Bugün mübarek Kurban Bayramı’nın ilk günü... Hepimize hayırlı olsun.
Bayramlar sevgi ve barış günleridir. Peki, biz barış içinde miyiz? Mutlu muyuz?
Bu güzel günlerde bile sevgi ve barış bizden çok uzakta!
Özellikle siyasette, sürekli bir meydan okuma ve kavga halindeyiz!
Ülkemizi yönetenler ne yazık ki, sevgi ve barış yerine öfke ve gerginlik ateşini körüklemeyi tercih ediyorlar!
“Ne günah işledik de bu hale geldik?” diye soranlar var.
Ülkeyi yönetenleri biz seçmiyor muyuz? O zaman ulus olarak hatayı kendimizde aramalıyız!
★★★
Hukukun işlemediği, siyasetin kargaşa içinde olduğu bir ülkede ekonominin iyi olması mümkün değildir. Gerçi “İşler iyi gidiyor”, “İhracatımız artıyor”, “Milli gelirimiz yükseldi” filan diyorlar ama vatandaş için bunların hepsi bir hikâye!
İyiliklerin hiçbiri halka yansımıyor!
Vatandaşın payına düşen, büyük zamlar, ağır cezalar, dolaylı ve dolaysız vergiler!
Ülkede belki bazıları iyileşiyor, şişiyor, paralarına para katıyor ama vatandaşın durumu öyle değil ne yazık ki!
★★★
Çarşı-pazarda görüyoruz.
Millet ağlamaklı!
Bayramda torunlarına “Bayram harçlığı” verememenin ıstırabı içinde kıvranan milyonlarca emekli var.
Asgari ücretlilerin hali de emeklilerden farklı değil.
Türk-İş’in hesaplamasına göre ülkemizde açlık sınırı 34 bin 587 lira, yoksulluk sınırı ise 112 bin 661 lira...
Ülkemizde kaç ailenin evine ayda 112 bin 661 lira giriyor ki?
Ülke nüfusunun yarısından çoğu yoksulluk sınırında yaşıyor.
Memleketin bu hazin ortamında nasıl mutlu olabiliriz ki?
★★★
Sürekli hapse atılan CHP’li belediyecilerden...
Tıklım tıklım dolu olan ve işkence evlerine dönen cezaevlerinden...
Uygulanmayan Anayasa’dan...
Yapılan ürpertici haksızlıklardan...
Ortalıkta dolaşan yalan ve iftiralardan...
Yok olan düşünce ve ifade özgürlüğünden...
CHP için alınan hukuk dışı “Mutlak butlan” kararından...
CHP Genel Merkezi’ne, düşman bir ülkeye veya bir terör yuvasına saldırır gibi yapılan operasyondan...
Tüm toplumsal olaylarda polisin uyguladığı orantısız şiddetten...
Atılan plastik mermilerden, sıkılan biber gazlarından....
Koca koca milletvekillerinin döktükleri göz yaşlarından...
Kılıçdaroğlu’nun tehlikeli ihtirasından, söz etmek bile içimden gelmiyor.
Bu ve buna benzer üzücü olaylar bayram günlerinin tadını kaçırmakla kalmıyor “Bayramı zehir ediyor!”
Her şeye rağmen ulusça ümitsiz olmamamız, azmimizi kaybetmemiz gerekiyor.
Günün birinde tüm siyasetçilerin, milletin geleceğini bekleyen vahim tehlikeleri fark edeceklerini ve ülkeye “aklı selimin” hâkim olacağını umut etmek istiyorum!
Kemal Kılıçdaroğlu’na Avrupa’dan da tepki var!
Kılıçdaroğlu’na, yalnız Türkiye’den değil, Avrupa’dan da tepkiler var.
Bana bir mektup yollayan Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu (AADDF) Genel Başkanı Dursun Atılgan tepkisini şöyle dile getiriyor:
“Kılıçdaroğlu, işçisiyle, köylüsüyle, esnafıyla, emeklisiyle, işsiziyle, memuruyla halkımızın umudu olan Sayın Özgür Özel ve tüm yol arkadaşları için ‘Haram ve kirlenmişlerin sığınağı haline gelen CHP ahlâkî değerlerini korumak zorundadır” diyerek 100 yıllık partiyi ahlâksız olarak nitelemiştir.
Öyle anlaşılıyor ki, Kılıçdaroğlu “Cumhur İttifakı”na dahil edilmiştir. Yani AKP iktidarının güdümüne girmiştir.
Şimdi kimin ahlâkî değerleri korumak zorunda olduğu açıktır.
Sayın Özgür Özel ve arkadaşları CHP’yi “Birinci parti” konumuna yükseltmeyi başarmışlar ve her kamuoyu araştırmasında yükselme göstermişlerdir.
Kılıçdaroğlu’nun davranışı, ne yazık ki, kişilik zafiyetidir. (Dursun Atılgan)
GÜNÜN SÖZÜ
Günümüzü anlatan söz: “Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime!”