Sakız çiğnemenin beklenmedik faydaları

Yüzyıllardır süregelen sakız çiğneme alışkanlığı, modern bilimin radarına girdi. Polonya’daki Szczecin Üniversitesi araştırmacılarının 2025 yılında tamamladığı kapsamlı inceleme, sakız çiğnemenin sadece bir ağız hareketi olmadığını, beynin stres ve odaklanma merkezlerini doğrudan etkilediğini ortaya koydu.

30 yıllık verilerin ve ileri teknoloji nörogörüntüleme tekniklerinin analiz edildiği çalışma, sakız çiğnemenin biyolojik sırlarını gün yüzüne çıkardı.

BEYİN AĞLARINI HAREKETE GEÇİRİYOR

MRI ve EEG gibi yöntemlerle yapılan incelemelerde, sakız çiğnemenin beyindeki motor ve duyusal ağların ötesine geçtiği saptandı. Araştırmacılar, bu basit eylemin; dikkat, uyanıklık ve duygusal kontrolle ilişkili üst beyin bölgelerini aktive ettiğini bildirdi. Çiğneme eyleminin, hareket ve stres düzenleme bölgelerindeki aktiviteyi değiştirerek zihinsel bir doping etkisi yarattığı kaydedildi.

STRESE KARŞI DOĞAL BİR KALKAN

Bilim insanları, özellikle orta dereceli stres durumlarında sakız çiğnemenin kaygı seviyelerini belirgin şekilde düşürdüğünü saptadı. Laboratuvar deneylerinde; topluluk önünde konuşma veya yoğun zihinsel hesaplama yapan kişilerin, sakız çiğnediklerinde çok daha sakin kaldıkları gözlemlendi.

Ancak uzmanlar bir ayrıntıya dikkat çekti: Sakızın stres üzerindeki bu yatıştırıcı etkisi, ameliyat öncesi gibi çok yüksek kaygılı tıbbi durumlarda veya çözümü imkansız problemlerle karşılaşıldığında aynı başarıyı gösteremedi.

ODAKLANMA VAR AMA ETKİSİ KISA SÜRELİ

Sakız çiğnemenin dikkati artırdığı bilimsel olarak desteklense de, bu durumun hafıza üzerinde mucizeler yaratmadığı ifade edildi. Yapılan testlerde, sakız çiğneyen kişilerin kelime listelerini veya hikayeleri hatırlama konusunda çiğnemeyenlere göre bir üstünlük sağlamadığı görüldü.

Ayrıca, dikkati artıran bu etkinin çiğneme eylemi bırakıldıktan kısa bir süre sonra ortadan kaybolduğu vurgulandı. Araştırmacılar, "Sakız çiğnemek beyin fonksiyonlarını düzenleme yeteneğine sahip olsa da, bu etkiler genellikle kısa süreli ve duruma bağlı olarak değişiyor" açıklamasında bulundu.

8 BİN YILLIK BİR GELENEK

Sakız çiğnemenin tarihi sanılandan çok daha eski. İskandinavya'da 8 bin yıl önce huş ağacı reçinesinin çiğnendiği, antik Yunan ve Maya kültürlerinde ise ağaç reçinelerinin sakinleşmek amacıyla kullanıldığı biliniyor. 20. yüzyılın başlarında ise sakız, bir yenilik olmaktan çıkıp sinirleri yatıştıran ve konsantrasyonu artıran kitlesel bir tüketim ürünü haline geldi.

Uzmanlar, sakız çiğnemenin beyin üzerindeki bu karmaşık düzenleyici rolünü tam olarak çözmek için araştırmaların devam ettiğini bildirdi.