Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan önce de girdiği her seçimi kazanan ve 27 yıldır belediye başkanlık görevini yürüten Muhittin Böcek, rüşvet iddiasıyla 5 Temmuz 2025’ten bu yana tutuklu. Davasının ikinci celsesi 4 Mayıs 2026’da başlayacak. Rahatsızlıkları nedeniyle çok sayıda ilaç kullanmak zorunda kalıyor.
Geçen Ekim ayında, Muhittin Böcek’in “İtirafçı” olacağına ilişkin haberler üzerine Böcek, 30 Ekim 2025’te el yazısıyla şu açıklamayı yapmıştı: “Hepinizin bildiği gibi Covid sürecinde 108 gün yoğun bakımlarda kalmıştım. Şu anda günde 15 ilaç kullanarak ayakta durabiliyorum. Ciddi sağlık sorunlarım varken asılsız bu haberler beni üzüyor. Haberlerde bahsedildiği gibi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmayla ilgili herhangi bir müracaatım olmamıştır. Muhittin Böcek- Herkesin Başkanı”
MİLLETVEKİLLERİNE SAMİMİ ANLATIM
Geçen Çarşamba günü yapılan son duruşmada, tutuklu beş sanıktan üçü serbest bırakıldı (sonra birisi tutuklandı). Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek hakkında “Tutukluluğunun devamı” yönünde karar verildi. Baba-oğul cezaevine götürüldüğünde, CHP Antalya Milletvekillerinden Cavit Arı, Sururi Çorabatır, Aliye Coşar ve Mustafa Erdem de cezaevine ziyaretine gittiler.
Bazı yayın organlarında ve son olarak da Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından, Böcek’in CHP’nin bazı yetkililerine rüşvet verdiği iddiaları gündeme getirildi. Milletvekilleri bu iddiayı ve itirafçı olacağına ilişkin ileri-geri konuşulanları, haberleri, HTS kayıtlarını sordu. Cezaevinde yaptıkları görüşmeyi, Antalya Milletvekili Cavit Arı SÖZCÜ’ye şöyle anlattı:
PARA DEĞİL, PROJE KONUŞTUK
“Sorularımız üzerine Muhittin Başkan da gayet samimi bir hava içerisinde (Bir insan bir şeyi uydurmaya çalışır da ona göre anlatır ama bu öyle değildi) anlattı. O süreçte bir defa Manisa’ya gittiğini belirtti ve o gidişiyle ilgili olarak Muhittin Bey bize şunları anlattı: Genel başkanın ricası üzerine rahmetli Ferdi Zeyrek’in seçim kampanya sürecinde projelerimden, şehirde daha pratik sonuçlar doğuran, vatandaşla daha direkt temas eden projelerimi Ferdi Zeyrek’e anlatmamı istedi.
Bir ekip olarak Manisa’ya gidip projelerimi Ferdi Zeyrek’e anlattım. Yanımda çalışan bir arkadaşımız ve iki güvenlikçi vardı. Hatta iki de polis bulunuyordu. O kadar insanın arasında para alış-verişi mi yapılırmış.’
ASLA KABUL ETMİYORUM
Bir de şu var: Söylenen rakamlar afaki, uçuk rakamlar. Söylenenlere göre Özgür Özel’e 20 milyon dolar, Ekrem İmamoğlu’na 12 milyon dolar verilmiş. Bu kadar parayı Muhittin Bey’in bulması mümkün değil. Adamın öyle bir parası da yok, hem de öyle bir para verilmişliği de yok. Para verildi iddiasını asla kabul etmiyor. Bize, samimi olarak anlatırken ‘Manisa’ya genel başkanın ricası üzerine proje paylaşımı için gittiğini, Manisa’nın meşhur köftecisinde köfte yediklerini’ bile anlattı.
Bunları uydurma vaziyetiyle değil, inanın çok samimi bir biçimde anlattı. Şunu da söyleyeyim benim bildiğim Muhittin, aday olabilmek için kimseye para vermez. Aday olmak için oraya para verdi buraya para verdi mümkün değil.”
Muhittin Bey, iddialara karşı yazılı bir açıklama yapar mı bilemem ama mektubunda neler yazacağını da merak ediyorum.
YETKİ VERİLMEDEN TAPU KAYITLARINA GİREN İZ BIRAKIR
Bu köşede, “Tapu bilgileriniz kimlerin eline geçti?” başlıklı yazım 2 Nisan 2023’te yayımlanmıştı. O yazımda, çalınan verilerin, çıkar karşılığı belli grupların yazdığı ya da yazdırdığı yazılımla, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) verileriyle ilişkilendirilip tüm mülkiyet, adres ve nüfus bilgilerine ulaşılıyor. Bu verilerin ışığında sahipsiz kalan taşınmazları üzerlerine geçiriyorlar.
Türkiye’de taşınmaz kayıtları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün sistemi olan TAKBİS üzerinden tutulur. Kurumlar ise bu verilere TAKPAS sistemi aracılığıyla, sınırlı yetkiyle erişir. Yani yetki verilmeyen kişinin başkasının mal varlığını sorgulayamaz.
KOOPERATİF ÜZERİNDE GÖRÜNÜR
Peki bu sistem neyi gösterir? Sadece tapuya kayıtlı taşınmazları. İşte kritik nokta da burada başlıyor. Çünkü Türkiye’de çok yaygın kullanılan bir yöntem var: Kooperatif hissesi. Birçok villa ve site projesinde, özellikle bilinçli olarak kat mülkiyeti kurulmaz. Taşınmaz, tapuya bireysel olarak işlenmez. Bunun yerine kişiler kooperatif hissesi sahibi olur.
Bu ne demek? Bir kişi aslında bir evin sahibidir ama bu durum tapu kayıtlarında görünmez.
Alım-satımı tapu devriyle değil, kooperatif yönetimi üzerinden, taraflar arasında yapılan sözleşmelerle yapılır. Bu uygulamayla mülkiyet şeffaflığı ortadan kalkar, denetim zorlaşır, istenirse mal varlığı gizlenebilir. Yani binalar tamamlandığı halde ferdileşip tapusunu almayan kooperatiflerin yöntemi ile taşınmazların alım- satım işlerinden elde ettiği vergi harç bedellerinden Devlet mahrum kalır. Bu sistem mal varlığını gizlemek adına halen kullanılıyor.
DEVLETİN HAFIZASI ORADADIR
Eğer bir taşınmaz el değiştirmişse, aktif kayıtlarda görünmez. Bunlar ancak geçmiş satış kayıtlarında, yani pasif kayıtlarda ortaya çıkar. En güvenilir kaynak tapu kütüğüdür. Çünkü dijital kayıtlar teorik olarak değiştirilebilir. Ama tapu kütüğünü silmek, yok etmek mümkün değil.
Tapu kütüğünde bir taşınmazın el değiştirmesi durumunda eski sahibinin, üzeri yazılar okunacak şekilde kırmızı kalem ile tek çizgi çekilerek bu kişinin taşınmazı sattığı veya öldüğü için mirasçılarına geçtiği anlamına gelir. Yeni sahip tapu kütüğünün en son boş hanesine yazılır, böylelikle mülkiyet hakkını elde etmiş olur. Devletin hafızası oradadır.
GİZLİLİK TAAHÜT BELGESİ
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan TAKBİS ve TAKPAS sistemleri üzerinden taşınmaz kayıtlarına erişim belediyeler, bankalar, icra daireleri, mahkemeler, Sayıştay, valilikler, kalkınma ajansları gibi kurumlara, ihtiyaçları doğrultusunda sınırlı ve sözleşmeye dayalı erişim yetkisi ile açılıyor. Ancak bu sistemler sadece tapuya kayıtlı mülkiyetleri gösteriyor.
Hangi personel kullanacaksa “Gizlilik Taahhüt Belgesi” imzalatılıyor. TAKPAS sistemine erişen kurum ve personelin yükümlülükleri bu belgede açıkça ortaya konuluyor. Buna göre erişim yalnızca kurumun görev alanı, tanımlı hizmetleri ile sınırlı. Elde edilen veriler başka amaçla kullanılamaz, üçüncü kişilerle paylaşılamaz. Kurumlar, veri güvenliğini sağlamak için yetkisiz erişimi engellemek, alt kullanıcıları denetlemekle yükümlü.
YAŞINI MERAK EDİNCE
TAKPAS sistemi üzerinden yapılan tüm işlemlerde kullanıcı adı, IP adresi, tarih, saat bilgileri kayıt altına alınıyor. Dolayısıyla bir kişinin taşınmaz bilgilerinin kim tarafından, ne zaman sorgulandığı istenildiğinde hemen belirlenebiliyor.
Doğu’nun bir ilçesinde yaşanan bir olayı hatırlatayım. Görevli, bir sanatçının yaşını merak etmiş sisteme girip bakmış. İşte bu yüzden ceza verildi.