TRAFİK para cezaları, özünde trafik güvenliğini sağlamak amacıyla kuralları ihlal edenlere uygulanan bir parasal yaptırım türüdür. Ancak son dönemde trafik para cezaları Hazine’nin kasalarını dolduran bir nitelik kazanmaya başladı. Bütçe hedefini sürekli aşan tahsilat Trafik para ceza tahsilatı gerçekleşmeleri önümüze ilginç bir tablo koyuyor. İstisnasız her yıl hedefi aşan tahsilat rakamları ile maliyecilerin yüzünü güldüren bir tablo bu. 2018 yılından bu yana trafik para cezaları bütçe hedef ve gerçekleşmelerinin yer aldığı aşağıdaki tablodan görüldüğü üzere, her yıl bütçede öngörülen hedef aşılmış. Örneğin 2024 yılında 20.5 milyar lirac hedef konulmuş ama gerçekleşme hedefin %212.4 düzeyinde 43.6 milyar lira olmuş. Hazine ve Maliye bürokratları bile bütçe gelir hedefi öngörülerinde bu denli artışı hayal edememişler. Tahsilat yedi yılda 23.7 katına çıktı Trafik para ceza tahsilatındaki yıllar itibarıyla meydana gelen artış dudak uçuklatıyor. 2018 yılında toplam tahsilat 2.9 milyar liraydı. 2025 yılı tahsilatı 23.7 katına çıkarak 69.6 milyar lira oldu. Pek çoğunuz, “Ozan Hocam, aynı dönemde yüksek enflasyon yaşandı. Bunun nedeni enflasyon olamaz mı?” diye sorabilirsiniz. Hemen cevaplayalım. Aynı dönemde TÜFE endeksindeki değişim ise sadece 8.9 kat olarak gerçekleşmiş. Dolayısıyla trafik para cezalarındaki artışı enflasyonla açıklamak mümkün değil. Enflasyonun katbekat üzerinde bir artış söz konusu olmuş. Para cezaları 2026 yılında vites yükseltti 2026 yılı verileri daha da çarpıcı. Yıllardır kartopu gibi büyüyerek gelen trafik para ceza tahsilatı 2026 yılında yeni bir rekora doğru koşuyor. 2026 yılı trafik para cezası tahsilat gerçekleşmeleri; - Ocak ayında 5.9 milyar lira, - Şubat ayında 5.8 milyar lira, - Mart ayında 7.2 milyar lira, - Nisan ayında 8 milyar lira, - Mayıs ayında 7.1 milyar lira, - Haziran ayında 9.3 milyar lira, - Temmuz ayında 9.4 milyar lira. Yedi aydaki tahsilat 52.6 milyar lira olmuş. Bütçe hedefi 73.4 milyar lira. Önümüzdeki beş aylık dönemde Haziran-Temmuz dönemindeki aylık 9 milyar lirayı aşan performans devam ederse yıllık tahsilatın 100 milyar liraya dayanması mümkün. Böylece bu yıl da hedefin çok üzerinde bir tahsilat söz konusu olacak. Sabit ceza zengine vız geliyor, yoksula yıkım oluyor İşin bir diğer kritik boyutu ise anayasal eşitlik ve adalet ilkesidir. Mevcut sistemde sabit tutarlı para cezaları düşük gelirliler için bir yıkım olurken; ultra lüks araç sahipleri için ise pek bir önem arz etmiyor. Nitekim Finlandiya, İsviçre ve Almanya gibi gelişmiş ülkelerde uygulanan ve sürücünün günlük gelirine endeksli (day-fine) sistemi getirilmediği müddetçe, sabit cezalar zenginler için pek caydırıcı olmayacak. Trafik cezasını bütçenin can simidi görme kolaycılığından vazgeçip, adil ve gelire orantılı modern denetim sistemlerine geçmek hem Hazine’nin niyet samimiyetini gösterecek hem de trafiği gerçekten güvenli kılacaktır. Tahsilat artışı 24 kata çıktı, kazalar ve can kayıpları azaldı mı? Para cezalarının artışı trafikte kazaları azalttı mı? TÜİK’in Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri pek de öyle demiyor. 2018-2025 döneminde ceza tahsilatı 2.9 milyar liradan yaklaşık 70 milyar liraya çıkarken; aynı dönemde toplam kaza sayısı 1.2 milyondan 1.55 milyonun üzerine çıktı. Şayet bu cezaların temel gayesi iddia edildiği gibi “trafik güvenliğini sağlamak ve can kaybını önlemek” olsaydı, tahsilattaki bu astronomik artışın kaza bilançolarına da somut bir düşüş olarak yansıması gerekmez miydi? Cezadan muaf olanlara ne demeli? Bazı kırmızı plaka sahiplerinin ve imtiyazlı kesimin trafik kurallarını ihlalleri durumunda cezasız kalmalarını trafik güvenliği ile izah edebilir misiniz? Hız sınırı saatte 110 kilometre olan bir yolda yanınızdan 250 kilometre hızla geçen trafik cezasından muaf tutulan birinin trafik güvenliğini, kendisinin ve diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmadığı iddia edilebilir mi? Her yerde olduğu gibi trafik para cezalarında da adalet, orantılılık, eşitlik, amaca uygunluk gibi ilkelerin uygulanmasının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.