Pankreas kanserinde sigara bağlantısı netleşiyor

Yeni araştırmalar, sigara kullanımının dünyanın en ölümcül kanserlerinden biri olan pankreas kanserine yakalanma riskini ciddi şekilde artırabileceğini ortaya koydu. ABD'de yapılan çalışmaya göre, özellikle sigara içen kişilerde kanser belirtileri ortaya çıkmadan önce tarama yapılması hayati önem taşıyor.

Pankreas kanseri, genellikle geç teşhis edilen ve belirtileri başka hastalıklarla karıştırılabilen bir hastalık. Her yıl 10 binden fazla insanın hayatını kaybettiği bu 'sessiz katil', 2040 yılına kadar 201 bin yeni vaka ile rekor seviyeye ulaşacak.

SİGARANIN TETİKLEDİĞİ SİSTEM: BAĞIŞIKLIKTAKİ TEHLİKELİ HÜCRELER

Michigan Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, sigaradaki toksik kimyasalların bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri incelendi. Araştırmacılar, Interleukin 22 (IL22) adlı proteinin sigara kaynaklı toksinlerle nasıl etkileşime girdiğini anlamaya çalıştı. Sonuçlar çarpıcıydı: Toksinler, bağışıklık sistemini manipüle ederek tümörlerin daha hızlı büyümesine ve vücuda yayılmasına yol açtı.

Araştırmada fareler üzerinde yapılan deneylerde, bağışıklık sistemi olmayan farelerde sigara toksinlerinin tümör büyümesini etkilemediği gözlemlendi. Bu durum, toksinin tümör gelişimini bağışıklık sistemi aracılığıyla tetiklediğini ortaya koydu.

İKİ YÖNLÜ SALDIRI: TREG HÜCRELERİ

Çalışmada en dikkat çeken bulgulardan biri de T-regülatör (Treg) adı verilen bağışıklık hücrelerinin rolü oldu. Bu hücrelerin hem IL22 üretip hem de vücudun tümöre karşı savunmasını baskıladığı belirlendi. Profesör Timothy Frankel, “Bu iki yönlü bir saldırı” diyerek bulgunun önemini vurguladı.

Treg hücreleri ortadan kaldırıldığında, sigara kaynaklı toksinlerin tümör üzerindeki etkisi tamamen tersine döndü. Bu da bu hücrelerin kanser gelişiminde kilit rol oynadığını gösterdi.

İNSAN HÜCRELERİNDE DE AYNI SONUÇLAR

Araştırmacılar, bulgularını insan hücrelerinde de doğruladı. Pankreas kanserli sigara içicilerinde, içmeyenlere kıyasla daha fazla Treg hücresi tespit edildi. Bunun nedeni, sigara toksinlerinin IL22 seviyelerini artırmasıyla ilişkilendirildi.

Ek olarak, bu toksik kimyasalı bloke eden bir inhibitörün tümörleri küçültmede etkili olduğu görüldü. Frankel, bu yaklaşımın, pankreas kanserine karşı etkisiz kalan mevcut immünoterapilerle birlikte kullanılabileceğini ifade etti.

Araştırmanın önemine dikkat çeken uzmanlar, sigara içen kişilerin erken belirti taraması için yüksek risk kliniklerine yönlendirilmesini öneriyor. Pankreas kanseri erken evrede teşhis edilirse hastaların yarısı en az bir yıl yaşayabiliyor. Ancak geç teşhis edilen vakalarda bu oran sadece yüzde 10.

Pankreas kanseri genellikle 75 yaş üstü bireylerde görülse de son yıllarda genç kadınlar arasında artış yaşanıyor. 1990’lardan bu yana 25 yaş altı kadınlarda vaka oranı yüzde 200 artmış durumda. Erkeklerde ise bu artış gözlemlenmedi.

OBEZİTE VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER DE RİSKTE

İngiltere'de pankreas kanseri oranı son 30 yılda yüzde 17 arttı. Artan obezite oranları ve çevresel etkiler bu yükselişte etkili görülüyor. Kanser Araştırmaları Vakfı’na göre vakaların yüzde 22’si sigarayla, yüzde 12’si ise obeziteyle ilişkilendiriliyor.

Olası belirtiler arasında sarılık, iştah kaybı, kilo kaybı, kaşıntılı cilt ve koyu renkli idrar yer alıyor. Bu tür şikayetlerin dört haftadan uzun sürmesi halinde doktora başvurulması öneriliyor.