“Terörsüz Türkiye” yolculuğunda, dünyadaki başka terör örgütleriyle PKK’nın mukayesesi yapılıyor.
Mesela, IRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu).
★★★
Dünyada silah bırakan terör örgütlerine bakalım...
IRA...
1969’da kuruldu.
Kuzey İrlanda’nın bağımsızlığı için, İngiliz güvenlik güçlerine karşı silahlı mücadele başlattı.
Eylemleri sonucu, yaklaşık 3.500-4.000 kişi hayatını kaybetti.
2005’te mücadeleyi sonlandırma kararı aldı.
Silahlarını, Bağımsız “Uluslararası Silahsızlanma Komisyonu”na teslim etti.
Silahlar, yakılarak değil; askeri yöntemlerle imha edildi.
★★★
ETA (Bask Yurdu ve Özgürlük).
1959’da kuruldu.
İspanya’dan ve Fransa’dan bağımsız bir Bask devleti kurmak amacıyla, silahlı mücadeleyi başlattı.
Eylemleriyle, yaklaşık 800 kişi öldürüldü.
2011’de, silahlı mücadeleyi bıraktı.
Silah depolarının yerleri, arabulucular aracılığıyla bildirildi.
Fransız ve İspanyol makamları silahlara el koydu, mühimmatlar toplandı...
Ve güvenlik yöntemleri doğrultusunda imha edildi.
ETA, 2018’de örgütsel yapısını feshettiğini açıkladı.
★★★
PKK terör örgütü 1978’de kuruldu.
Eylemleri nedeniyle, yaklaşık 50 bin kişi yaşamını kaybetti.
IRA’dan 15 kat, ETA’dan 62 kat daha fazla insanın hayatına mal oldu.
★★★
Peki, PKK ne yaptı?
“Terörsüz Türkiye” yolculuğunda, 11 Temmuz 2025’te görkemli bir törenle...
30 PKK teröristi, silahlarını büyük bir kazanda yaktı.
PKK silah bırakıyor çığlıkları yükseldi.
★★★
O günden bugüne neredeyse bir yıl geçti.
Silah bırakacak PKK, Suriye’de fiili özerk yapı kurdu.
ABD, AB, İsrail ve Suriye bu yapıyı fiili olarak tanıdı.
★★★
Silah bırakacak PKK, ABD’nin güdümünde İran’ı parçalamak için İran’a geçti.
Daha gelişmiş silahlara sahip oldu.
ABD’nin desteğiyle, Suriye’deki gibi İran’da da özerk bir yapı peşinde...
Silah bırakacak PKK’nın Avrupa’daki uzantıları ise, “görevlerine” devam ediyorlar.
Silah bırakan, teslim eden PKK var mı?
Ara ki bulasın...
★★★
IRA ve ETA’nın silah bırakması ve kendilerini feshetmesi sürecinde;
Sembolik silah yakma töreni yapılmadı.
Örgüt başı anahtar konumuna getirilmedi.
Terör örgütü başına “statü”, “unvan” verilmedi.
Pazarlık yapılmadı.
***
Terörist başının bu kadar önemli bir aktör konumuna getirilmesinin gerekçesi ne?
Biz savaş mı kaybettik?
★★★
Peki...
Zorla Kürt yurttaşlarımızın temsilcisi konumuna getirilen PKK başı Öcalan ne istiyor?
PKK’nın koşulları ne?
Anayasa madde 42’nin, Resmi dil “Türkçe”nin değiştirilmesi...
Anayasa madde 66’da, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadesi yerine, “Türk”, “Kürt” “Arap” veya “Türkiyeli” şeklinde düzenleme yapılması.
★★★
Hedef, Anayasa madde 42 ve 66...
Yani, “ulus devlet” yapısı yerine, “ümmet” anlayışının, Osmanlı Devleti sisteminin getirilmesi.
Yani, Cumhuriyet ve Lozan öncesine dönüş...
Ve Atatürk’ün Anayasa’dan çıkarılması.
★★★
Böylece...
“1923’te açılan parantez” kapatılmış olacak.
Özellikle “İkinci Cumhuriyetçiler” bundan çok mutlu olacak.
Ancak...
Ortada ciddi bir hesap hatası var.
Türk İstiklal Savaşı’nı kazandıran ruhun ve Cumhuriyeti kuran kadronun, böyle bir süreci reddettiği unutuluyor.
Atatürk’ün, yattığı yerden her savaşı kazanmaya devam ettiği gerçeği göz ardı ediliyor.
★★★
Tarihin hükmünü hatırlatmakta yarar var:
Atatürk’ü ve onun ulus devlet anlayışını Türkiye’den çıkarın, geriye Afganistan kalır.
Köy Enstitüleri ve Kinyas Kartal
18 Nisan 2026’da köşemde, “Köy Enstitüleri”ni kaleme almıştım.
Yazıda, Cumhuriyet Gazetesi’nde 27 Temmuz 1996’da yayımlanan bir röportajdan, Kinyas Kartal’ın şu sözlerine yer vermiştim:
“Köy enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi... Köy enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti... Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar... Ama köylere öğretmenler gidince, benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler. Demokrat Parti ile pazarlığa girdik, kapattık.”
★★★
Kinyas Kartal’ın torunu, Prof. Dr. Kinyas Kartal bu yazı üzerine beni aradı.
Verimli bir görüşme gerçekleştirdik.
Ve özetle şunları söyledi:
“Sosyal medyada birçok platformda Kinyas Kartal ile yapıldığı öne sürülen röportajdan ilk kez 1996 yılında, yani kendisinin vefatından beş sene sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde bahsedilmektedir. Bahsedilen röportaja ait bir kayıt ya da belge de bulunmamaktadır...
Kinyas Kartal tarafından söylendiği iddia edilen Köy Enstitüleri ile ilgili sözlerin, somut belgeye dayanmadığını, aksine tarihsel veriler ve Kinyas Kartal’ın kişiliği ile çeliştiğini belirtmek isterim...”
Kinyas Kartal’a, ilgisi ve içten sohbeti için çok teşekkür ediyorum.