Pentagon’dan ASELSAN’a şüpheli ölümler

William Neil McCasland: Emekli Hava Kuvvetleri Tümgenerali, gizli uzay programları;

Monica Reza: NASA Jet Motoru Laboratuvarı, malzeme mühendisliği;

Joshua LeBlanc: NASA mühendisi, nükleer tahrik sistemleri;

Anthony Chavez: Los Alamos Ulusal Laboratuvarı, nükleer araştırmalar;

Melissa Casias: Los Alamos, kritik erişimli idari görevli;

Steven Garcia: Nükleer güvenlik kampüsü, yüksek güvenlik yetkisi;

Michael Hicks: Asteroit ve uzay araştırmaları;

Frank Maiwald: Derin uzay gözlem teknolojileri;

Carl Grillmair: Astrofizikçi;

Amy Eskridge: Deneysel itki sistemleri, “anti-yerçekimi” çalışmaları;

Joshua LeBlanc: Nükleer tahrik projeleri...

ABD’li 11 bilim insanı... Ama asıl dikkat çeken şey son birkaç yıl içinde, aynı döneme sıkışan bir tablo...

Kimi evinden çıktı... Bir daha dönmedi.

Kimi yürüyüşte kayboldu... İz bırakmadı.

Kimi başına tek kurşunla bulundu... “İntihar” denildi.

Kimi aracında yanmış haldeydi... “Kaza” denildi.

Kimi evinde gazdan zehirlendi... Dosya kapandı.

Kimi sokak ortasında vuruldu... Faili bulundu, nedeni bulunamadı.

Ve ilginç bir detay daha...

Bazıları telefonunu bile almadan evden çıktı. Bazıları cüzdanını, anahtarını geride bıraktı. Bazılarıysa geride hiçbir açıklama bırakmadı.

Aynı yıllar... Benzer hikâyeler... Farklı ölümler.

Tesadüf mü? Yoksa parçaları henüz birleşmemiş bir tablo mu?

★★★

Haftalardır bu liste konuşuluyor. Normalde bu tür listelere mesafeli dururum. Komplo teorisi dediğin şey çoğu zaman veri değil, boşluk üzerinden yürür. Ama bir noktada durup baktım. Çünkü bunu söyleyen sıradan biri değil.

Michio Kaku...

Dünyanın en bilinen teorik fizikçilerinden biri çıkıp şunu diyor: “Eğer bir bilim insanı kaybolursa bu dikkat çeker. Ama aynı alanda çalışan 10 kişi kayboluyorsa bu artık ulusal güvenlik meselesidir.”

Daha da serti var: “Bu daha önce hiç olmadı.”

İşte o cümle, meseleyi başka bir yere taşıyor.

★★★

Bu insanların tamamı aynı projede değil, aynı laboratuvarda da değiller. Ama büyük kısmı bir şekilde üç başlıkta kesişiyor.

Nükleer teknoloji... Uzay ve roket sistemleri... Ve tanımlanamayan hava olayları (UFO/ UAP)

İşte hikâyenin kırıldığı yer burası. ABD Savunma Bakanlığı bu olayları artık inkar etmiyor. Sadece açıklayamıyor. Ve daha ilginci...

Bu kaybolan isimlerin bazıları, doğrudan ya da dolaylı olarak bu araştırmalarla temas etmiş kişiler.

Örneğin McCasland... Hem Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı’nı yönetmiş,
Hem de UFO tartışmalarında adı geçmiş biri.

Bu da teorileri büyütüyor. Ama sonuçta, Bermuda Şeytan Üçgeni de böyle doğdu. Kennedy suikastı listeleri de böyle büyüdü.

★★★

Şimdi yazının en kritik yerine geliyorum.

Türkiye’de de bu liste var...

Hüseyin Başbilen: ASELSAN mühendisi, F-16 ve tank yazılımları (2006), aracında boğazı ve bilekleri kesilmiş halde bulundu. Dosya “intihar” denilerek kapandı.

Halim Ünsem Ünal: Elektrik mühendisi, F-16 modernizasyonu (2007), başına tek kurşunla ölü bulundu. “İntihar” denildi.

Evrim Yançeken: ASELSAN mühendisi, mikrodalga sistemleri (2007), 6. kattan düşerek hayatını kaybetti.

Burhanettin Volkan: Yazılım mühendisi (2007), askerde nöbette “intihar ettiği” açıklandı.

Zafer Oluk: Savunma sistemleri mühendisi (2008), askerde “elektrik çarpması” sonucu öldü.

Hakan Öksüz: Mikroelektronik mühendisi (2012), trafik kazasında hayatını kaybetti.

Erdem Uğur: Savunma teknolojileri mühendisi (2015), evinde gazdan zehirlenmiş halde bulundu.

Kerem Parıldar: ASELSAN mühendisi (2017), yüksekten düşerek hayatını kaybetti.

Ve sadece savunma değil...

Engin Arık: Parçacık fizikçisi, toryum ve nükleer enerji (2007), Isparta’daki uçak kazasında hayatını kaybetti. Aynı uçakta, yine kritik projelerde çalışan başka bilim insanları da vardı.

Bu ülkede de bir dönem kritik projelerde çalışan isimler tek tek hayatını kaybetti. Dosyalar kapandı. Sorular kapanmadı.

Sonuç? Ortada iki ihtimal var.

Ya gerçekten bağlantısız olayları birleştiriyoruz...

Ya da bağlantıyı hâlâ göremiyoruz.

Ama kesin olan şu ki bilim insanları kaybolduğunda, bu sadece bir insan hikâyesi değildir.

Bu, bilginin de kaybolmasıdır.

Ve bazen... En tehlikeli sırlar, kaybolanlarla birlikte gidenlerdir.

Yazarın Diğer Yazıları