Sevgili okurlarım, her yılın eylül ayında New York’ta önemli bir toplantı yapılır. Birleşmiş Milletler (BM) genel kurul toplantısı.
Bu toplantıya pek çok ülkenin başbakan veya cumhurbaşkanları katılır ve bir nutuk atar.
Bugün size bu konuda daha önceki yazılarımdan küçük bir örnek vereceğim. Eylül 2024 tarihli toplantıda Recep Tayyip yine New York’ta.
★★★
Bizim gazetenin manşetinde yer alan o büyük fotoğrafları görmeyenler için söyleyeyim...
Recep Tayyip New York gezisinde ya, orada da büyük bir konvoy oluşturmuştu...
Bu konvoy New York caddelerinde tur atıyordu.
Araçların üzerinde ışıklı sloganlar yer alıyordu.
Özellikle de Recep Tayyip’in Türkiye’de yıllardan beri tekrar ettiği slogan:
“Dünya beş’ten büyüktür!”
Benim için önemli olan bu slogan değil, o araç konvoyu için devletin ve milletin parasından kaç milyon dolar ödendiğidir.
Milyonlarca dolar olduğu kesin de, tam rakamı bizim bilmemiz elbette mümkün değil.
★★★
Söz konusu olan Birleşmiş Milletler toplantısı her yıl eylül ayında New York’ta yapılır.
Toplantıya BM’ye üye olan 200’e yakın ülkenin çoğu katılır.
En babalar ve en güçlüler dahil, haritada yerini, ismini cismini bilmediğimiz ufaklıklar dahil.
Her eylül toplantısında çoğu ülkenin cumhurbaşkanları, başbakanları ve başka en üst düzey yetkilileri kürsüye çıkıp konuşma yapar.
İzleyin bugün bizimki de çıkıp konuşacak..
Yaptığı konuşma Türkiye’de her gün yaptığı siyasi konuşmaların aynısı, tekrarı olacak.
Filistin’i savunacak, İsrail’e bindirecek...
Ve bizim yandaş medya onun konuşmasını bıkmadan usanmadan yayınlayacak...
“Bütün dünya Erdoğan’ı izledi” gibi ipe sapa gelmez manşetler...
Türk’e karşı Türk propagandası!..
★★★
Şimdi işin bu faslını kapayıp yine hayatın gerçeğine dönelim...
Yani yukarıda sözünü ettiğim araç konvoylarına...
Yüzlerce araçtan oluşan konvoylar.
Hepsinin üzerinde ışıklı levhalar.
Üzerlerinde Recep Tayyip’in büyük boy fotoğrafları ve onun muhteşem sözleri.
Araç sendikaları paraları peşin tahsil etmişler, caddelerde tur atıyorlar.
Ancak korna çalmak ve hoparlörden çığırtkanlık yapmak ABD’de yasak olduğu için caddelerde sessizce gezinmek zorundalar.
★★★
Sevgili okurlarım her şeyi bir yana bırakalım, onlar zaten isteseler bile gürültülü tantana yapamazlar.
Ama New York’a gelen paralı ülkeler de var. Onlar da istedikleri gibi konvoy kiralayabilir.
Şimdi soruyorum:
Recep Tayyip dışında konvoy kiralayıp New Yok caddelerinde tur attıran ikinci bir ülke acaba oldu mu?
İkincisi:
Bunca parayı böylesine gereksiz propaganda işlerine harcamak günah değil mi, milletin parasına yazık değil mi?
Üçüncüsü:
Bu göstermelik propaganda kime karşı yapılmaktadır? O sırada alışverişe çıkmış olan ABD vatandaşlarına mı, yoksa Trump’a mı?
Hedef neresidir?
Dördüncü ve en önemli soru:
Bu konvoy ayarlama işi için devletin ve milletin kaç milyon doları harcandı? Bütçenin hangi faslından? (Sakın örtülü ödenek parasından olmasın!)
★★★
Bizimkilerin bir huyu, bir uygulaması vardır...
İşlerine gelen konularda ise sürekli konuşurlar.
İşlerine gelmiyorsa suspus olurlar ve ağızlarını bıçak açmaz. Olayın unutulmasını beklerler.
Siz istediğiniz kadar yazın, anlatın, konuşun, belgeleyin. Hiçbir şey değişmez.
Paralar zaten siz yazana ve konuşana kadar uçup gitmiş olur.
Şimdi de öyle oldu.
85 milyon insanımızın milyonlarca doları bir hiç uğruna, safsata ve şahıs propagandası uğruna buharlaştı bile...
★★★
Bizimkinin propaganda endişesi New York’ta her eylül ayında böyle tekrarlanır. Onun en önemli beklentisi bizim yandaş medyadan ses vermeye başlar!
Acaba Trump bana 15 dakikacık olsun bir randevu verir mi, beni huzuruna kabul eder mi!
Ama adamın yüzlerce işi var. Bütün dünya onun peşinde. Afrika’nın en ilkel ülkelerinden aşiret devletlerine kadar herkes onun yolunu gözlüyor.
Randevu almayı başaran, bunu ülkesinde propaganda malzemesi olarak kullanır.
Aynen bizde olduğu gibi.
Bizimki de ona şöyle seslenir:
“Sayın Başkan biz şimdi Türkiye yüzyılı içerisindeyiz. Uzaya gitmeye hazırlanıyoruz! Ben de milletim tarafından yüzyılın lideri seçildim. Büyük kalkınma hamlemizi yüz yıl boyunca sürdürmeye kararlıyız. Zaten enflasyonu da durdurduk falan filan...”
★★★
Başta TRT olmak üzere yandaş medyanın palavraları dünden itibaren başladı.
Şimdi karşınıza şöyle haberlerle çıkacaklar:
“Erdoğan BM kürsüsünde çok önemli bir konuşma yaptı...”
“Erdoğan büyük alkış aldı...”
“O kürsüden inince bütün liderler kuyruk olup en büyük Tayyip, başka büyük yok” diye slogan attı.
“Yabancı basın övgü dolu haberlerle dolu...”
“Halk Erdoğan’ı sokaklarda alkışladı ve sevgisini dile getirdi!..”
Beyefendinin son New York gezisi bize işte böyle yutturulmak istenecek!
Bizden de alkışlar ve sevgiler ama şu örtülü ödenek paralarını hesabını bir verebilseler!..