Çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimi bundan böyle Allah’a emanet!
Türkiye’de artık “Millî Eğitim” yerine “Yusuf Tekin Eğitimi”, daha doğrusu “Eğitimsizliği” var!
Bakan Tekin iki gün arayla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Milli Eğitimsizlik Bakanı” dediği Yusuf Tekin bir bomba daha patlatıp:
“Son Osmanlı Padişahı Vahdettin 17 Kasım 1922 gecesi İngiliz gemisiyle ülkeden kaçarak Malta Adası’na gitti” sözlerini ders kitaplarından sildirdiğini, bunun yerine:
“Sultan Vahdettin 17 Kasım 1922’de Malta Adası’na gitmek üzere ülkeyi terk etti” ifadesini koydurduğunu açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Tekin, tarihi çarpıtarak 36’ncı ve son Osmanlı Padişahı Vahdettin’in İngiliz zırhlısı ile kaçtığı gerçeğini aklı sıra saklıyor. Neden?
Tamamen Atatürk ve onun Cumhuriyet Devrimlerine karşı duyduğu alerjiden...
Osmanlı’yı ve halifeliği yeniden yüceltme çabası bu...
Kısacası “Eller gidiyor aya, biz kalıyoruz yaya!”
HHH
Padişah Vahdettin’in “Hayatım tehlikede” diyerek ülkeden kaçmak için bizzat İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington’a mektup yazıp yardım istediği, İngiliz devlet arşivlerinde kayıtlıdır.
17 Kasım 1922 gecesi sabaha karşı Vahdettin ve maiyeti Dolmabahçe açıklarında bekleyen İngiliz zırhlısı Malaya’ya bizzat General Harrington’un refakatinde binmiş, geminin topları onu selamlamak için ateşlenmiş, Malta Adası’na kaçış böyle başlamıştı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu konudaki sayısız belgeyi yok sayarak tarihi değiştireceğini mi sanıyor?
HHH
Atatürk, ünlü eseri NUTUK’ta “Adi bir mahlûk”, “Soysuzlaşmış”, “Hissiz ve idraksiz” ifadeleriyle Padişah Vahdettin’in kaçışını ağır şekilde eleştiriyor ve Padişah’ın halkını kurtarmak yerine, kendini kurtarmak için düşmana sığınmasını, bu milletin onuruyla bağdaşmayan “Utanç verici acizlik” olarak değerlendiriyor.
Atatürk, son Padişah Vahdettin’in İstanbul’dan kaçışını “Vahdettin Efendi bu gece saraydan kaçmıştır” sözleriyle (resmi telgraflara dayanarak) kayda geçirmiş ve şöyle demişti:
“Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve bağımsızlığa örnek olmuş bir milletiz. Kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün daha fazla, sefilce uzatmak için her türlü aşağılığı kabul eden halifeler oyununu da sahneden kaldırabileceğimizi gösterdik!”
***
Ey Milli Eğitim Bakanı!
Atatürk ve devrimlerinden ne kadar nefret edersen et, tarihi gerçekleri değiştiremez, o devrimleri yok edemezsin!
Senin sisteminle “Çocuklarımızı ve gençlerimizi çağdaş eğitimden uzaklaştırarak” yoksulluk ve cehaletten başka bir şey yaratamazsın!
Ayrıca... Ne yaparsan yap, Atatürk sevgisini bu milletin yüreğinden silemezsin!
Olmayan parti BİRİNCİ oldu!
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in artık “YENİ PARTİ” kurması kaçınılmaz oldu.
Özgür Özel, CHP’nin “BUTLAN Yönetimi” için “İyi niyetli değiller” diyor. Haklıdır.
Kılıçdaroğlu ve ekibi, oturdukları koltukları o kadar “TATLI” buluyorlar ki, kurultaya gitmemek için kıvırtıp duruyorlar.
Metropol Araştırma’nın son anketi ilginç...
Belki de dünyada ilk defa “Kurulmamış” yani “Henüz mevcut olmayan” bir parti birinci çıktı.
Metropol, Türkiye’nin çeşitli illerinde 1165 kişiye “Bu Pazar seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” diye sordu.
Protesto ve kararsız oylar dağıtıldığında Özgür Özel’in kuracağı belirtilen “Yeni Parti” yüzde 33.8 oy oranıyla birinci, iktidar partisi AKP yüzde 27 ile ikinci oldu... Butlan Başkan Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ise yüzde 7.1’de kaldı.
Aslında Kılıçdaroğlu’nun CHP’si için bu yüzde 7.1 rakamı bile çok fazla... Seçime kadar yarı yarıya düşer, yüzde 3 buçuğa iner diye düşünüyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
İnsanlar, insanlara “İYİLİK” yaparak Allah’a yaklaşabilir!