Son dakika... Mersin operasyonu görüntülerine soruşturma
Mersin operasyonunda servis edilen görüntülere soruşturma açıldı. Özel, "İçişleri Bakanı açıklama yaptı. 'Biz polis kamerasını servis etmedik' dedi. Ben bu açıklamaya itibar ediyorum. Ve polis o kamera görüntülerini kime veriyor? Savcılığa veriyor. Bu görüntülerin tamamı Adalet Bakanlığı'ndaki bir yapı tarafından hızla elde ediliyor. Kimi o günkü operasyonda bir algı yaratmak için, kimi yarın konuşan biri olursa diye arşivlenerek bir yere konuyor" diyerek tepki göstermişti.
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Mersin operasyonuna ilişkin görüntülerle ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Zengin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
‘BUNU TAKİP ETMEK VAZİFEMİZDİR’
“Mersin'de bir kadının sabah çok erken bir saatte ‘hangi saatte olursa olsun’ kendi evinde, kendini en rahat hissettiği yerde mahremiyeti çalınıyor ve onun izni alınmadan görüntüsü çekiliyorsa, yayınlanmasa bile görüntüsü çekiliyorsa ve bir de yayınlanıyorsa bu bir suçtur. Bunu takip etmek bizim vazifemizdir. Bu konuyla ilgili olarak ben biraz evvel Adalet Bakanlığı'yla yaptığım görüşmede şunu öğrendim ve sizlerle, kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
‘MUHAKKAK BİR YAPTIRIMLA KARŞI KARŞIYA KALACAKTIR
Birincisi, İçişleri Bakanlığı bu görüntüleri çeken kolluk güçleriyle alakalı soruşturma başlattı. Bu soruşturma neticesinde görüntüyü çeken ve paylaşanlar muhakkak bir yaptırımla karşı karşıya kalacaktır.
Ayrıca Adalet Bakanlığımız da bu olaydan hemen sonra bir genelge yayınlayarak ailenin, kadının bu anlamda bu soruşturma süreçlerinde taraf olduğu, müdahil olduğu süreçlerde nasıl bir aşamayla bu süreçleri götüreceğine dair yeni bir genelge yayınladı.
GÖRÜNTÜLER TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda bir evde gerçekleştirilen gözaltı işlemi sırasında çekilen görüntüler tepki çekmişti.
Pijamalarıyla kapıyı açan kadının polisleri karşısında yaşadığı şaşkınlık kameralara yansırken, bu anların servis edilmesi eleştirilere neden olmuştu.
YENİ PARTİLİ VEKİL SORU ÖNERGESİ VERDİ
YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de konuyla ilgili İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle meclise soru önergesi verdi. Bülbül önergesinde şu ifadeleri kullandı:
“Mersin’de belediyelere yönelik operasyon sırasında polis tarafından kaydedilen, bir kadının evinin kapısını pijamalarıyla açtığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada yayımlanmıştır. Görüntülerin kolluk görevlilerince kaydedildiği ve operasyon görüntüleri olarak servis edildiği yönündeki haberler; kişinin mahremiyetinin, insan onurunun ve masumiyet karinesinin korunmasına ilişkin soru işaretleri doğurmuştur. Soruşturma yürütülürken şüphelilerin özel hayatının ve mahremiyetinin kamuoyu önünde teşhir edilmesi kamuoyunda ciddi endişe yaratmıştır. Görüntülerin kim tarafından, hangi yetki ve amaçla kaydedildiğinin ve kimlere aktarıldığının açıklığa kavuşturulması; kolluk işlemlerinde hukuka uygunluk ve tarafsızlık bakımından önem taşımaktadır.
“Söz konusu görüntülerin kaydedilmesi ve sosyal medyada yayımlanması hangi kolluk biriminin ve hangi görevlilerin sorumluluğundadır?
Bu paylaşım hangi yetki ve kamu yararı gerekçesine dayandırılmıştır?
Görüntülerin sosyal medyada yayımlanmasıyla ilgili Bakanlığınızca idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
Sorumlular hakkında hangi işlemler yapılmıştır?
Muhalif belediye başkanları ve siyasetçiler hakkındaki operasyonlarda kişilerin görüntülerinin kamuoyuna servis edilmesi, kolluk gücünün siyasi baskı aracı olarak kullanıldığı yönünde kaygı yaratmaktadır. Bakanlığınız, kolluk işlemlerinde siyasi kimlik gözetilmeksizin eşit ve tarafsız davranıldığını hangi denetim mekanizmalarıyla güvence altına almaktadır?”
‘BİZ POLİS KAMERASINI SERVİS ETMEDİK’
Grup toplantısında konuşan Özgür Özel operasyona ilişkin servis edilen görüntülerle ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:
'Ailem Güvende' operasyonları yapıyorlar bir süredir. En son Mersin'e de siyasi bir operasyon yaptılar. Sabahın köründe polis belediye başkanlarımızın, meclis üyelerimizin, bürokratların evlerine şafak baskınları yaptı. Sabahın beşinde bir kapıyı çaldılar. Bir hanımefendi üstünde ev kıyafetiyle, geceliğiyle kapıyı açtı. Karşısında kameraları ve polisleri görünce 'Ne oluyor?' dedi. Polis dedi ki: 'Şu sebeple geldik.' 'Lütfen çekmeyin bu kıyafetle' deyince, 'Korkmayın' dedi polis kamerası. Ve biz o polis kamerasının kaydını bu 'Korkmayın, endişe etmeyin' sözüyle birlikte, 2 saat sonra bütün sosyal medya hesaplarında ve yandaş kanallarda gördük; hanımefendinin yüzüyle ve üzerindeki o ev hali kıyafetiyle birlikte. Buna tepki gösterdik. İçişleri Bakanı açıklama yaptı. Biz, ülkenin bakanı böyle diyorsa ona itimat etmemiz lazım. Bu bizden sızmadı' dedi. 'Biz polis kamerasını servis etmedik' dedi. 'Bu konuda İçişleri Bakanlığı'nın ve polisin bir sorumluluğu yok' dedi.
‘GÖRÜNTÜYÜ VERENLE KURULUŞ ARASINDAKİ BAĞI KURACAKSIN’
Ben bu açıklamaya itibar ediyorum. Ve polis o kamera görüntülerini kime veriyor? Savcılığa veriyor. Bugün AK Parti'yi rahatsız edecek bir açıklamayı kim yaparsa; parti sözcüsü, onun 10 yıl önce Türkiye'den gitmiş abisine geçen sene İzmir'de ne yaptı? Partinin genel başkan yardımcısı, kendi dokunulmazlığı var, karısına yağmadan... Yarın sabah tutuklama tehdidi. Öbür taraftan bir milletvekili ya da yeni partiye gelmek isteyen milletvekili, 'Vay efendim ailene şöyle çökerler, bilmem ne yaparlar.' Belediye başkanı; o tehdit, bu tehdit. Bu işi Adalet Bakanlığı'nda... Buradan Erdoğan'a söylüyorum: Adalet Bakanlığı'nda bir yapı var. Çekilen polis kamerası... Bakın, sırf bu örnekten gidin ya! İçişleri Bakanı diyor ki: 'Biz vermedik. 'O görüntü kime verilmiş ve verilen kişi ile yayınlayan kuruluş arasında bağı kuracaksın.
‘ADALET BAKANLIĞI’NDAKİ YAPI TARAFINDAN HIZLA ELDE EDİLİYOR’
Bu görüntülerin tamamı Adalet Bakanlığı'ndaki bir yapı tarafından hızla elde ediliyor. Kimi o günkü operasyonda bir algı yaratmak için, kimi yarın konuşan biri olursa diye arşivlenerek bir yere konuyor ve haysiyet cellatlığı, haysiyet suikastı için yapılıyor. Sayın Erdoğan; ya Adalet Bakanlığı'ndaki bu haysiyet cellatı, insanların özel hayatlarına el uzatan, insanların mahremini millete teşhir eden ve bundan utanmayan bu çeteyi dağıtırsın; ya da Allah ailemizi senden de korusun!