Suya gömülen binlerce araba lastiği felaketi yaşattı

Massachusetts kıyılarında deniz tabanını canlandırmak amacıyla 1978 yılında okyanusa bırakılan binlerce beton takviyeli araç lastiği, benzer girişimlerin çevre krizine yol açtığı bir dönemde 40 yılı aşkın süredir deniz canlılarına koruma sağlıyor.

Massachusetts kıyılarında 1978 yılında deniz tabanına yerleştirilen beton dolgulu araç lastikleri, aradan geçen kırk yılı aşkın sürenin ardından deniz ekosistemini destekleyen işlevsel bir yapay resife dönüştü. Eyaletin ilk resmi lisanslı su altı projesi olan bu yapı, benzer küresel uygulamaların çevre felaketiyle sonuçlandığı bilinirken, deniz canlıları için sürdürülebilir bir habitat oluşturmayı başardı.

BASS NEHRİ AÇIKLARINDA KURULAN 51 HEKTARLIK SU ALTI YERLEŞİMİ

Massachusetts Deniz Balıkçılığı Departmanı, 1978 yılında Nantucket Boğazı'nda, Bass Nehri ağzının 3,5 kilometre güneyinde ve yaklaşık 10 metre derinlikte bir yapay resif projesi başlattı. Doğal barınaktan ve girintili çıkıntılı yapılardan yoksun düz deniz tabanını zenginleştirmek amacıyla kurulan bu resif, başlangıçta 51 hektarlık bir alanı kapladı. Projenin temel hedefi; balık ve kabuklu popülasyonları için güvenli saklanma alanları oluşturmak ve bölgedeki amatör balıkçılık faaliyetleri için elverişli koşullar yaratmak olarak belirlendi.

LASTİKLER DENİZ CANLILARINI NASIL CEZBETTİ?

Uygulamanın ilk etabında, her biri 3 ila 5 adet araç lastiğinden meydana gelen ve demetler halinde bağlanan yaklaşık 1.500 modül deniz tabanına indirildi. Modüllerin güçlü okyanus akıntılarıyla sürüklenmesini önlemek amacıyla her demet özel olarak betonla ağırlıklandırıldı. Ağırlaştırılmış yapılar deniz tabanında sabit kalarak siyah levrek, ıstakoz ve denizyıldızı gibi türler için korunaklı oyuklar sağladı. Yapılan su altı araştırmaları, deniz canlılarının modüller arasındaki korunaklı boşlukları ve sert yüzeyleri üreme ve barınma alanı olarak benimsediğini kaydetti. Elde edilen verim doğrultusunda 1994 yılında bölgeye 1.000 adet ilave modül daha yerleştirildi.

YENİ NESİL MATERYALLERLE GÜÇLENDİRİLDİ

Resif sahası 2014 yılında 22 parti halinde sevk edilen yeni malzemelerle genişletildi; Ocak 2020'de ise alana ilave beton modüller ve büyük granit bloklar eklendi. Gelişen çevre standartları gereği modern yapay resif projelerinde otomobil lastiği kullanımı tamamen terk edildi. Güncel deniz mühendisliği uygulamalarında lastikler yerine doğal kayaçlar, granit bloklar ve su altı kimyasına uygun özel döküm beton bloklar tercih ediliyor.

FLORİDA'DAKİ 2 MİLYON LASTİK NEDEN ÇEVRE FELAKETİNE DÖNÜŞTÜ?

Massachusetts kıyılarındaki planlı yerleşim, Florida Fort Lauderdale açıklarındaki Osborne Resifi'nde yaşanan çevre felaketiyle taban tabana zıt bir tablo çiziyor. 1970 ve 1980'li yıllarda Florida kıyılarında yapay resif oluşturma amacıyla deniz tabanına 2 milyondan fazla lastik döküldü. Ancak lastikler betonla sabitlenmek yerine naylon ipler ve çelik kelepçelerle birbirine tutturuldu. Bölgedeki şiddetli fırtına ve kasırgalara dayanamayan bağlantı elemanları kısa sürede parçalandı. Serbest kalarak okyanus tabanında sürüklenen milyonlarca lastik, yakındaki doğal mercan resiflerini ezerek büyük çaplı bir ekolojik yıkıma yol açtı.

YILLAR SONRA TOPLAMAYA BAŞLADILAR

Florida kıyılarındaki tahribatın ardından ABD Donanması ve Sahil Güvenlik birimleri 2007 yılında geniş kapsamlı bir lastik tahliye operasyonu başlattı. Yıllar süren temizlik çalışmalarına rağmen kıyı şeridinde ve resif tabanında halen yüz binlerce sahipsiz lastiğin bulunduğu bildiriliyor. İki farklı eyalette yürütülen uygulamalar, yapay resif projelerinin başarısını belirleyen temel unsurun kullanılan malzemenin cinsi kadar, su altındaki sabitleme mühendisliğinin niteliği olduğunu ortaya koyuyor.

İlginizi çekebilir