Sayın Bakan, bu soruların yanıtı böyle mi olur?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, “Yap-İşlet-Devret” (YİD) yöntemiyle ihale edilen, İçtaş- Astaldi Ortak Girişim Grubu tarafından 2013 yılında inşaatına başlanan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle ilgili sorular yöneltti. İhale sözleşmesinde her bir araç için 3 dolardan yıllık 49 milyon adet geçiş garantisi verilen köprünün kamuya 2024 yılında devredilmesi planlanmasına rağmen bu süre 2028 yılına kadar uzatıldı. Bugünkü kurla yıllık 6.4 milyar liralık bir garantili ödemeyi öngören bu sözleşmenin neden uzatıldığını milletvekilinin, vatandaşın öğrenmeye hakkı yok mu?

Muğla Milletvekili Yeni Yol Grubu Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, projenin işletme süresinin uzatılmasının nedenlerini, kamu maliyesine etkilerini ve sözleşme koşullarının güncel durumu hakkında araştırma yaptı. Bu kapsamda Bakan Uraloğlu’nun cevaplandırması istemiyle şu soruları yöneltti:

BAKANA KÖPRÜ SORULARI

- Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün kamuya devrinin 2028 yılına ertelenmesinin gerekçeleri nelerdir? Karar alınırken hangi teknik, idari ve hukuki değerlendirmeler yapıldı?

- Kamuya devir tarihinin uzatılması sonucunda, geçiş garantileri kapsamında devlet adına bütçeden yapılacak garanti ödemelerinin toplam tutarı ve bunun kamu maliyesine yıllık yükü ne kadar?

- Yavuz Sultan Selim Köprüsü için başlangıçta belirlenen sözleşme geçiş ücreti ile son açıklanan ücret arasında farkın gerekçesi nedir? Bu durumun kamu gelirine ve garanti tutarlarına etkisi nedir?

- Erteleme kararı ile birlikte sözleşme şartlarında herhangi bir revizyon, uzatma ya da yeniden müzakere yapıldı mı? Yapıldıysa bunun sonuçları nedir?

- Kamuya devir sonrasında işletme haklarının yeniden özel sektöre verilip verilmeyeceği, yeniden ihale planı olup olmadığına ilişkin kesin bir plan var mı? Bu konuda öngörülen süreç ve kriterler neler?

- Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden planlanan demiryolu projesi ve diğer altyapı yatırımlarının finansman ve işletme modeli ile YİD projeleri arasındaki ilişki mevcut maliyet ve gelir projeksiyonları çerçevesinde nasıl değerlendiriliyor?

BAKANDAN DÖRT SATIRLIK CEVAP

Bu önemli sorulara bakanın kapsamlı bir cevap vermesi istenirken, Uraloğlu bu sorulara, sözde cevap olarak dört satırla şu yanıtı veriyor:

“Ülkemizde; 3996 sayılı ‘Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Kamu Özel İşbirliği’ Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” uyarınca, Kamu Özel İşbirliği kapsamında yapılan ve görevli şirket tarafından işletilen projelerde; tüm iş ve işlemler; mevzuatına uygun olarak, uygulama sözleşmelerinde yer alan hükümler çerçevesinde yürütülmektedir.”

Bakan, vatandaşın ve kamunun kaybına yanıt vermediği gibi şirketle sözleşmeyi niçin uzattığını da söylemiyor. Oysa, Milletvekili Özdağ, milletin hukukunu korumak adına soru önergesi verdi. Şirket, 2024 yılında köprünün işletilmesini kamuya devredecekti ve bütün paralar devletin, milletin olacaktı. Özdağ, “Siz bunu 2028 yılına kadar hangi gerekçelerle, hangi sözleşmeye göre uzattınız?” diyor.

NİÇİN PEŞKEŞ ÇEKİYORSUNUZ?

Kendisine verilen sadece dört satırlık sözde yanıtı okuyunca, “Ben şimdi ne diyeyim?” sözleriyle tepkisini belirtti ve bakanın yanıtına karşı Özdağ da bize şu açıklamayı yaptı:

“Ben ne diyorum, Ulaştırma Bakanı ne diyor. Ben ona ne soruyorum, o bana ne cevap veriyor? Hani diyorlar ya ‘Ben ne diyorum, tamburam ne çalıyor’ diye. Anadolu’da bir tabir var. Teşbihte hata olmaz, Nasrettin Hoca hayvanın kafasına vurmuş, arkadan bir ses gelmiş. ‘Ben nereye vuruyorum, ses nereden geliyor’ demiş.

Bakanın verdiği yanıta bakın: Ben, ‘Niye uzattın, kaç para zararımız var, kamunun parasını niye birilerine peşkeş çekiyorsun?’ diyorum. O bana cevap vermiş. Yapmış olduğumuz her işlemler mevzuatına uygun olarak, uygulama sözleşmelerinde yer alan hükümler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu sözleşme nedir? Bunu bana söylesene. Ben buradan milletime bu hükümeti şikâyet ediyorum. Aynısını Muğla- Fethiye’de Göcek tünelinde de yaptılar. Yıllarca ‘Yap- İşlet- Devret’ dediler. Süre doldu, sonra kimseye haber vermeden o süreyi uzattılar.

TÜRKİYE’DE HUKUK YOK

Vatandaşım, Türkiye’de hukuk yok. Vatandaşım, Türkiye’de şeffaflık yok. Vatandaşım, Türkiye’de kapanın elinde kalıyor kaptıkları. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Türkiye’de maalesef denetlenebilirlik de yok. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket ediyorlar. Senin paranı 3 kişiye, 5 kişiye, 10 kişiye, 100 kişiye, 86 milyonun parasını peşkeş çekiyorlar ve bizim de bunları öğrenmemizi istemiyorlar. Size de öğrendiklerimizi anlatmamızı istemiyorlar.”

Bakanın verdiği dört satırlık sözde yanıt için “Bir bakanlık, milletvekilinin sorusuna böyle mi yanıt verir?” diye tepkisini dile getiren Özdağ, o öfkeyle sözlerini şöyle sürdürdü:

“Verdiği yanıt burada. Utansınlar, mahcup olsunlar, yüzleri kızarsın. Yavuz Sultan Selim Köprüsünün gelirini, milletin parasını 4 yıl daha özel şirkete veriyorsunuz? Bunları öğrenmek istiyoruz. O nedenle ben, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu, hükümeti, hükümetiniz yöneticilerini ve şu anki başında bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı milletime şikâyet ediyorum.”

Yazarın Diğer Yazıları