- İlaçlar (Gelişigüzel, bilinçsiz ve sık kullanılan antibiyotikler, ağrı kesiciler, cinsel fonksiyon artırıcılar, özellikle internet üzerinden satılan ve kaynağı bilinmeyen bitkisel ürünler ve diyet destekleri karaciğerde hasara neden olur.)
- Açıkta satılan bitkisel çaylar, otlar, baharatlar
- Aşırı alkol
- Sağlıksız beslenme
- Karaciğer yağlanması
- Hepatit
- Siroz
- Hareketsiz yaşam
- Diyabet
- Vücut geliştirme ürünleri (Protein tozları)
Basit şekerden uzak durun
Çay şekeri, çikolata, bal, reçel, pasta, kek gibi basit şekerli yiyecekler az tüketilmelidir. Basit şekerler kan şekerinin hızlı yükselip düşmesine neden olur. Bunun yerine kan şekerinde ılımlı yükselmeye neden olan ve kan şekerinin uzun sürede istenen düzeyde kalmasını sağlayan bileşik şekerli gıdalar önerilir. Makarna, bulgur, sebze, baklagill, sütlü tatlı gibi. Bunlar da ölçülü tüketilmelidir.
Bu yiyecekler zararlı
Sağlıksız beslenme, karaciğerin en büyük düşmanlarından biri ve bu yüzden gelişen karaciğer yağlanması, önlem alınmazsa karaciğer yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Üstelik belirti de vermez. İşte uzak durmanız ve sınırlı tüketmeniz gereken yiyecekler:
İşlenmiş olanlar da riskli
- Kaymak, krema, yağlı etler ve mayonez gibi besinler doymuş ve trans yağ içerir. Bu gıdalar kilo artışına ve bel çevresi yağlanmasına yol açarak karaciğer yağlanmasını tetikler. Dolayısıyla uzak durulmalıdır.
- Kırmızı et ve organ etleri de doymuş yağ bakımından zengin olduğundan önerilmez. Bunun yerine balık ve tavuk gibi beyaz etler ile süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir.
- Sucuk, salam, sosis ve pastırma gibi işlenmiş ürünler ise yüksek sodyum, nit-rit ve nitrat içerikleri nedeniyle karaciğere zarar verebileceğinden sınırlı tüketilmelidir.
KARACİĞER SAGLIĞI
Düzenli kontrollerle erken teşhis mümkün
Karaciğer fonksiyonları yılda en az bir kez yaptırılacak basit bir kan testi ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilebilir. Risk grubundakiler daha sık izlenmelidir. Kronik yorgunluk ve halsizlik, göz aklarında
sararma, kaşıntı ve ciltte döküntü gibi belirtilerde karaciğere de bakılmalıdır.
AKLINIZDA BULUNSUN
Karaciğer sağlığınızı desteklemek için şunları da yapmayı unutmayın:
- Bol su için.
- Düzenli egzersiz yapın.
- Hepatit A ve B aşılarınızı yaptırın.
- Uyku düzenine dikkat edin
- Stresten uzak durmaya çalışın.
Karaciğeriniz yağlıysa böyle beslenin
- Yağlı karaciğer hastalarının şekerli gıdalar, fast food ürünler, aşırı meyve ve meyve suları, çikolata, hamur işleri, koyun-keçi eti, kuruyemişler, asitli içecekler, soda ve alkolden kaçınmaları önerilir. Yumurta tüketimi haftada en fazla 3 adetle sınırlandırılmalıdır. Bu gıdaların fazla tüketimi karaciğer yağlanmasını artırabilir.
- Akdeniz tipi beslenme en ideal modeldir; enginar, kabak, taze fasulye gibi zeytinyağlı sebze yemekleri, tam tahıllar ve baklagiller tercih edilmelidir. Günde 2 fincan kahve tüketimi uygun olabilir.
- Gıdalar taze ve yeni pişirilmiş olmalı, dondurulmuş ve konserve ürünlerden kaçınılmalıdır. Düzenli egzersiz önemlidir; her gün en az 30 dakika yürüyüş yapılmalı, 65 yaş üzeri kişiler için süre 15 dakika olabilir.
- Hastalar mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilerek gerekli tetkik ve takiplerini yaptır- malıdır.