Sevgili okurlarım Türkiye’de siyaset giderek kızışıyor. Hep söylüyorum, akıl almaz olaylar yaşıyoruz...Ve daha nicelerini yaşayacağız.
Peki ama böyle bir ortamda bizim medyanın durumu ne?
Bu sorunun yanıtını bilmek önemli çünkü medya, dünyanın her yerinde olduğu gibi bizim memlekette de milyonlarca insanı etkileyen bir güç.
Başka yerleri bırakıp kendimize bakarsak karşımıza üç cins medya çıkıyor.
-Kendini güce ve iktidarlara satmış olanlar.
-Para ve hapis cezaları dahil her şeyi göze alan ve yayınlarını korkusuzca sürdürenler.
-Magazin medyası. Onlardan söz etmenin anlamı zaten yok.
Hemen belirteyim, eskiden ‘medya’ diye bir sözcük yoktu. Onun yerine sadece gazetelerden oluşan ‘basın’ vardı.
Yıllar geçti, yazılı basın olayına daha sonra sırasıyla radyo, televizyon, internet ve bir de ‘sosyal medya’ eklendi.
★★★
Şimdi bizdeki medya olayına bir bakalım...
Medyamızın büyük çoğunluğu iktidara yakın kuruluşlardan oluşuyor. İktidar elindeki bu kuşu kaçırmamak, ya da yerine yenilerini eklemek için önlemler alıyor, her birini ayrı ayrı besliyor...
Ve adına yandaş medya denilen hikaye böyle oluşuyor.
Bizde bu işin en büyük önderliğini adına TRT denilen devlet kuruluşu temsil ediyor. Bir devlet kuruluşu olmasına karşın tam anlamıyla iktidarın borazanı. Milletin parasıyla elde ettiği bu sonsuz gücü sadece ve sadece borazanlık yapmak için kullanıyor.
Çoğu torpilli olan binlerce kişiyi çalıştırıyor, her yıl milletin yüz milyarlarca lirasını harcıyor, hiç utanmadan ve sıkılmadan sürekli AKP propagandası yapıyor.
(Unutmayalım, TRT’nin tam 16 ayrı kanalı var.)
★★★
Doğrudan AKP’ye çalışan bazı haber kanallarının bazıları:
CNN-Türk, NTV, Habertürk, ATV, Beyaz TV, Akit TV, Ülke TV, TGRT, TV 100,
Bunların tamamı AKP’nin beyin yıkama gücü olarak görev yapıyor.
Sadece bunlar mı? Hayır, Bunlar gibi daha yüzlerce var.
Bazıları şeriat düzeni istiyor ve hepsi Recep Tayyip’e övgüler düzüyor.
Şimdi bunların her biri ayrı ayrı Kemal Kılıçdaroğlu yandaşı oldu. KK’ya eskiden dümdüz giderlerdi ama şimdi koşullar değişti.
Ona her saat övgüler yağdırıyorlar.
(Yukarıda verdiğim isimler elbette eksik. Tamamını yazmaya niyetlensem bir cilt kitap olur!)
★★★
Gelelim bizim medyadaki AKP yandaşı gazetelere!
Hürriyet, Milliyet, Sabah, Star, Yeni Şafak, Türkiye, Akit...
Bunların ağa babası Hürriyet.
Bu gazetenin sahibi, aynı zamanda CNN-Türk’ün de sahibi olan Yıldırım Demirören.
Bu şahsın devletin Ziraat Bankasına 800 milyon dolar kredi borcu var. Bir türlü ödemiyor ama yine de hakkında hiçbir işlem yapılmıyor çünkü iktidarın amansız destekçisi.
Meclis’te bile soru önergelerine konu olduğunda iktidar kesiminin verdiği gülünç yanıt hep ayrı:
“Ticari sırdır, açıklanması mümkün değildir!”
Yılların Milliyet gazetesi şu anda sadece 15 bin satıyor. Hürriyet derseniz rahmetli patronumuz Erol Simavi döneminde 600 bin satardı.
Şimdi bu rakam sadece 25 bin dolaylarında!
Yine de en çok satan yandaş unvanını koruyor! Yazıklar olsun bu iki gazeteyi bu durumlara düşürenlere.
Öteki yandaşları soracak olursanız, onlar bu rakamlara bile erişemiyor.
★★★
Peki Türk medyasında muhalefet yapan, boyun eğmeyen televizyon kanalları hangileri? Sayıları çok az.
Sözcü TV, Halk TV, Oda TV, Koza TV, Meltem TV.
Gazetelere gelince, en çok satan gazete SÖZCÜ ve Korkusuz.
Bizi Sabah, Nefes, Posta, Hürriyet ve Cumhuriyet izliyor. Ötesini yazmaya bile gerek yok çünkü sıfıra yakın.
Bugün size Türk medyasının genel görünümü eksik bile olsa çok özetle verdim.
Kahraman Kemal!
Sevgili okurlarım, biz toplum olarak bazı konulara çok meraklıyızdır! Onlardan biri de bazı kimselere hak etmedikleri unvanlar vermektir.
Şimdi Apo’ya bile Bahçeli’nin önerisiyle unvan vereceğiz.
KK bugün genel merkez binasının önünde halka hitap edecek. Bu amaçla gerek binanın önüne ve gerekse Ankara’nın çeşitli yerlerine büyük boy afişler asıldı:
“Yalnız değilsin. Seninleyiz kahraman Kemal.”
Kusura bakmayın ama kafamda bir soru belirdi.
“KK’nın bu ‘kahramanlığı’ acaba nereden kaynaklanıyor?”
★★★
Kahraman olmak öyle kolay bir iş değildir.
Bu amaçla hazırlanan afişler ve üzerindeki yazılar baskıya verilmeden önce kendisine gösterildi....
Ve beyefendi bu kahraman sözcüğüne itiraz etmedi. Tam tersine memnun oldu ve afişler baskıya verildi.
Böylece yeni bir kahraman kazanmış olduk.
Hayırlı olsun, başarılar dilerim.