Tank yerine klavye gönderdiler

CIA eski yöneticisi John Kiriakou, artık herkesin gözetlendiğini söylüyor. Öyle uydudan falan değil. Cep telefonlarından, otomobillere, TV’lerden robot süpürgelere internetle bağlantısı olan her cihaz, sizi “öldürebilir”, abartmıyorum.

31 Mart 2015 sabahı Türkiye uyandı ama ülkenin elektrik sistemi uyanamadı. Saat 10.36’da İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Hakkari’ye kadar 81 il aynı anda karanlığa gömüldü. Metro tünelde kaldı, fabrikada bant durdu, trafik ışıkları sustu, hayatın fişi çekildi.

Sonra hepimizin çok iyi bildiği o cümle geldi.

“Teknik arıza.”

Bu olaydan sadece sekiz ay sonra, Aralık 2015’te Ukrayna’nın elektrik şebekesi siber saldırıyla hedef alındı. Dünya, ilk büyük kitlesel enerji siber saldırılarından birine tanık oldu. Ukrayna’nın bazı bölgeleri karanlığa gömüldü. Saldırının arkasında Rus askeri istihbaratına bağlı “Sandworm” yani “Kum Solucanı” olarak bilinen birimin olduğu iddia edildi.

Sonra başka işaretler geldi.

2017’de Karadeniz ve İstanbul Boğazı açıklarında seyreden onlarca geminin GPS sistemleri şaşmaya başladı. Kaptanlar denizin ortasındaydı ama dijital ekranlar gemileri kilometrelerce içeride, Rusya’nın Gelendzhik Havalimanı’nın pistinde gösteriyordu. Düşünün; tanker Karadeniz’de yüzüyor, cihaz “sen pisttesin” diyor. Çünkü birileri görünmez frekanslarla denizin ortasında gerçekliği eğip büküyor.

Benzer bir karanlık sinyal, bu kez Ege’nin karşı kıyısında belirdi. 4 Ocak’ta Yunanistan’da ülke genelindeki havalimanlarının kontrol kulelerinde ciddi bir elektronik kesinti yaşandığı ileri sürüldü. Radar ekranlarının karardığı, telsiz bağlantılarının sustuğu, kulelerin bir süre uçaklarla sağlıklı temas kurmakta zorlandığı anlatıldı. Atina yönetimi olayı “teknik hata” diye açıklamaya çalıştı. Ama herkes biliyordu.

Artık mesele sadece bir havalimanı arızası değildi. Ege’nin iki yakasında elektrik, deniz trafiği ve hava ulaşımını hedef alabilecek görünmez bir elin dolaştığı şüphesiydi.

Kimdi bu el?

İstihbarat raporlarına göre adres belli... Rus askeri istihbaratı GRU.

Bu yapı yalnızca elektrik şebekelerini, GPS sinyallerini ya da havalimanı sistemlerini hedef alan bir siber güç değil. Aynı zamanda siyasi muhalefeti devre dışı bırakma, seçimleri etkileme, zehirleme ve darbe girişimleriyle anılan daha geniş bir operasyon aklı.

Ancak 2000 sayfalık yeni belgeler, meselenin yalnızca sahadaki hacker gruplarından ibaret olmadığını gösteriyor. İddialara göre Moskova’daki Bauman Teknik Üniversitesi’nin içinde “Bölüm 4” adıyla anılan özel bir yapı var. Resmi adı “Özel Eğitim.” Dışarıdan bakınca üniversite; içeride ise GRU için siber personel yetiştiren kapalı bir sistem.

Sızan belgelere göre burada en dikkat çeken programlardan biri 093400 kodlu “Özel Keşif Servisi.” Dersleri klasik akademisyenlerden çok, istihbarat bağlantılı isimler veriyor. Öğrencilere yalnızca yazılım değil; sistemlere sızma, açık bulma, teknik izleri gizleme ve hedef altyapıları analiz etme yöntemleri öğretiliyor.

Yani eski casusluk filmlerindeki gibi tren garında çanta değiştiren ajan dönemi bitmedi belki ama yanına yeni bir model eklendi... Kampüste futbol oynayan, sınavlara giren, mezun olunca doğrudan siber operasyon birimine geçen mühendis ajan.

Belgelerde anlatılan örneklerden biri çarpıcı. Bauman’da altı yıl okuyan başarılı bir öğrenci, Daniil Porshin, 2024’te mezun olduktan sonra doğrudan GRU’nun “Fancy Bear” (Işıltılı Ayı) diye bilinen Unit 26165 birimine atanıyor. Aynı dönemden 15 diğer öğrencinin ise Karadeniz kıyısındaki Anapa’da bulunan Unit 74455’e, yani Sandworm (Kum Solucanı) ağına gönderildiği belirtiliyor.

Burası önemli. Çünkü Sandworm sıradan bir hacker grubu değil. Batılı istihbarat kurumlarına göre bu yapı, enerji şebekelerini, seçim süreçlerini, medya kurumlarını, devlet ağlarını ve kritik altyapıları hedef alan operasyonlarla anılıyor.

Yeni savaşın özeti de burada saklı.

31 Mart 2015’te ne yaşandığını bugün kesin biçimde bilmiyoruz. Belki büyük bir teknik çöküştü. Belki zincirleme bir sistem arızasıydı. Belki de birileri Türkiye’nin elektrik omurgasının ne kadar kırılgan olduğunu test etti.

Bir ülkenin elektriğini kesmek için artık santrale bomba atmanız gerekmiyor. Limanı durdurmak için donanma göndermeniz gerekmiyor. Hava trafiğini aksatmak için piste füze düşürmeniz gerekmiyor.

Cep telefonunuza, elektrikli aracınıza, bilgisayar ekranınıza gelen yanlış kod, bir füzenin yapacağından daha büyük tahribat yaratabiliyor.

Üstelik bu saldırıların en tehlikeli yanı inkâr edilebilir olması.

Ve söyle bitireyim...

İngiliz elektronik gözetim teşkilatı GCHQ’nun direktörü Anne Keast-Butler, Rusya’nın Ukrayna’da istediği ilerlemeyi kaydedememesi üzerine Putin’in gözünü Avrupa’ya diktiğini ve daha geniş çaplı bir çatışma zemin hazırladığını belirtti.

Rusya’nın özellikle kritik altyapı tesisleri ile tedarik zincirlerini hedef aldığını vurgulayan Keast-Butler, Kremlin’in İngiltere ve Avrupa genelinde günlük hibrit faaliyetlerini artırdığını ifade etti. En üst düzey istihbarat raporlarına dayandırılan açıklamada, Moskova’nın pervasız sabotaj ve suikast girişimlerine karşı müttefiklerle birlikte çok daha sert ve kararlı bir defans hattı kurulduğu açıkça ilan edildi.

Kesin olan şu ki görünmez orduların savaşı başladı.

Yazarın Diğer Yazıları