Türkiye'de Nuh'un Gemisi'ni arayan ekip sondaj yapınca aradıklarını buldular

Ağrı Dağı yakınlarında yer alan ve 1959 yılında askeri hava fotoğraflarında fark edilmesinden bu yana tartışmaların odağında bulunan Durupınar Formasyonu'nda yürütülen son araştırmalar, bilim ve arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yeni iddialarla gündeme geldi. Araştırmacı ekip, gemiye ait olduğunu öne sürdükleri parçalar buldular.

İngiliz basınında yer alan habere göre "Nuh'un Gemisi Taramaları" adlı bağımsız araştırma grubu, gemi silüetini andıran 157 metrelik toprak tepe üzerinde gerçekleştirdiği yer altı radarı taramaları ve sondaj çalışmalarında, yerin yaklaşık 9 metre derinliğinde düzenli odacıklar, koridor benzeri boşluklar ve işlenmiş ahşap parçaları tespit ettiklerini duyurdu.

45 yıllık kariyerinin en çarpıcı bulgusuyla karşı karşıya olduğunu belirten radar uzmanı Dr. Khosrow Bakhtar, saptanan verilerin doğal jeolojik katmanlarla uyuşmadığını savunurken, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden arkeolog Dr. Cenker Atila da yer altı yapısının kutsal metinlerdeki tasvirlere paralel şekilde belirgin biçimde üç katlı bir katmanlaşma sergilediğine dikkat çekti.

YANMIŞ AHŞAP KALINTILARININ GEMİYE AİT OLDUĞUNU İDDİA ETTİLER

Yüzeyin 9 metre altından çıkarılan yanmış ve yanmamış ahşap kalıntılarının efsanevi geminin izleri olabileceğini öne süren proje kurucusu Andrew Jones, söz konusu bulguların alanın sadece rüzgâr ve buzullarla şekillenmiş doğal bir kireçtaşı kütlesi olduğu yönündeki teorileri yıktığını, yapının tamamen insan eliyle inşa edilmiş bir nesne olduğunu iddia etti.

Jones, ahşap parçalarındaki yanık izlerinin yıldırım düşmesi ya da yüzyıllar önce burayı sığınak olarak kullanan bir çobanın yaktığı ateşten kaynaklanmış olabileceği ihtimalini de paylaştı.

Buna karşılık jeoloji ve arkeoloji dünyasının ana akım temsilcileri bu çarpıcı iddialara ihtiyatla yaklaşıyor; Durupınar'ın tekne formunu andıran kireçtaşı sırtlar ve çamur akıntılarıyla meydana gelmiş doğal bir erozyon harikası olduğunu savunan uzmanlar, yerin metrelerce altında bulunan ahşap parçalarının ise binlerce yıllık yerleşim geçmişine sahip bu coğrafyadaki eski bir karakola, terk edilmiş bir kulübeye ya da geçmişteki bir heyelanın sürüklediği kalıntılara ait olabileceğini hatırlatıyor.

İlginizi çekebilir