Seçim hukukunun hakemi böyle yaparsa...

CHP’nin bugün yaşadıklarını, MHP’den ayrılıp ayrı bir parti kurmak için yola çıkan Meral Akşener, Müsavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ, Koray Aydın, Cihan Paçacı, Yavuz Ağıralioğlu ve yol arkadaşları da yaşamıştı. İYİ Parti’yi kurmak için yola çıkanlar da seçime katılmalarının önlenmesi için mahkemelerde zorlu bir mücadele vereceklerini biliyorlardı.

Biraz geriye gidelim. 2016 yılında Meral Akşener olağanüstü kongre yaptırmak için Parti Tüzüğü gereği yeterli imzayı topluyor, bir yandan MHP engellemek için her yolu deniyordu. Her iki taraf da Yüksek Seçim Kurulu’nda nasıl bir gelişme yaşanacağı konusunda o dönem CHP’nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) temsilcisi olan Mehmet Hadimi Yakupoğlu’ndan zaman zaman görüş alıyordu.

YSK, GÖRÜŞ DEĞİŞTİRMEYE BAŞLADI

Ankara Hukuk Mahkemesi MHP Genel Merkezinin olağanüstü kongreyi toplamaması üzerine “kayyum” değil “çağrı kurulu” atadı ve bu kurulun çağrısı üzerine olağanüstü kongre yapılacaktı. Öyle bir gelişme oldu ki olağanüstü kongrenin yapılacağı gün Kastamonu’nun Tosya, Sivas’ın Gemerek ilçelerinde hukuk mahkemelerinin (O tarihte Ankara Bölge Adliye Mahkemesi yoktu.) ihtiyati tedbir kararlarıyla olağanüstü kongre, Ankara İcra Müdürlüğü eliyle, CHP’de olduğu gibi durduruldu.

MHP ile yargı nedeniyle baş edemeyenler İYİ Parti’yi kurdu. Ancak 2018 seçimlerine katılamama riski ile yüzleşeceklerinin, farkında değillerdi. Yüksek Seçim Kurulu toplantısında, o güne kadar seçime katılacak siyasi partilerin belirlenmesinde esas alınan teşkilatlanma koşulu sadece ilgili mülki amire adres beyanıyken, Yüksek Kurul bir anda görüş değiştirmenin hazırlığını yapıyordu. Bu konuda İYİ Parti’yi el altından uyaranlar da oldu ama bu yeterince dikkate alınmadı.

CHP’DE SESSİZ ÇALIŞMA

YSK’da o gün uzun müzakereler oldu ama bir üye eksik olduğu için oylama yapılamadı. YSK Başkanı Sadi Güven toplantıyı ertesi gün saat 14:00’e erteledi. İYİ Parti’nin seçime katılamama riski giderek büyüyordu.

CHP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, aynı gün saat 17.00’de Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ı aradı, “Teşkilatlanma şartı adres beyanı değil, ilçe ve il kongrelerini son altı ay içinde yapmış olma şartına evrilecek. Bu durumda İYİ Parti 2018 seçimlerine katılamayacak. Bu tamamen benim öngörümdür” dedi. Tezcan, bu konuyu Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini, bu konuda kimseyle görüş paylaşmamasını rica etti.

CHP’de 15 milletvekili içleri sızlayarak gençlik kollarından beri içinde oldukları CHP’den gözyaşları içinde geçici olarak istifa ettirildi. İYİ Parti’ye geçtiler. YSK’da yapılacak oylama öncesi TBMM Başkanlığı’ndan, YSK Başkanlığı’na elden getirilen yazıda, “İYİ Parti’nin TBMM’de grup kurduğu” belirtildi. MHP’de milletvekiliyken istifa eden beş kişi ile CHP’den 15 milletvekilinin İYİ Parti’ye geçmesiyle parti grup kurmuş, o günkü yasalara göre seçime girme hakkını elde etmişti.

SEÇİMLERİN HAKEMİ

Demokrasi, seçim ve sandık güvenliği, seçimle var olacak siyasi partiler için seçimleri siyasi partilerin yaptığı ve başta Yüksek Seçim Kurulu olmak üzere il ve ilçe seçim kurulları, seçimlerin hakemi ve son sözü söyleyenidir. Anayasa, 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun ve Siyasi Partiler Kanunu ile Yüksek Seçim Kurulu’nun 2025 yılında verilen kararları, ne zaman değişti, kim değiştirdi, kim destekledi kim gözlerini kapadı? Bunu 15 yıl CHP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu şöyle yanıtladı:

“Ben şunu bilir ve söylerim; seçim kanunlarını her seçim sonrası değiştiren, de facto (ben yaptım oldu) yargı eliyle dayatma ile verilen mahkeme kararları her zaman bumerang etkisi yaratır. Yani bir sonraki seçimlerde o bumerang dönerek gelir ve sana çarpar. Bu yüzden halkın iradesini emrivaki düzenlemeye çalışan irade ile buna bel bağlayan kişiler hep hüsrana uğradıkları gibi topluma da zarar verir ve vermeye devam eder.

YSK’NIN, CHP KARARI

Elbette iktidarını ilanihaye sürdürme hesabı yapanlar ile onlara şu veya bu gerekçeyle destek verenleri hepimizin vicdanına havale ediyorum. Ben hep Yüksek Seçim Kurulu’nu adeta ‘pamuklar içinde koruyup kollayalım’ dedim ve onu demokrasimizin yegâne taşıyıcı kolonu gördüm.

CHP İstanbul İl kongreleri ve CHP kurultaylarıyla ilgili 22 Mayıs 2026 tarihli kararı ise ülkemiz için tam bir hüsran oldu. Anayasa’mızın 79. maddesini görmezden gelen Yüksek Seçim Kurulu, kendisinin asli görevi olan seçimlerin sonuçları ve seçim güvenliğini; ‘temyiz mercii’ olmadığı vurgusuyla ilan ederek elleriyle, altın tepside adli yargıya teslim etti.

KORUYUP KOLLAYAN

22 Mayıs 2026 tarihi itibariyle bütün seçim yargısı denetim ve gözetiminde yapılan kesinleşmiş seçim sonuçları ve verilmiş mazbatalar, geçmişte Gemerek ve Tosya’daki gibi, bugün İstanbul 45. Asliye Hukuk ve Ankara Bölge Adliye 36. Mahkemesi tarafından iptal edilebilir, siyasi partilerin başlamış olan kongreleri iptal edilebilir; ezcümle her şey yapılabilir.”

Ülkemizde siyasi partiler için ‘mutlak butlan’ yoktu, kayyum yoktu, siyasi partilerin genel merkezlerine gazla, plastik mermilerle girilmezdi. Seçim hukuku uygulanırdı ve siyasi partiler de bu hukuka harfiyen uyardı. Seçim hukukunun uygulayıcısı da koruyup kollayıcısı da hakemi de Yüksek Seçim Kurulu idi. Seçim Kurulu değil.

Yazarın Diğer Yazıları