Merdan Yanardağ: Dürüst kalem!

Çok sayıda yazar, “Merdan Yanardağ ile ilgili aydınlatıcı yazılar” yazdılar. SÖZCÜ’nün kurucu yazarlarından Rahmi Turan da Merdan Yanardağ’ın hukuka uymayan gerekçelerle hapse konulduğunu çok net anlatan yazıları kaleme aldı.

Merdan Yanardağ:

Dürüst kalem!

***

Yeni bir gazete çıkartmaya karar verdiğinde beni aramıştı. Sultanahmet’te buluşmuştuk. “Türkiye’de basının bütünüyle iktidar maşası olmaya doğru gittiğini, bunun da gazeteciliği yok edeceğini, halkın dikkat, idrak, algısının esir edileceğini, bu gidişe karşı direnmek gerektiğini” söylemişti. Ben o sırada SÖZCÜ ile anlaşmış, yazmaya başlamıştım. SÖZCÜ de “kalemlerin iktidara satılmasına karşı” bir yayım çizgisi izliyor; “Anlaşmayı bozar senin gazetene gelirsem bunu okura anlatamam” dedim.

Hayat ne gösterir!

İlerde belki buluşuruz!

El sıkıştık, kucaklaştık.

***

Neredeyse 20 yıla yaklaşıyor. O günden beri Merdan Yanardağ’ın, “iktidarın baskısına, parasına, her türlü yıldırıcı, korkutucu gücüne karşı bağımsız bir gazetecilik yapma ve ayakta kalma çizgisini” izliyorum. Dediğini yaptı. Önce gazete çıkardı ardından TELE1 adlı kanalı kurdu. Kalemini iktidara ya da mafyaya veya sermayeye kiralamayan gazetecileri bir araya getirdi.

TELE1, ayakta kaldı.

***

Merdan Yanardağ, devlet kaynağından, iktidar havuzu parasından, devlet bankaları reklamlarından, büyük ihaleleri alan iktidar yandaşı holdinglerin ilan pasatasından güç alan iktidar basınının tersine, halktan gizlenenleri, saklananları yazıp, söyleyebilen “gerçek gazeteciliği ayakta tutacak formülü” uyguladı.

***

Kurduğu TELE1, var olabilmek için sadece ve sadece izleyiciye, halka dayanmak zorundaydı. İzleyici TELE1’e yeterli sayıda (reyting) beğenisi ve aktif destek sununca; ilan ve reklam gelirleri onu ayakta tutabiliyordu. Bu gelir hem TELE1’in yayım giderlerini, hem çalışanların maaşını, hem devletin vergi payını karşılıyordu.

***

Merdan Yanardağ, böylece birlikte olduğu gazetecilerle susturulamaz, satın alınamaz, iktidarın diz çöktürme yönetimine eğilmez, bükülmez oldu. En çok izlenen dört büyük haber kanalı arasına TELE1 de girdi. Bel aşağı vuruşlar, çürütmecilik, itibar suikastı başladı. Suçsuz insanları lekeleme ve muhalefet yazısı yazanı kirli gösterme çarkı Merdan Yanardağ’ı da hedefine aldı.

***

Önce 2023 yılında TELE1’de yaptığı programlar sırasında söylediği cümlelerden ötürü; “terör örgütü propagandası yapıyor” diye hapse atıldı. 110 gün hapis yattı. Mahkeme ona 2 yıl 6 ay hapis kararı verdi fakat aynı gün tahliye edildi. Çünkü davanın bir de üst mahkeme süreci vardı, Merdan Yanardağ suçlu görülmeyebilirdi.

***

Merdan Yanardağ, daha sonra yeniden 2025 yılı Ekim ayında; Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte; “yabancı devletler lehine bilgi temini yani siyasal casusluk yapmak” suçlamasıyla yeniden hapse konuldu. Davası henüz duruşma aşamasına gelmediği için 193 gündür tutuklu.

3 gün kaldı.

Dava başlayacak

***

Fakat bu ne kindir?

Dava sonucunu beklemeden iktidar yani TMSF, TELE1’i 28 milyon TL gibi, İstanbul’da bir daire fiyatına, satışa çıkardı. Bu para TELE1’in 3 aylık işletme gideri ile çalışanlarının 5 aylık maaşından daha az. Belli ki, bağımsız bir kalemi kırma, gizlenenleri açıklayan bir TV kanalını, sahip değiştirerek, yok etme kararı alınmış, uygulanıyor.

***

Merdan Yanardağ, “Daha önce TMSF’nin ihale satış fiyatının 15 katı (420 milyon TL) teklif geldi. Satmadık. Satsaydık ben tutuklanmayabilirdim” diye açıklama yaptı. Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı gibi aynı çizgide kalemleri susturdukça ülkede yolsuzluk ve çürüme tavan yapıyor, yozlaşmış politikacı sayısı da artıyor.

Merdan Yanardağ:

Dürüst kalem!

Yazarın Diğer Yazıları