Vücut bahara nasıl uyum sağlar?

Bahar, vücut dengesi üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Dolayısıyla hem fiziksel hem de ruhsal olarak adaptasyon süreci gerektirir. İşte bunu kolaylaştırma yolları...

Baharla birlikte bir ısınıp bir soğuyan hava, nem dengesinin değişmesi ve polenler vücudumuzu olumsuz etkiliyor… İster istemez bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.
Ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve basit önlemlerle süreci sağlıklı şekilde yönetmenin mümkün olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Müslüm Süngü, bu konuda önemli ipuçları verdi…

Fiziksel ve psikolojik değişimler başlar

Bahar aylarında hava sıcaklığı, nem, basınç gibi iklimsel değişiklikler, gece-gündüz saat farkı, beslenme ve uyku değişiklikleri yaşanır. Dolayısıyla vücudumuz adaptasyon için fiziksel, hormonal ve psikolojik olarak değişimler gösterir. Bizler de bu değişime destek sağlamalıyız.

Bağışıklığınız hazır mı?

Hava sıcaklıklarındaki ani değişim, yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzenindeki farklılıklar vücudun adaptasyon sürecini zorlayabilir. Sonuç olarak bağışıklık zayıflayabilir; hâlsizlik, yorgunluk ve enfeksiyonlara yatkınlık görülebilir. Sağlıklı ve dengeli beslenmek, yeterli uyumak, düzenli egzersiz yapmak ve yeterli su tüketmek bağışıklık sistemini desteklemek açısından önem taşır.

Metabolizmanızı dengeleyin

Artan gün ışığı ve sıcaklık, vücudun biyolojik ritmini etkileyerek metabolizmanın daha aktif çalışmasına yol açabilir. Günlerin uzamasıyla birlikte hareket isteği artar. Ancak mevsim geçişlerinde bazı kişilerde yorgunluk, hâlsizlik ve uyku düzeninde değişiklikler görülebilir. Polenlerin artması ve alerjik reaksiyonlar da bazı kişilerde metabolik dengeyi dolaylı olarak etkileyebilir.

Dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli fiziksel aktivite metabolizmanın daha sağlıklı çalışmasına
katkı sağlar.

BAHAR HASTALIKLARI

Alerji

Polenlerin artması, dışarılarda daha fazla zaman geçirilmesi alerjik hastalıkları tetikleyebilir.
Yatkınlığı olan kişilerde alerjik rinit, gözlerde sulanma, astım, nefes darlığı, vücutta kızarıklık gibi allerjiyi alevlendirebilir. Varsa ilaçlarınızı kullanın, polenlerin yoğun olduğu erken saatlerde dışarı çıkmayın, gerekirse maske ve gözlük kullanın.

Mide şikayetleri

Mevsim geçişlerinde reflü, gastrit ve ülser gibi şikayetler artabilir.Değişen hava şartları, stres, mevsimsel alerjenler, enfeksiyonlar, kullanılan bazı ilaçlar midede yanma, ekşime, ağrı, gaz ve şişkinlik gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu süreçte, fazla yağlı, kızartılmış, acı, fazla baharatlı ve asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmak, hafif ve lifli gıdalarla az ve sık beslenmek gerekir.

HANGİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞANIR?

Baharla birlikte en yaygın görülen sağlık sorunları şöyle sıralanabilir:

Yorgunluk

Hava değişimleri ve bağışıklık sisteminin aktif bir mücadele içinde olması bu aylarda vücut enerjisinin büyük bir kısmını tüketir. .Genellikle ciddi bir sorun olmayıp; sağlıklı beslenme, yürüyüş, düzenli uyku ve bol su tüketimi ile hafifletilebilir.

Depresyon

Bahar depresyonu da yaygın bir sorun. Açık havada yürüyüş yapmak, bahçeyle uğraşmak ya da balkonda zaman geçirmek serotonin seviyesini artırarak motivasyon ve ruh halinizi iyileştirir.

Saç dökülmesi

Mevsim dönümleri saç döngüsünü etkileyebilir. Bu aylarda saç dökülmelerine karşı dengeli beslenmek (yeterince vitamin ve mineral almak), stresten uzak durmak ve saç bakımına özen göstermek gerekir.

Cilt problemleri

Cilt baharda güneş, nem ve alerjenlerden etkilenir; kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyet görülebilir, güneş ışınlarıyla birlikte leke ve güneş hasarı riski artar. Bu nedenle cildi nemlendirmek, temizliğine dikkat etmek ve güneş koruyucu kullanmak olumlu etkiler sağlar.

ENERJİNİZİ BÖYLE ARTIRIN

Bahar yoğunluğuna karşı böyle beslenerek zinde olun:

-Mevsime uygun, doğal ve taze ürünler tercih edin. Enginar, ıspanak, semizotu, taze bakla ve kuşkonmaz gibi sebzeler, sindirim sisteminizi destekler ve enerjinizi artırır.

-Protein alımına dikkat edin. Yumurta, yoğurt, balık, tavuk ve baklagiller, dengeli bir beslenmenin temelini oluşturur.

-Ağır ve yağlı yemeklerden, örneğin kızartmalar, hamur işleri ve yağlı etlerden kaçının; bunun yerine ızgara sebzeler, buharda pişmiş balık veya tavuk ve taze salatalar tercih edin.

-Bahar meyveleriyle de beslenmenizi renklendirin. Çilek, kiraz, kayısı, erik ve taze üzüm, vitamin ve mineral kaynağıdır.

-Ara öğünlerde ise çiğ badem, fındık, ceviz ve kaju gibi kuruyemişleri tercih ederek sağlıklı atıştırmalıklar oluşturun.

-Taze öğünler ve gün boyunca 2-2,5 litre su tüketimi hem bağışıklığınızı hem de metabolizmanızı destekler. Bunlar vücudun mevsim geçişine uyumunu kolaylaştırır ve enerjinizi yüksek tutar.

Mineral ve vitamin de önemli

-C vitamini bağışıklığı destekler; portakal, mandalina, limon gibi turunçgillerin yanı sıra kivi, çilek, kırmızıbiber, brokoli ve maydanozda bulunur.

-D vitamini, kemik sağlığı ve enerji metabolizmasına katkı sağlar; başlıca kaynağı güneş ışığıdır. Sabah 08.00-11.00 ve öğleden sonra 15.00-17.00 saatlerinde gün ışığından faydalanmak, D vitamini üretimini destekler ve biyolojik saatinizi düzenler. Somon ve uskumru gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünleri de iyi kaynaklardır.

-Çinko bağışıklık sistemi için önemlidir; kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, kabak çekirdeği, nohut ve mercimekte bulunur.

-Magnezyum ise kas ve sinir sistemi sağlığını destekler; badem, fındık, ceviz, tam tahıllar, ıspanak ve kuru baklagillerde yer alır.

DİKKAT!

Vitamin ve mineral eksikliklerinin ise kanda ölçülerek ihtiyaç doğrultusunda mutlaka doktor önerisiyle takviye edilmesi gerekir.