Vücutta ürik asit artarsa ne olur?

Ürik asit, vücudun sağlıklı işleyişi için önemli bir bileşendir. Ancak kandaki yüksekliği karaciğer yağlanmasından kalp yetmezliğine kadar birçok hastalığa zemin hazırlayabilir.

Ürik asit, vücuttaki hücrelerde, yiyecek ve içeceklerde bulunan pürin adı verilen kimyasalların vücutta parçalanmasıyla ortaya çıkan atıktır. Pürinlerin parçalanması sırasında ürik asit üretilir. Kanda çözünerek böbreklere ulaşan ürik asit idrarla dışarı atılır.

Ancak hiperürisemi yani ürik asit yüksekliği, kandaki ürik asit seviyesinin normal referans aralıklarının üzerine çıkması durumudur... Bu durum, vücudun aşırı miktarda ürik asit üretmesi ya da böbreklerin bu maddeyi yeterince verimli bir şekilde atamaması sonucunda ortaya çıkar.
‘’Genellikle tek başına belirti vermese de uzun süre yüksek seyreden ürik asit seviyeleri önemli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir’’ diyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk ‘sinsi düşman’ olarak nitelendirilen bu sorunla ilgili şu bilgileri paylaştı:

Alkol riski yüzde 90 artırır

Alkol, hem ürik asit yapımını artırarak hem de ürik asit atılımını azaltarak ürik asit yüksekliğine yol açar. Bira fazla miktarda pürin içermektedir ve risklidir. Alkolün cinsinden çok miktarı önemlidir. Günde 15 gramdan fazla alkol (şarap, bira ve diğerleri) hiperürisemi riskini yüzde 90 artırır.

Tansiyon ilaçlarının etkisi

Hipertansiyon tedavisinde sık olarak kullanılan tiazid grubu idrar söktürücüler şeker düzeyini olumsuz etkiler ve ürik asit düzeyini yükseltirler. Sadece bu nedenle kişide metabolik sendrom ortaya çıkabilir.

Metabolik sendromda tansiyonun daha da yükseldiği bilinmektedir. Bu tür ilaçlar hipertansiyon tedavisinde mümkün olduğu kadar az kullanılmalıdır. Yine gündelik hayatta sık olarak kullanılan aspirin, ürik asidin böbreklerle atılımını zorlaştırarak ürik asit düzeyini yükseltebilir.

İşte normal değerleri

Ürik asit testi, kan tahliliyle yapılır. Yetişkinlerde normal değer aralıkları şöyledir:

Kadınlar için: 2.7–7.3 mg/dL

Erkekler için: 4.0–8.5 mg/dL

Fruktoz da bir nedendir

Günde 50 gramdan fazla früktoz (meyve şekeri) alımının karaciğere toksik olduğu; karaciğeri yağlandırdığı; ürik asit artışına neden olduğu; metabolik sendrom riskini, diyabet ve kalp damar hastalıkları riskini artırdığı anlaşılmıştır.

Meyvelere ve bala dikkat!

Meyve ve balda fruktoz miktarı fazladır, bu nedenle ürik asit oluşumu artar. Fakat meyve ve balda bulunan C vitamini, diğer vitaminler ve antioksidanlar, oluşan ürik asidin böbrekler yoluyla atılmasını artırarak dengeyi sağlarlar.

Özellikle C vitamini ürik asit atılımını teşvik eden önemli bir antioksidan vitamindir. Meyve sularında ise C vitamini miktarı çok düşük olduğu için ve lif içermedikleri için ürik asit yükselebilir. Hayvansal ağırlıklı beslenenlerde hem ürik asit oluşumu arttığı için, hem de C vitamini olmadığından dolayı ürik asit atılımı azaldığı için gut krizleri artabilir.

Gut hastalığı nasıl gelişir?

Gut, sodyum ürat kristallerinin eklemlerde birikmesine ve çökmesine bağlı olarak ortaya çıkan bir eklem yangısı durumudur. Genellikle fazla protein ve alkol içeren bir yemek sonrası, gece sabaha karşı ortaya çıkar. Erkeklerde sıktır.

Gutun ilk ve en önemli belirtisi çok ağrılı, akut başlangıçlı bir eklem krizidir. En sık ayak başparmağında ortaya çıkar. Ayak başparmağında müthiş ağrı vardır. Ayağın diğer eklemleri, diz, el bileği, el parmak eklemleri ve dizlerde de akut atak ortaya çıkabilir. Ataklar; önceleri tek bir eklemde ortaya çıkarken, ilerleyen zamanlarda birden fazla eklemi tutma olasılığı artar. Her ürik asit yükseldiğinde gut atağı ortaya çıkmaz fakat gut hastalığı genellikle ürik asit yüksekliğinden sonra gelişir.

İŞTE RİSK FAKTÖRLERİ

- Diyet
- Hareketsiz yaşam
- Şişmanlık ve metabolik sendrom
- Hipertansiyon
- Diyabet
- Kalp yetersizliği
- Kronik böbrek yetersizliği
- İdrar söktürücü ve aspirin kullanımı
- Kanser

Nelere dikkat edilmeli?

- Ürik asit yüksekliği metabolik bir hastalık olarak kabul edilmeli, kalori kısıtlaması yapılmalı.
- Şok diyet, hızlı kilo verme ve aşırı egzersizden kaçınılmalı.
- Aşırı hayvansal proteinden uzak durulmalı.
- Alkol tüketilmemeli.
- Bol sıvı alınmalı.
- Aspirin’den ve idrar söktürücü içeren tansiyon ilaçlarından uzak durulmalı.
- Sebze ve meyve tüketimi artırılmalı (pürinden fakir olanlar).
- Sakatat, aşırı kırmızı et, balık ve deniz ürünleri, bezelye, mercimek, fasulye, ıspanak, mantar ve kuşkonmazdan uzak durulmalı.
- Günlük fruktoz (meyve şekeri) alımını 50 gram ile sınırlamak ve mümkünse bunu güne yaymak gerekir.

ÜRİK ASİT NEDENLERİ

Ürik asit yüksekliğinin en önemli nedeni vücudun çok fazla ürik asit üretmesine yol açan obezite, hipertansiyon ve diyabet gibi metabolik sendromlar, genetik faktörler, pürinden zengin beslenme (sakatat, yağlı balıklar, deniz ürünleri), bazı ilaçlar ve ürik asidin idrar yolu ile atılım yeteneğini azaltabilen böbrek taşı veya böbrek hastalıklarıdır.

Diyabetle kardeş hastalıktır

Şeker hastalığı, hipertansiyon ve ürik asit yüksekliği kardeş hastalıklardır. Biri ortaya çıktığı zaman diğerinin de ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Ürik asit yüksekliği aynı zamanda metabolik sendrom olarak ifade edilen bir hastalık durumunun da unsurlarından biridir.

Metabolik sendromda abdominal obezite (bel kalınlığı), şeker hastalığı, hipertansiyon, kanda HDL’nin düşüklüğü ve trigliseridlerin yüksekliği bir arada görülür.

Bu tablo içinde ürik asit yüksekliği; böbrek taşlarına, karaciğer yağlanması ve hipertansiyona yol açtığı gibi, kalp-damar hastalıkları riskini de artırır.