Kumar sorun değil(!)

Türkiye’de kumarla mücadele denildiğinde kamu otoritelerinin aklına ilk olarak yasa dışı bahis geliyor. Operasyonlar yapılıyor, internet siteleri kapatılıyor, para trafiği takip ediliyor. Kumarla mücadele eylem planı diye önümüze yasadışı bahisle mücadele önlemleri konuluyor.

Bunların yapılması elbette gerekli.

Ama eksik olan bir şey var: Kumarın kendisiyle mücadele.

Çünkü kamu politikamız sanki “Kumar sorun değildir, yasa dışı kumar sorundur” anlayışı üzerine kurulmuş durumda.

Oysa Yeşilay’ın 2025 Türkiye Kumar Raporu, kumara başlama yaşının 15’e kadar düştüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay ayrıca yasal ve yasa dışı ayrımı yapılmaksızın kumarın halk sağlığı perspektifiyle ele alınmasını ve kumar reklamlarının alkol ve sigarada olduğu gibi tamamen yasaklanmasını öneriyor.

Duyan var mı? Duymak istemeyenden daha sağır yok. Duymuyorlar.

Rakamlar aslında kamu politikasının hangi yöne gittiğini açıkça gösteriyor.

2019’da 1.7 milyar lira olan Şans Oyunları Vergisi tahsilatı, 2025’te 55.5 milyar liraya yükseldi. Yani yaklaşık 35 katlık bir artıştan söz ediyoruz. Aynı dönemde toplam vergi gelirlerindeki artış yüzde 1.540 iken, Şans Oyunları Vergisi yüzde 3.204 arttı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verileri de 2025 yılında Şans Oyunları Vergisi tahsilatının 55.548 milyar liraya ulaştığını ve bir önceki yıla göre yüzde 51.4 arttığını doğruluyor.

Devletin kumar hesabı

2026 yılının ilk yedi ayındaki Şans Oyunları Vergisi tahsilatı 44.2 milyar lira oldu. Yıl sonu hedefi 67.1 milyar ama görünen o ki yıl sonu gerçekleşmesi 75 milyar lira civarında olacak. Hedefi de aşacak.

Sevinmeli miyiz?

Maliye Bakanlığı bu rakamla gurur mu duymalı?

Yoksa “Bu kadar insan neden daha fazla kumar oynuyor” diye sormamız mı gerekiyor?

Kumarhane ceplere girdi

Milli Piyango özelleştirmesi bu çelişkinin en çarpıcı örneklerinden biri.

Türkiye Varlık Fonu’nun 2019’daki açıklamasına göre yeni modelde 2018’de 3.4 milyar lira olan Milli Piyango hasılatının 2020’de en az 9.32 milyar liraya çıkarılması taahhüt edildi. Fon bunu “ciro üç katına çıkacak” diye duyurdu.

Yani başarı ölçüsü kumarın azalması değil, hasılatın artmasıydı. Sonrasında bayi ağı genişledi, çevrimiçi oyunlar ve reklamlarla kumara erişim kolaylaştı. Bugün kumarhanenin kapısını aramaya bile gerek yok. Kumar, cep telefonunun içinde. Gazinolar, kumarhaneler 7/24 emrinize amade.

Bir tarafta yasak, diğer tarafta reklam

Daha büyük çelişki ise burada.

Yasa dışı bahis reklamı yapan suçlanıyor. Ama yasal bahis şirketleri spor kulüplerine sponsor olabiliyor, formalarında yer alabiliyor, spor yayınlarının ve stadyumların çevresinde görünür olabiliyor.

Gençlerin futbol izlediği ortamda bahis reklamı bulunuyor.

Sigara ve alkol için “Reklam tüketimi teşvik eder” denilerek çok sıkı kurallar uygulanırken bahis konusunda neden aynı halk sağlığı yaklaşımını görmüyoruz?

Devletin lisans vermesi kumarı bağımlılık yapmayan bir faaliyete dönüştürmez. Sadece kumarın vergisini kimin alacağını değiştirir. Spor Toto verisi de düşündürücü. Veri madenciliği ile ulaştığımız verilere göre 2003’te 17 milyon dolar olan Spor Toto’nun yıllık satış hasılatı, 2024 sonunda ortalama kur üzerinden 17.7 milyar dolara yükseldi. Artış yüzde 104 bin.

Bu olağanüstü büyümeyi yalnızca ekonomik başarı olarak mı değerlendireceğiz? Hasılat artarken bağımlılık artıyorsa, borçlanan aileler çoğalıyorsa, gençler daha erken yaşta kumarla tanışıyorsa ortada yalnızca bir “başarı” değil, ağır bir toplumsal maliyet vardır.

Nitekim Yeşilay’ın YEDAM verilerine göre kumar nedeniyle başvurular 2022’de 3.006 iken 2025’te 5.748’e çıktı. Üç yılda yaklaşık yüzde 91’lik artış söz konusu. Başvuruların yüzde 36.7’si 20-30, yüzde 43.4’ü 30-40 yaş grubundan geldi.

Anlayın artık: Sorun kumarın kendisi

Yasa dışı bahisle mücadele edilsin. Ama mesele orada bitmesin.

Kumar; yasalı, yasadışı, sanalı, fiziki, “şans oyunu” ya da “bahis” adıyla birbirinden kopuk dosyalar halinde değil, bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı.

Çünkü ruhsatlı sigara zararsız olmadığı gibi ruhsatlı kumar da zararsız değildir.

Devletin görevi, daha fazla insanın kumar oynamasını sağlayarak daha fazla vergi toplamak, bazı şirketlerin kasasını doldurmak değil, insanları kumarın zararlarından korumaktır.

Öyleyse soruyu artık açıkça soralım:

Ülke yönetimindekiler kumarla gerçekten mücadele mi ediyor, yoksa yalnızca kendi denetimi dışındaki kumarla mı mücadele ediyor?

Çünkü görünen o ki; kumar sorun değil(!)

Kamu otoritelerinin sorunu yasa dışı kumar.

Oysa toplumun sorunu kumarın kendisi.

Yazarın Diğer Yazıları