Adalet Bakanı tarafından 20 Mayıs 2026 tarihinde yapılan X paylaşımında, PAYMIX-4 operasyonu bir infografikle kamuoyuna duyuruldu. Teknoloji kullanılarak gerçekleştirilen yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik bu operasyonda, siber suçlarla mücadele ekiplerinin teknolojiyi en etkin şekilde kullandığı anlaşılıyor; kendilerini tebrik ederiz. Paylaşılan infografikte dikkat çeken bir veri var ki, önümüzdeki günlerde pek çok kişinin kapısına yüklü para cezası tebligatlarının geleceğinin habercisi. Operasyonda yasa dışı bahis faaliyeti yürütenlerin teknik altyapısı ele geçirilmiş ve bu verilerden hareketle 13.8 milyon kullanıcı/oyuncu kaydı tespit edilmiştir. Bu oyunculardan 3 milyon 173 bin kişinin TC kimlik numarası ile eşleştirmesi yapılmış durumda. Ayrıca 8.8 milyon kişinin telefon bilgisi de kolluk kuvvetlerinin elinde. En düşük ihtimalle bile 3 milyondan fazla kişinin yasa dışı bahis oynadığı tespiti ortada duruyor. Bu tespitlerin ardından, yasa dışı bahis oynadığı somut bir şekilde belirlenen kişilere idari para cezası tebligatlarının gönderileceğini öngörüyorum. 7258 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine göre yasa dışı sitelerde bahis oynamak kabahat sayılmakta ve idari para cezası öngörülmektedir. Kanunda bu ceza tutarı 5 bin liradan 20 bin liraya kadar belirlenmiş olsa da bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artmaktadır. 2026 yılı için idari para cezası tutarı 103.207 lira ile 412.995 lira arasında değişebilecektir. Geçen yıl bu tutar 82 bin ile 329 bin lira arasındaydı. Valilikler ceza keserken kabahatin işlendiği tarihteki yasal sınırları baz alır. Kanun, mülki amire failin ekonomik durumuna ve fiilin ağırlığına göre takdir hakkı tanımıştır. Ancak en alt sınırdan bile ceza kesilse, 2026 yılında 100 bin liranın üzerinde idari para cezaları söz konusu olacaktır. Kısacası, yasa dışı bahse bulaşanların kaybettikleri paralara ilaveten bu yüklü cezalara da hazır olmaları gerekiyor. Bizden söylemesi; yasalından da yasa dışından da, kumarın her türlüsünden uzak durun. Değerli Konut Vergi Tahsilatı Şahlandı Değerli Konut Vergisi, Türkiye sınırları içinde bulunan ve değeri belirli bir eşiği aşan mesken nitelikli (konut) taşınmazlar için alınan servet tabanlı bir vergi türüdür. Mevzuatımıza 2019 yılında girdi. Ancak uygulamaya 2021 yılından itibaren geçmiştir. Burada verginin konusunu, mükellefini, matrahını anlatmayacağım. Onunla ilgili Gelir İdaresi Başkanlığı’nın çok ayrıntılı rehberleri var. Onlara bakılabilir. Benim dikkatimi çeken husus bu vergideki inanılmaz artış. İlk uygulama yılında bütçe hedefinin %7’sini bile bulmayan bir tahsilat yapılmıştı. Sonraki yıllarda bütçe hedefleri aşağı çekildi. Buna rağmen gerçekleşmeler hep hedefin altında kaldı. Ama 2026 yılının ilk dört ayında ise müthiş bir sıçrama gerçekleşti. İlk dört aylık tahsilat tutarı bütçede tüm yıl için öngörülen hedefin iki katını aştı ve 300 milyon liraya ulaştı. Yıl sonuna kadar 700-800 milyona ulaşacak bir tahsilat rakamı bekliyorum. Emlak rayiç bedellerinin önemli ölçüde artırılarak güncellemesi, maliyenin yapay zekâ destekli MEVA uygulamaları ve tabii ki enflasyon faktörleri bir araya gelince böyle bir sonuç ortaya çıktı. Önümüzdeki yıllarda maliyenin bu alandaki denetim ve tahsilat süreçlerini daha da sıkılaştıracağını öngörmek zor değil. Kamu Taşınmaz Satışları Son Gaz Bütçede “taşınmaz satış gelirleri” son yıllarda bütçe hedeflerini katlayarak gidiyor. 2019 yılında 3.5 milyar liralık taşınmaz satış gelir hedefi vardı. Hedefin ancak %73.3’üne ulaşılarak 2.5 milyar liralık satış geliri elde edilmiştir. Yıl 2025 olduğunda hedef 11.2 milyardı. Gerçekleşme ise hedefin %171’i oldu. Tam 19.2 milyar liralık kamu taşınmazı satıldı. 2021 yılında bu yana tüm yıllarda hedefin çok üzerinde satış yapıldı. Yılın ilk dört ayındaki satış tutarı ise 6.4 milyar liraya ulaştı. Kamunun taşınmazları orta ve uzun vadede kullanılması gerekebilecek ve yinelenmesi mümkün olmayan varlıklardır. Kısa vadeli bütçe hedefleri uğruna satılması kabul edilebilir bir durum değildir. Kamu taşınmazlarının satışına ilişkin geçtiğimiz günlerde yapılan yeni ve hızlandırılmış satış imkanlarıyla birlikte bu süreç daha da hız kazanacaktır. Geleceğe yönelik en ciddi tehlike, böyle giderse önümüzdeki yıllarda yol, köprü, hastane, okul, karakol, adalet binası ve benzeri kamu hizmet binaları yapmak için elimizde uygun taşınmaz kalmayacak. Şimdi satarak bütçe açıklarına harcanan tutarın onlarca katını vererek taşınmaz kamulaştırmaları yapılmak zorunda kalınacak.