Vergide Uzay Çağı Harcamalarda Taş Devri

Maliye dediğimizde aklımıza bütçe gelir. Bütçe ise esas itibarıyla gelirler ve giderlerden oluşur.

Türkiye’de bütçedeki gelirlerin %90’a yakını vergilerden oluşur. Bu yüzden bütçe geliri demek esasında vergi demektir.

Peki, gelirler giderleri karşılamazsa ne olur? Esas itibarıyla üç şey olur. Birincisi borçlanılır. İkincisi vergilerin artırılması için her tuşa basılır. Üçüncüsü kamunun şirketleri, iştirakleri, taşınmazları satılır. Türkiye’de her üçü de fazlasıyla yapılıyor. Fakat asıl olması gereken olmaz. Nedir o? Tasarruf.

Vergi denetimi son gaz

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı sosyal paylaşımların neredeyse beş tanesinden ikisi kayıt dışı ile mücadele konusunda. Yapay zeka kullanılarak, çağın teknolojik imkanlarıyla vergi konusunda nasıl adımlar atıldığına ilişkin paylaşımlar yapılıyor.

Basına yansıyan ve mükellefin ensesinde hissettiği o projelerden bazılarını hatırlayalım: KAŞİF, KURGAN, RADAR, MEVA.

- KAŞİF: Yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmalarını kullanarak “erken uyarı” sağlayan bir sistemdir. Dört milyondan fazla mükellefi her gün tarayarak davranışsal risk skorları oluşturur.

- KURGAN: 1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan bu sistem yapay zeka tabanlı bir risk analiz sistemidir. Bir faturanın düzenlendiği anda; düzenleyen firmanın o malı stoklarında bulundurup bulundurmadığını, personeli olup olmadığını ve ödemenin banka üzerinden yapılıp yapılmadığını saniyeler içinde kontrol ettiği belirtiliyor.

RADAR: Stratejik denetim planlaması için büyük veriyi işleyerek hangi sektörlerin veya işlem türlerinin mercek altına alınacağını belirler.

- MEVA: Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde, özellikle Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu tarafından kullanılan merkezi bir dijital denetim platformudur.

Görüldüğü üzere, vergi alanında çok sayıda proje hayata geçirildi, birinci, ikinci versiyonları tamamlandı ve Denetim 3.0 versiyonu uygulamada. Peki, gider boyutu ne alemde?

“Harcama” denetiminde yaya kaldık

Maliyenin vergi denetimlerindeki teknoloji kullanım hızını kamu harcamalarında pek göremiyoruz.

Asıl soru şu: Vatandaşın vergi ile ilgili bütün yanlış işlemlerini yapay zeka ile saptayan irade, kamunun mal ve hizmet alımlarındaki milyarlık tutarsızlıkları neden tespit etmiyor? 

Bugün kamu ihalelerinde “açık ihale” yönteminin giderek terk edilmesi ve “istisnaların” kural haline gelmesi, bütçede şeffaflığı öldüren en büyük etkendir. Bütçe raporlarında hızla büyüyen “Diğer” kalemi, adeta kara bir delik gibi şeffaflığı yutuyor. Sayıştay raporlarına her yıl yansıyan binlerce sayfalık usulsüzlük verisi, neden bir yapay zeka projesine (mesela adı “NEŞTER”, “GÖZCÜ”, “BERRAK” olabilirdi) besleme verisi (training data) olarak sunulmuyor?

Bir yapay zeka, bir şirketin vergi kaçırma potansiyelini bulabiliyorsa; bir kamu ihalesinin neden hep aynı adrese gittiğini, birim fiyatların neden piyasa rayicinin beş katı olduğunu da pekala bulabilir.

Vergileri takip ederken en modern algoritmaları kullanan, giderleri takip ederken ise “manuel” bir körlüğü tercih eden bu yapı, ortaya “Beyninin yarısını kullanan bir Maliye” çıkarıyor.

Oysa dünya örnekleri kamu harcamaları, yolsuzluk önleme konusunda yapay zeka kullanımında oldukça mesafe alındığını gösteriyor. Brezilya’nın kamu harcamalarını denetlemek için devreye soktuğu yapay zeka sistemi “Alice”, geleneksel yöntemlerle 400 gün süren ihale denetim sürelerini sadece 8 güne şaibeli pek çok ihaleyi askıya almayı başardı. Aynı şekilde, Ukrayna’da kamu alımları için kullanılan “Dozorro” yapay zeka platformu, ihalelerdeki yolsuzluk, haksız tedarikçi seçimi ve danışıklı dövüş tespitini yüzde 298 oranında artırdı. Litvanya, OECD ile iş birliği yaparak kamu kaynaklarının kullanımındaki usulsüzlük risklerini daha ihale aşamasındayken ve suç işlenmeden tespit eden yapay zeka tabanlı bir erken uyarı modeli geliştirdi. Öte yandan Dünya Bankası tarafından geliştirilen GRAS (Yönetişim Risk Değerlendirme Sistemi), kamu görevlilerinin kendi kurumlarından paravan şirketlerle ihale aldığı yüzlerce usulsüzlüğü farklı veri tabanlarını çaprazlayarak saniyeler içinde yakaladı.

Demek ki; niyet varsa oluyor.

Harcama denetiminde dönüşüm olmadan mali disiplin olmaz

Geldiğimiz noktada karşımızdaki tablo net: Bir yanda mükellefin her hareketini algoritmalarla takip eden “süper akıllı”, “teknolojinin tüm imkanlarıyla donatılmış” bir gelir idaresi, diğer yanda kamu harcamalarında manuel yöntemlerle sürdürülen bir denetim anlayışı var. Oysa bütçe bir bütündür. Harcama yönünde de aynı güçlü araçların kullanılması gerekir.

Yapay zeka, doğası gereği tarafsız bir araç gibi görünse de aslında “veriyi seçen iradenin” çizdiği sınırlar kadar taraflıdır. Eğer algoritmalar sadece vatandaşı denetlemek üzerine kuruluyorsa ve sistem kamu harcamalarındaki kronik usulsüzlüklere karşı “kör” bırakılıyorsa; karşımızdaki artık tarafsız bir teknoloji değil, asimetrik çalışan bir dijital tercihtir. Denetim 3.0 ile vergi kayıp ve kaçağını önleyen Maliye, aynı teknolojik vizyonla kamu ihalelerindeki israfı, verimsiz harcamaları, yolsuzluk risklerini saptayacak bir yapay zekayı da devreye sokmalıdır”

Maliye’nin teknolojik aklı, sadece vatandaşı gözetleyen bir “göz”, dijital bir “Big Brother” olmaktan çıkıp kamu kaynağını koruyan bir “vicdan” haline geldiğinde, gerçek mali disiplinden söz edebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları