Veresiye defteri yıllar sonra geri döndü
SÖZCÜ TV araştırdı. Kart limitleri doldu, nakit yok! Zordaki halk en temel ihtiyaçlarını bile veresiye alıyor. Ekmek ve yumurta bile deftere yazdırılıyor.
Mutfakta tencere kaynamıyor, vatandaş gün geliyor bir ekmek alacak parayı bile bulamıyor. Kredi kartı limitleri doluyor. Çare ise yine mahalle bakkalının veresiye defterinde aranıyor. Üstelik veresiye defterine yazdırılanlar lüks tüketim değil; ekmek, yumurta, un, yağ gibi günlük ihtiyaçlar.
İzmirli bakkal.
VATANDAŞIN BORCU ARTIYOR
İstanbul’da bakkala borç yazdıranların sayısı ve miktarı dikkat çekiyor. Bir bakkal, veresiye alacak döngüsünü şöyle anlattı:
“Alacak defterindeki borç miktarı 80-90 bin lirayı buldu. Vatandaş eline para geçince borcunu veriyor, biz de toptancıya borcumuzu ödeyip öyle dönüyoruz.”
Vatandaşın bakkaldan en çok hangi ürünleri veresiye aldığı sorulduğunda ise yanıt, geçim sıkıntısının boyutunu ortaya koyuyor: “Yumurta, ekmek...”
Bir ekmeği bile veresiye yazdıranların olup olmadığı sorusuna, “Oluyor tabii” yanıtı veriliyor. Yani kimi vatandaş için artık en temel ürünü satın almak bile borçlanmadan mümkün olmuyor.
Veresiye defterindeki borçlar da yalnızca birkaç liralık alışverişlerle sınırlı kalmıyor. Bir başka örnekte, “Çikolata, ekmek” alışverişinin tek bir kişiye ait olduğu belirtiliyor. Bu kişinin borcunun ne kadar tuttuğu sorulduğunda ise “7 bin küsür tutmuş” yanıtı geliyor.
İstanbullu bakkal.
BAKKALIN DA LİMİTİ VAR
Bir zamanlar ay sonunu getirmek için başvurulan veresiye alışveriş, bugün bazı vatandaşlar için günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmenin tek yolu haline geldi. Borçlar büyürken, esnaf da alacağını tahsil edebildiği ölçüde yeni alışverişlere imkan tanıyor.
Vatandaş dertli.
Veresiye artıyor, bakkal nereye kadar dayanacak
İzmir’deki ekonomik tablo da İstanbul’dan farklı değil. Esnaf, veresiye alışverişlerin ulaştığı boyutu, “Şu an sistemin hemen hemen yüzde 50’si veresiye bizde, insanların alım gücü zaten yok” sözleriyle anlatıyor.
BORÇ ARTIYOR
Vatandaşın borcunu kapatmakta zorlandığını belirten esnaf, “Üç dört ay veremeyen insanlar var, fazlası bile var” diyor. Veresiye borçları artık birkaç günlük gecikmelerle sınırlı kalmıyor; aylar boyunca ödenemeyen hesaplar birikiyor. Dar gelirli vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanırken, mahalle esnafı da alacağını tahsil edemediği için ekonomik baskı altında kalıyor.
Veresiye alışverişlerin son dönemde daha da arttığını aktaran esnaf, “Hem halk hem ben çıkmaza sürükleniyorum. Bu durumun sürdürülebilir değil” dedi. Esnaf sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Son zamanlarda veresiye arttı. Bakkal da nereye kadar dayanacak canım? Bir yere kadar o da...”