Petrol şoku tahminlerin çok ötesinde

İran ile yaşanan savaş Basra Körfezi’nden petrol akışını felce uğratırken, kamuoyunun takip ettiği gösterge fiyatlar arz kesintisinin gerçek boyutlarını yansıtmakta yetersiz kalıyor.

Google üzerinden petrol fiyatlarını arattığınızda, karşınıza muhtemelen biri ABD diğeri Avrupa merkezli iki temel gösterge çıkar. Elektronik piyasalarda sürekli dalgalanan bu fiyatlar, İran ile süregelen savaşın enerjiyi pahalılaştırdığını söylese de, tablonun dört yıl önceki Rusya-Ukrayna savaşı kadar vahim olmadığını fısıldıyor. Ancak gerçek dünya, ekranlardaki rakamlardan çok daha sert bir gerçekle karşı karşıya.

Eğer bugün acilen petrol dolu bir tankere ihtiyacınız olsaydı, ödeyeceğiniz bedel ekranlardaki rakamın çok üzerinde olurdu. Salı günü, Trump ateşkes anlaşmasını duyurmadan hemen önce, Avrupa göstergesi olan Brent petrolün varil fiyatı 109 dolar civarındaydı. Bu rakam, 2022'de enflasyon düzeltmesi yapılmamış haliyle görülen 130 dolarlık zirvenin oldukça altındaydı.

FİZİKİ PİYASADA REKOR SEVİYE: 145 DOLAR

Madalyonun diğer yüzü ise çok daha karanlık. Emtia fiyatlarını takip eden Argus Media verilerine göre, rafinerilerin gemilerle taşınan ham petrolü satın aldığı fiziki piyasada fiyatlar varil başına 145 dolara ulaşarak rekor kırdı. Bu rakam, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırısından önceki fiyatın iki katından fazlasına tekabül ediyor.

Bu devasa farkın temel sebebi, yaygın olarak takip edilen fiyatın aslında bir "vadeli işlem" (futures) kontratı olmasıdır. Bu, yatırımcıların petrolün bir veya iki ay sonraki değerine ilişkin tahminlerini yansıtan finansal bir araçtır. Diğer yanda ise "spot fiyat" yer alır; yani rafinerinin hemen işleyip benzin, dizel veya uçak yakıtına dönüştürebileceği ham petrolün nakit bedeli.

"VADELİ İŞLEM PİYASASI ÇÖKMÜŞ DURUMDA"

Vadeli ve spot fiyatlar arasındaki makasın son haftalarda eşi benzeri görülmemiş şekilde açılması, enerji sektörü yöneticilerini ve analistleri endişelendiriyor. Uzmanlar, vadeli işlem fiyatlarının artık dünyadaki arz şokunu doğru yansıtmadığı görüşünde.

Avustralyalı finans kuruluşu Macquarie Group'un küresel enerji stratejisti Vikas Dwivedi, durumu şu sözlerle özetliyor:

"Vadeli işlem piyasası, sahadaki ve denizdeki petrol gerçeğini hiçbir şekilde temsil etmiyor. Bu sistem tamamen çökmüş durumda."

ABD'nin ikinci büyük petrol şirketi Chevron'un CEO'su Mike Wirth de geçtiğimiz ay Houston'da düzenlenen CERAWeek enerji konferansında benzer bir uyarıda bulunmuştu. Wirth, fiziki fiyatların ve arzın, vadeli işlem eğrilerinin gösterdiğinden çok daha dar bir piyasaya işaret ettiğini vurgulamıştı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TIKANIKLIK VE KÜRESEL KRİZ

İran ile yaşanan savaşın petrol piyasalarını kökten sarstığı bir gerçek. Tahminlere göre, gemilerin İran ile Arap Yarımadası arasındaki dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'ndan güvenle geçememesi nedeniyle, dünya petrol arzının yüzde 10’undan fazlası piyasadan çekilmiş durumda.

Bu tıkanıklık, özellikle Basra Körfezi’ne bağımlı olan Asya ülkelerinde ağır sonuçlar doğuruyor:

Vietnam ve Tayland: Akaryakıt istasyonları yakıt kalmadığı gerekçesiyle müşterileri geri çeviriyor.

Sri Lanka: Yakıt tasarrufu için her çarşamba resmi tatil ilan edildi.

Küresel Ölçek: Birçok ülke zorunlu uzaktan çalışma modellerine geri dönüyor.

Başkan Trump’ın duyurduğu iki haftalık ateşkes ilanı sonrası fiyatlarda bir miktar gerileme yaşansa da sahadaki durum değişmiş değil. Nakliye şirketleri Hürmüz Boğazı’na gemi gönderme konusunda hala temkinli davranıyor. Bu da dünya petrolünün önemli bir kısmının hala Basra Körfezi'nde mahsur kaldığı ve fiziki piyasadaki yangının sönmediği anlamına geliyor.