Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir

Bence şu anda bu söz, tam anlamıyla Beşiktaş'ı anlatıyor.

Geçen sezona kıyasla sahada ne yaptığını daha iyi bilen, planı daha net bir takım var. Hızlı oyun anlayışı, tek toplarla savunmadan çıkma, rakip yarı alana daha çabuk yerleşme ve hücum etme isteği dikkat çekiyor. Bunun yanında fizik gücü daha yüksek bir takım olma yolunda da önemli adımlar atılıyor.

Bu anlamda Önder Özen'in de söylediği gibi Beşiktaş, şu anda ne yaptığını bilen bir planlama içerisinde hareket ediyor.

Önder Özen demişken, maç öncesinde yaptığı konuşmayı dinlediğimde bu düşüncem daha da pekişti. Özen'in inanmışlığını adeta gözlerinde gördüm.

Kendi işini bilen, bu alandaki sınırlarını ve çizgilerini net biçimde belirlemiş; hocaya müdahale etmek yerine ona yardımcı olan, kendi felsefesi bulunan bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor.

Beşiktaş, Hradec Králové maçında, her karşılaşmada biraz daha üzerine koyan bir takım görüntüsü vardı bu da taraftarı mutlu ediyor.

Siyah-beyazlılar rakip ceza sahasında tam 47 kez topla buluştu ve toplam 24 şut çekti. Buna rağmen karşılaşmayı 1-0'lık skorla tamamladı. Bu tablo, takımın ön taraftaki bitiricilik problemini açıkça ortaya koyuyor.

Çok çalışan, isteyen ve rakip kaleye gitmek konusunda oldukça iştahlı bir Beşiktaş var. Ancak gol yollarında zaman zaman fazla heyecanlı davranılıyor.

Son vuruşlar henüz olması gereken sakinlikten ve bitiricilikten uzak. Belki biraz daha sakin kalmayı ve doğru anı beklemeyi başarabilirlerse, ön tarafta bambaşka bir hikâye ortaya çıkabilir.

Burada Junior Olaitan'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Orta sahadaki dinamizmi inanılmaz. Hırsı, isteği ve mücadele gücü gerçekten çok etkileyici. Fakat takımda biri var ki şimdiden Beşiktaş taraftarının gönlünde taht kurmuş durumda: İlhan Fakılı.

Genç yetenek, bana göre şimdiden bu sezonun en dikkat çekici transferlerinden biri. Beşiktaş'ın bu tarz genç oyunculara daha fazla yönelmesi gerektiğini düşünüyorum.

Potansiyeli yüksek, gelecek vadeden genç futbolcular taraftarı her zaman daha fazla heyecanlandırmıştır.

Teknik direktör Vincenzo Italiano da bizim gibi düşünüyor olacak ki Trossard'ı oyuna aldıktan sonra onu sağ kanatta görevlendirip İlhan'ın yerini değiştirmedi. Bu da genç oyuncuya duyduğu güvenin önemli bir göstergesi.

Ve elbette Vincenzo Italiano'nun dokunuşları...

İtalyan teknik adamın oyun anlayışı takım üzerinde şimdiden kendisini göstermeye başladı. Hızlı hücum, topu kaybettikten sonra geri kazanma refleksi ve özellikle fiziksel mücadele gücü, Beşiktaş'ın oyununda öne çıkan unsurlar arasında.

Bu özelliklerin ilerleyen haftalarda daha da gelişeceğini düşünüyorum. Takımın eksik bölgelerine yapılan transferleri de düşündüğümüzde, doğru oyuncu tercihleriyle birkaç nokta atışı dokunuş daha yapılabilirse tünelin ucundaki ışık gerçekten çok parlak görünüyor.

Henüz yolun başındayız. Ancak önemli olan şu: Beşiktaş artık nereye gitmek istediğini biliyor gibi görünüyor.

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Beşiktaş'ta da o perşembenin ilk işaretleri şimdiden sahada görülmeye başladı.

Yazarın Diğer Yazıları