New York gezisinde bir Cumhurbaşkanı!

Sevgili okurlarım, Recep Tayyip’i birkaç gün önce büyük umutlarla New York’a uğurladık. Orada her yıl eylül ayında yapılan BM (Birleşmiş Milletler) toplantısına katılacak, bütün dünyaya ses verecekti!

Bu gezi Türkiye açısından çok önemliydi. BM toplantısına her yıl katılan 200’e yakın ülkenin devlet ve hükümet başkanları orada bir konuşma yapar.

Nitekim bizimki de katıldı ve BM kürsüsünde konuştu. Konuşmasını her yıl olduğu gibi yine Türkçe yapmak zorundaydı ve öyle yaptı!

Bizim yandaş basının tantanası geziden önce başlamıştı.

Recep Tayyip o kürsüde fırtınalar estirecek, bütün dünyaya muhteşem mesajlar verecekti.

Ama daha da önemli bir umut vardı:

Trump o yoğun ortamda bile kendisini Beyaz Saray’da kabul edip görüşecekti! Böyle bir durum Allah’ın her kuluna nasip olmazdı!

Bu kabulün gerçekleşmesi özellikle bizim için çok önemliydi.

Recep Tayyip o kabulde Trump’a ve bütün dünyaya öyle mesajlar verecekti ki, yer gök yerinden oynayacaktı!

★★★

New York’ta karşılandı. Karşılamaya gelen bizim temsilcilere sorduğu ilk soru şu oldu:

“Son durum ne, kabul edecek mi?..”

“Efendim galiba etmeyecek. Öyle anlaşılıyor.”

Bu durumda kafilesiyle birlikte Türk Evi’ne gitti. Kapıda özel olarak seçilmiş 50 kadar özel vatandaş bekliyordu. Verilen işaret doğrultusunda bunlar alkışladı!

Sonra aynı toplantıya katılmak için gelen birkaç hükümet başkanıyla görüştü, iş insanları tarafından verilen yemeğe katıldı.

Ancak Trump olayı kafasını bozuyor ve çevresine dert yanıyordu...

“Ne demek yaa kabul etmemek, bizi kabul etmezse kimi edecek yani!”

Bu arada bizimkine teselli armağanı olarak Trump’ın bir görüntüsü piyasaya sürüldü.

“Erdoğan benim yakın arkadaşım. Çetin biri. Onunla uğraşamazsınız. Gerçekten serttir. Harika bir adam.”

★★★

Fakat doğruyla yalanı ayıramayan bizim yandaş medyada yayınlar hemen başlatıldı...

“Trump Erdoğan’a övgüler düzdü. Helal olsun Trump’a!..”

Bu arada bizler, New York meydanlarında ve caddelerinde düzenlenen şov güldürüsünü izliyorduk. (Fotoğrafları dün bizim gazetede yer almıştı.)

Geçmiş yıllarda düzenlenen şovların aynısı...

Yüzlerce araç, özellikle kamyonlar, kamyonetler ve taksiler kiralanmış, üzerlerine Tayyip’in resimleri asılmış, New York caddelerinde turluyordu.

Bu işin maliyeti milyonlarca dolara ulaşmıştı.

Burada geçen yıllar dahil aynı soruyu defalarca sordum ama yanıt vermeleri mümkün olmadı.

Bu rezaletin parası acaba nereden karşılanıyordu?

Sakın örtülü ödenekten olmasın!

★★★

İki gün, üç gün falan hemen gelip geçiyor. Artık bizim yandaş ve kiralık medya da anladı ki, Trump kendisini kabul etmeyecek. Herif Nuh diyor ama Peygamber demiyor, bu konuda aracılık yapanları bile yanından kovuyordu.

Başta TRT olmak üzere bizim yandaş medyanın halleri ise gerçekten gülünçtü. Hemen yayına başlamışlardı.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta büyük tezahüratla karşılandı. Binlerce kişi onu alkışlıyordu. BM’de yaptığı konuşma ise muhteşemdi. Bütün ülke temsilcilerinden büyük alkış aldı...”

Recep Tayyip’in stepnesi, bastonu olan Devlet Bahçeli bu fırsatı kaçırır mı, o da dün devreye girdi...

“Sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran, açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”

Allah razı olsun sayın büyüğüm!

★★★

Neyse, üç günlük kısa süre geldi geçti...

Ama adına Trump denilen şahsın Türk milletine attığı kazık unutulacak gibi değil.

O koskoca Recep Tayyip gelmiş taa oralara, seninle beş dakikacık olsun konuşmak istiyor. Onu kabul etsen ne kaybedersin yani!

O koltuklara oturursunuz, birlikte birkaç poz resminiz çekilir, bizimki senin ellerini avuçlar, sonra uğurlarsın gider.

Bunu yapsan bizim enflasyon düşer, bütçemiz denkleşir, yolsuzluklar sıfırlanır, cebimize üç beş kuruş fazla girer. Hatta Recep Tayyip’in partisi bütün belediyelere el koyup işi bitirir.

Neyse, şimdi bütün umudumuz bundan sonra...

Yazarın Diğer Yazıları