Adı Süper, transferleri de adını aratmayan türden ligimizde bir şeyler akla oturmuyor gibi. Marka değerini artırmak adına yapılan hamleler yüzeysel bakınca çok güzel. Peş peşe açıklanan dünya yıldızları, kağıt üzerinde konsol oyunlarda yapılabilecek düzeyde kadrolar ve esame listesinde ismini okurken bile heyecan yaratan futbolcular bir arada.
Güncel ekonomide işin mali boyutuna bakınca gelir-gider dengesindeki uyumsuzluk tat kaçırıyor. Burada kulüplerin yüksek maliyetli hamlelerini katiyen hedef göstermiyorum. Dünyanın en iyi ligleri ile mücadele edecek kadrolar kurmak, Türkiye'yi sporcular için cazibe merkezi haline getirmek istemeleri çok normal. Ancak bu isteği gerçeğe çevirirken gerçeklikten de kopmamak lazım.
Geçtiğimiz yıllarda, Osimhen, Kante, Sane, Ederson, Savic gibi isimler, bu sezon Trossard, Greenwood, Salah gibi dünya yıldızları Süper Lig'e geldi. Bu isimleri ligimize dahil etmek için büyük bir ekonomi yaratıldı. Süper Lig'deki 18 kulübün futbolculara şimdilik ödeyeceği maaşlar, imza paraları ve bonservisler dahil toplam harcama tavanı 35 milyar 90 milyon TL (Güncel kurla yaklaşık 659,46 milyon euro). Dünyadaki futbol ekonomisine bakınca buraya kadar her şey normal. Ancak dünyadaki örneklerine bakınca yapılan yatırımın karşılığı pek de alınmıyor.
Süper Lig'de ürün satışı, kombine satışı, maç günü ve stadyum gelirleri, dünyadaki örnekleri ile mukayese edilebiliyor. Ama en büyük gelir kalemi olan yayın gelirinde işler hiç de iç açıcı değil. Süper Lig yayın ihalesi yıllık 180 milyon dolar (KDV dahil 218,4 milyon dolar) seviyesinde ve bu sene anlaşmanın son yılına girildi.
Bir takım, Süper Lig'de tüm maçlarını kazanarak şampiyon olsa, güncel yayın geliri dağıtım modeline göre toplamda 728,2 milyon TL ile 747,5 milyon TL arasında gelir elde edebiliyor. Bu da demek oluyor ki; Süper Lig, gelir sıralamasında dünyanın ilk 10 liginin dışında kalıyor.
Yayın gelirinde 1 numara olan Premier Lig ile 23.6 kat, ikinci sıradaki LaLiga ile 12.1 kat ve 3. sıradaki Bundesliga ile 7.5 kat yayın geliri farkı bulunuyor. 5 büyük lig içinde yer alan Serie A ile 6.6 kat, Ligue 1 ile ise 4 kat gelir farkı var. Avrupa dışına baktığımızda ise MLS, Brezilya Serie A, Suudi Arabistan ve Meksika Ligi bu alanda önümüzde yer alıyor.
Harcama konusunda bu liglerden alta kalır yanımız yok. Ancak gelir yaratma konusunda aynı çabayı göstermemek ileride dönüşü olmayan ekonomik gedikler açar. Her transferin altından çıkan siyasiler, yayın geliri konusunda da adalet terazisini gözeterek bir hamle yapmazsa; bugün transferde yaptıkları 'iyilik' birkaç sene sonra geri dönülemez bir 'kötülük' olarak hatırlanabilir.