Sevgili okurlarım, bundan 25 yıl kadar önce iktidar oldular ve memleketin bütün kaynaklarını kullanarak ve kendilerine göre yontarak her şeyi altüst ettiler.

İsmini de kendileri koydular.

Başkanlık sistemi.

Yıllarca içinde yaşadığımız parlamanter sistem yok edildi.

Başbakanlık kaldırıldı.

Meclis denetimi neredeyse sıfırlandı.

Her bakanlığın temelini oluşturan müsteşarlıklar yok edildi.

Devlet sistemine birtakım hiç bilmediğimiz çomaklar sokuldu.

Tek adam sistemi kuruldu.

Artık her şey o şahsa, yani cumhurbaşkanına endeksli idi. Hükümet üyelerini o seçiyor, o değiştiriyor ya da görevden alıyordu.

Bakanlar artık Meclis’e ve milletvekillerine değil sadece o tek adama karşı sorumluydu. İstediğini atar, istediğini satardı.

Bu anlamsız konuyu daha fazla uzatmıyorum, asıl konuya geliyorum.

★★★

Meclis’te 2027 yılı bütçesinin görüşmeleri başladı. İlk aşama anayasa uyarınca Plan ve Bütçe Komisyonu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan bakanlığının bütçesini anlatıyor.

Şimdi aşağıda vereceğim bölümleri Meclis tutanaklarından aynen aldım. Yani tahrif edilmiş, üzerinde oynanmış bir metin değildir.

Bakan Bey, bu konuda konuşurken ikidebir, neredeyse her cümlesinde “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan” deyip duruyor!

İşte kendisinin 3 Kasım 2026 günkü bütçe konuşmasından ilgili bölümler.

★★★

-“...Değerli milletvekilleri, bugün aynı zamanda 3 Kasım 2002’de milletimizin teveccühüyle başlayan saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki AK PARTİ iktidarının 24’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz...”

- “...İzninizle, saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışma hayatını güçlendirmek, istihdamı artırmak, sosyal güvenlik sistemimizi geliştirmek ve vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri iyileştirmek amacıyla yürüttüğümüz faaliyetleri ve gelecek döneme ilişkin önceliklerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum...”

- “...2026 yılında İstanbul’da saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yaptık...”

- “...Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde meslekî eğitimden staja, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerden ilk İşe Uzanan Beş Adım Programı, GÜÇ çatısı altında bir araya getirdik...”

- “...Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın son kabine toplantısı sonrasında da ifade ettiği gibi emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz...”

Kaynak olarak ekle

- “... Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla özellikle emeklilerimiz arasındaki gelir farklılıklarını gözeten, adalet ve hakkaniyeti esas alan, emeklilerimizin alım gücünü ve yaşam standartlarını iyileştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım üzerinde duruyoruz...”

- “...Uluslararası alanda da örnek gösterilecek bir dijital dönüşüm olacağına inandığımız bu sistemle ilgili çalışmalarımızı en kısa sürede Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza arz ederek kamuoyu ile paylaşacağız...”

★★★

Sevgili okurlarım, bu nasıl bir iştir, bunu anlayan var mı?

Bir Bakan Bey, Meclis’te bakanlığının bütçesini anlatırken sürekli olarak “Saygıdeğer Cumhurbaşkanı”ndan söz etmek zorunda kalıyor... Çünkü onun onayı olmadan ya da adını anmadan hiçbir iş yapması mümkün değil.

Yani bir anlamda, kendisini o makama getiren ve istediği anda görevine son verme yetkisine sahip olan cumhurbaşkanını överek iyi puan almayı umuyor.

Bazen denk gelince her pazartesi günü büyük şatafatla yapılan kabine toplantısının bitişini ekrandan izliyorum. Recep Tayyip çıkıyor kürsüye ve elindeki yazılı metni okumaya başlıyor.

Bu yeni düzende, salonda soru soracak gazeteci falan yok.

Birkaç deneyimsiz muhabir çocuk var ama onlar da yandaş medyanın görevlileri. Dolayısıyla bir haftanın hesabı hiçbir zaman sorulmuyor, sorma olanağı yok.

Bu sırada, Recep Tayyip kürsüde konuşurken bakanların görüntülerine lütfen bundan sonra dikkat ediniz. Hepsi sandalyelerinde, elleri dizlerinin üzerinde. Salona sessizce giriyorlar, okuma seansı bitince oradan sessizce ayrılıyorlar. 

Bunlardan önceki yıllarda biz böyle sahnelere alışkın değildik. Her Bakanlar Kurulu toplantısından sonra millete başbakan veya bakanlar tarafından bilgi verilir, kimse kimseye yağcılık yapmazdı!

Zaten biliyorsunuz, bunlar Bakanlar Kurulu adına da geçmişte kaldığı iddiasıyla değiştirip ‘Kabine’ yaptılar.

Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ı bu vesileyle kutluyorum! Çok iyi bir performans sergilemiş ve Recep Tayyip’in gözüne girmeyi gerçekten hak etmiş!

Kendisine bütün emekli vatandaşlarımız adına daha nice başarılar diliyorum!